Ahmet Tolgay

Kabine revizyonu… Yankılar… Ve beklenen…





Söze başlarken, buradan, kabinedeki sürpriz düzenlemenin yapılabilmesi adına göz kırpmadan bakanlıktan istifa eden Oğuzhan Hasipoğlu’na öncelikle kişisel sempatilerimi iletirim… O kanıdayım ki, siyasal yaşamda olumsuz puanlar onun hanesine yazılmadı bu durumda… Partisi adına gösterdiği özveri, anlayış ve disiplin dolayısıyla UBP içindeki süksesinin de arttığını gözlemliyoruz…

Ama gelin görün ki, bu olayın ötesi ve yankıları vardır… Durum hiç de duru olmadı…

  ***

Cumhurbaşkanı’na onaylatıp hükümetinin üyelerini isim isim açıkladıktan sonra “Bu kabine 5 yıl sürecek bir kabine değil” demişti Başbakan Faiz Sucuoğlu…

Revizyonun zaman içinde gündem dışı olmadığını duyumsatmıştı böylece… Ola ki bakanlık için yanıp tutuşanları yatıştırabilme adına bir söylemdi o…

Ne ki, bu kadar hızlı ve bu kadar şaşırtıcı bir revizyon da beklenmiyordu doğrusu… Ülke bu çok hızlı revizyonun çeşitli tondaki yankılarıyla çalkalanıyor şimdi…

***

 İstikrar… Bu, sorunların sarmalında yanıp kavrulmakta olan çilekeş halkın en ciddi beklentisiydi ya; UBP’nin genel seçim propagandasının odağında da “istikrar” şifresi ve vaadi vardı… Şu yapılan hızlı revizyon ise, “istikrar” vaadinin üzerine ciddi kuşkuların düşmesine neden oldu…

Henüz bakanlar kurulu salonundaki koltuklar ısınmamışken bir bakan o salonun dışına alınıyor… Dışa alınanın yerine bir başkası kaydırılıyor… Onun boşalttığı yere de salonun ve hatta Cumhuriyet Meclisi’nin dışından bir atama yapılıyor…

Ve işte tam bu noktada Başbakan Sucuoğlu’nun yankıları halâ sürmekte olan, “meclis dışından kabineye atanma olmayacak” ve de “kabine değişikliği söylentileri yalan rüzgârıdır” sözleri beyinlere çengelini atıyor…

***

Olacakları önceden yazan o gazetecinin üslûbu belki etik değildi… Ama yazdıkları işte kısa sürede gerçekleşti…

Şimdi çoğu kişinin o gazetecinin Başbakan’dan yediği zılgıtın haksız ve yersiz olduğunu düşünmesi normal değil mi?..

Yoksa o zılgıtı çekerken kabinesinde revizyona gitmek zorunda kalacağını Sayın Başbakan’ın kendisi de bilmiyor muydu?..

***

Adaylıktan çekilmelerin yaşandığı o gürültülü UBP kurultayında olanların yanı sıra, şimdi bu sürpriz revizyonun faturasını da Ankara’ya çıkartanların taşkın eleştirileri nasıl göz ardı edilebilir peki?.. Eleştiriler tozu dumana katmakta… Vay ki ne vay!..

Ankara siyasi çevrelerinin en uyumlu işbirliğini KKTC’nin köklü merkez sağ partisi UBP ile yürütebildiğine dair haklı bir algı vardır. Bu çevrelerin, en uyumlu çalışmayı ve işbirliğini yapabildiği UBP’yi yıpratmamaya da özen göstermeleri gerekmez mi?.. Yapmayınız bunları UBP’ye, yıpratıyorsunuz…

***

Yeni revizyon hamleleri olur mu?.. Olacaksa nasıl ve ne zaman olur?.. Kabinedeki bakanların da diken üstünde oturmamaları gerekir… Neden mi?.. Çünkü  uzun ömürlü istikrarlı hükümet arzulanırken bakanlıkların da teker teker uzun ömürlü ve istikrarlı olması gerekir…

Diken üstünde oturan bakanlardan istikrarlı çalışma ve duruş beklenebilir mi Allah aşkına?.. Asla beklenemez…

***

Şimdi siyasetimizde ve demokrasimizde yaşanan çalkantıları telafi edebilme ve durumu kurtarabilme adına Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun koalisyon kabinesine egemen olarak yapabileceği tek bir şey var: İstikrar bilincine gerçekten sarılarak, sorunlardan bunalmış olan halkımızı ve ülkemizi esenliğe taşıyacak seri ve kararlı reformist icraatlar… Bekliyoruz efendim…
 

Kabine revizyonu… Yankılar… Ve beklenen…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.