Akay Cemal

Ada’daki varlığımızın kanıtı Vakıflar kolay kazanılmadı





Meslek yaşamım boyunca Vakıflar hakkında yazdığım yazıları toplasan çok sayfalı bir kitap olur. Yalnız yıldönümlerinde değil, başka vesilelerle de kaleme aldığım yazılarda Vakıflar’ın çok zor bir mücadele sonucu esas sahibi olan Kıbrıs Türk halkına devredildiğini anlattım. Dünkü yazımda da vurguladığım gibi, Vakıflar mücadelesinin Liderimiz Dr. Fazıl Küçük tarafından kazanılması, Ada’da Türklüğün varlığının kanıtıdır.

Son zamanlarda Kıbrıs Türk halkına yönelik karşı taraftan çirkin saldırıların artması, provokelerin tırmanış göstermesi, Ada’daki Türk varlığının geçmişini, tarihini bilmemelerinden de kaynaklanmaktadır. Türkler bu Ada’ya gökten zembille inmiş değildir. Ne de aydan gelmişlerdir.

Uzun yıllardan beri sömürge idaresi ve Kıbrıs Rum yönetiminin tüm baskıları sonucu Ada’daki Türk nüfusu sürekli azalmasına rağmen, Kıbrıslı Türkler bu Ada’nın gerçek sahibi olduğu gerçeğinden taviz vermemiştir. Her zaman vurguladığımız gibi, Kıbrıslı Türkler bu Ada’da en az Rumlar kadar hak sahibidir. Vakıflar bunun tarihi evrakıdır.

“Vakıflar, paylaşma kültürünün en güçlü ifadesidir” diyen Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Güney Kıbrıs’ta bulunan Vakıf eserleri ve şehitliklerine de sahip çıkarak, bu mirasın yaşatılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı. Bu çalışmaların merkezinde ‘Hoş gör ki, hoş görebilesin’ anlayışı olduğunu söyledi, “Geçmişimizin mirasını koruyarak geleceğimizi inşa etmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Vakıflar İdaresi olarak köklü tarihimizden aldığımız ilhamla çağdaş, güçlü ve toplum odaklı, kurum olmaya devam edeceğiz” dedi.

Vakıflar’ın, Dr. Fazıl Küçük’ün önderliğinde gerçekleştirilen mücadele sonucu Vakıfların Kıbrıs Türk halkına devredilmesinin 70. Yıl dönümü geçmiş yıllara kıyasla daha renkli, çoşkulu bir şekilde kutlandı. Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin, Kıbrıs Türkünün Varoluş Mücadelesinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Üstel, EVKAF binası önünde yer alan törende “Bu binanın üzerine 15 Nisan 1956’da Türk bayrağı çekildi ve bu güzide kuruluşumuz 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’na kadar Kıbrıs Türk toplumuna öncülük etti. Büyük bir dayanışma ruhu içerisinde Kıbrıs Türkünü ayakta tuttu. Kıbrıs Türkünün bütün zulme, baskılara rağmen Ada’dan ayrılmaması için önderlik yaptı” dedi. Üstel, bu uğurda mücadele eden Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşlarını saygıyla andı.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de,“70 yıl önce Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıslı Türklerin tekrardan kontrolüne verilmesinin ve Kıbrıslı Türklerin Vakıflar İdaresi’ne sahip çıkmasının hiç kolay olmadığını tahmin ediyorum. Dr. Fazıl Küçük liderliğinde önemli bir mücadele verilmiştir ve sonuçta Kıbrıslı Türkler kendi kimliklerine, kendi tarihlerine aslında sahip olmuşlardır. Bu açıdan her zaman hatırlanması gereken bir gün” ifadesini kullandı.

Bu arada Türkiye Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi, Ada’da yapılan çalışmalar neticesinde, yaklaşık 2200 Vakıf tespit edildiğini ve bunlardan 763’ünün vakfiyesine ulaşıldığını belirtti.

Sonuç olarak, Dr. Küçük ve arkadaşlarının, her şeyi göze alarak, sömürge idaresini her Allah’ın günü eleştirmesi, rahatsız etmesi ve bu hakkın esas sahibine iade edilmesi çağrıları en nihayet 15 Nisan 1956’da sonuç vermiş, İngiliz idaresi nice peşkeşler’den sonra Vakıflar’ı gerçek sahibi olan Kıbrıslı Türklere iade etmek zorunda kalmıştı.

 

Ada’daki varlığımızın kanıtı Vakıflar kolay kazanılmadı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.