Dr.Şükrü Umarbeyli

Trafiğin ekonomi ile ilişkisi





   Eğer toplumların ekonomik açıdan zenginleşmesini istiyorsak insan odaklı sokakları öncelik haline getirmemiz gerekiyor.Yürümenin güvenli ve keyifli olduğu, trafiğin yoğun olmadığı insan odaklı sokaklara baktığımızda bu sokakların ekonomik gelişim açısından daha verimli olduğunu görüyoruz. Bu durum özellikle de araba odaklı yollarla insan odakları yolları karşılaştırdığımızda ortaya çıkıyor. Yaşadığınız şehirde, yürümeyi ve bisiklet sürmeyi olabildiğince imkânsız hale getiren bir sokak düşünün; mesela hızlı araç kullanımı için çoklu geniş yol şeritleri bulunan, yaya kaldırımı, yaya geçidi veya bisiklet yolu için çok az yer ayrılan sokaklar.

   Bu tür sokakların aksine yürünebilir sokaklar iş etkinliğini teşvik ediyor. Araç odaklı sokaklara göre daha yüksek yatırım getirisi sağlıyor ve kilometrekare başına daha fazla vergi hasılatı üretiyor. Yürümenin kolay ve güvenli olduğu sokaklarda iş etkinliklerinin zenginleştiği son birkaç yılda yapılan araştırmalarla da doğrulandı.Trafikte geçen ve harcanan süre ekonomimize ve gelişiminize zarar veriyor. Trafikte geçen her kayıp dakika, ekonomik kayıplarla katma değere ve üretime etki etmektedir; Verimin azalması ve çevre kirliliği de cabası.

   Forbes’in yaptığı araştırmalarda Ekonomi ve İş Araştırması Merkezi’nde en yoğun trafik saatlerinde sıkışmış trafikte boşa harcanan zaman, harcanan yakıt ve trafik tıkanıklığının çevre üzerindeki etkisi araştırıldı. Aynı zamanda trafik sıkışıklığı olan şehirlerde, malların taşınması ya da toplantılara katılmanın daha pahalı ve zaman alıcı eylemler olması da göz önünde tutularak dolaylı maliyetler de hesaba katılmış.

   Araştırma kapsamında Amerika’da ortalama olarak trafikte harcanan yakıt ve zamandan kaynaklı maliyetlerin yaklaşık olarak 78 milyar doları ve işletmelerin ABD’li tüketicilere yansıttığı dolaylı maliyetlerin toplamının ise yaklaşık olarak 46 milyar doları bulduğu ve trafik sıkışıklığının doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu maddi kayıpların ise 124 milyar dolarlara ulaştığısonucu tahmin edilmektedir. İstanbul’da ise bu oran yıllık 5,4 milyar TL seviyelerindedir.

   Otomobil hizmetleri ve ulaşım analizi konusunda uzmanlığı bulunan INRIX isimli Amerikalı şirket ve “Ekonomi ve İş Araştırması Merkezi” isimli kuruluşun birlikte hazırladığı rapora göre; nüfus artışı, gayrisafi yurt içi hasılanın büyümesi, akaryakıt fiyatlarındaki düşüş ve araba sahipliğindeki artış nedeniyle ABD’deki trafik sıkışıklığının doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu maddi kaybının, 2030 yılı itibarıyla 186 milyar dolara ulaşacağı tahmininde bulunmuştur.

   Bütün büyük şehirlerin ortak sorunu olan “trafik”, ne yazık ki kolay kolay biteceğe benzemiyor. Ve evet, listede İstanbul da bulunuyor. Hem de yüksek bir seviyede.

İşe giderken, eve dönerken, okul veya gezmek derken hemen hergün saatlerimizi yollarda geçiriyoruz. Özellikle okul ve iş saatlerinde durma noktasına gelen trafik, ömrümüzden dakikaları, hatta saatleri çalıyor. Her ne kadar yeni çözüm önerileri tartışılsa da kolay kolay bu sorunun aşılamayacağı ortadadır.

   Peki, dünyanın en kötü trafiğine sahip şehirleri hangileri? Bu soruyu dışarı çıkıp sorsak, mutlaka İstanbul’u da birçok kişi söyler ki zaten listede İstanbul da var.(thrillist.com) sitesinde, Castrol ve Tomtom işbirliği ile düzenlenen Global Dur-Kalk Endeksine göre yer verilen bilgilerde hem trafik açısından en iyi ve en kötü şehirleri listelenmiş. Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul, en kötü trafikli şehirler listesinde ne yazık ki 6. sırada yer alıyor.(2014 yılında 2. Sırada idi.) Ankara 60, İzmir 74, Adana 101, Mersin 107, Gaziantep 116, Antalya 119. Sıralarda yer bulurken en kötüden en iyiye doğru devasa şehirler sıralamasında ise 1.Mexico City, 2.Bangkok, 3.Jakarta, 4.Chongging, 5. Bucharest, 6. İstanbul, 7. Chengdu, 8. Rio de Janeiro, 9.Tainan.10. Beijing;11.Changsha, 12.Los Angeles, 13. Moscow, 21. Saint Petersburg, 25. London, 27. Rome, 29.Sidney, 35.Paris ,41. Athens, 44. Hong Konk, 49.Newyork,55. Singapore, 78. Liverpool, 85. Dubai, 94. Prague,140. Abu Dhabi,189 Daytonyer almışlardır.

   Medyaya yansıyan başlıklar incelendiğinde, en iyi sürüş kentlerinin yarısından fazlası Avrupa’da bulunurken Kuzey Amerika, Avustralya, Asya ülkelerinde de sürüş kalitesinin en iyi olduğu kentler olarak bulunurken; Düsseldorf dünyanın araç kullanımında en iyi şehir olurken, İsviçre en az trafik kazasının yaşandığı ülke oldu.

   Hollanda’nın Rotterdam ve Amsterdam şehirleri dünyanın en az trafiğe sahip ilk on şehri içerisinde yer almayı başardı.

Trafik Sıkışıklığı Nasıl Önlenebilir?

   Trafik sıkışıklığı yarattığı zaman kaybı nedeniyle iş verimliliğinin düşmesine neden olurken bir yandan da trafik sıkışıklığının sebep olduğu doğrudan ve dolaylı maliyetler, işletmelerin giderlerinin artmasına sebep oluyor. Sonuç olarak tüm bunlar da sunulan ürün ya da hizmetin fiyatının artmasına ve dolayısıyla biz tüketicilerin cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. Ancak tabii ki, trafik sıkışıklığının neden olduğu bu ekonomik kaybı önlemek için birtakım önlemler almak mümkün.

Toplu Ulaşım Ağları

   Bu noktada da metro ve metrobüs gibi bağımsız güzergahlara sahip ulaşım ağları ön plana çıkıyor. Ancak toplu ulaşım ağlarının kapsamını genişletmek, hem söylendiği kadar kolay değil hem de bu sorunu tek başına çözmek için yeterli değil.

Uber Ulaşım Hizmetleri

   Uber gibi özel araçlarla ulaşım hizmeti sunan platformlar burada devreye giriyorlar. Bu tarz ulaşım hizmetleri, yoğun nüfusa sahip şehir merkezlerindeki araç sayılarının azalmasına yardımcı olabilirler.

Sürücüsüz Otomobiller

   Tam anlamıyla sürücüsüz olarak trafiğe çıkabilen araçlar ne zaman gerçeğe dönüşür ve ne zaman yaygınlaşır bilinmez, ancak bu araçlar bünyelerinde barındırdıkları sensörler sayesinde, trafikteki diğer araçlarla sürekli olarak iletişim halinde olacaklar ve bu da daha istikrarlı ve akıcı bir trafik akışının olmasını sağlayacak.

   Evet, genel olarak son söyleyebileceğimiz trafikteki kazalar, zayıf altyapı, herkesin ayni anda trafiğe çıkması, kötü hava şartları, artan araç sayıları, dikkatsiz sürücüler gibi birçok trafik problemleri, ülkeler için büyük maliyetlere neden olmaktadır. İngiltere, Almanya, Fransa ve Amerika’da trafiğin doğurduğu maliyetlerin toplam GSYH’lerine oranının %8’ denk geldiğine bakılırsa bu oranların ilerleyen yıllarda daha da artacağı kaçınılmaz bir durumdur.

Trafiğin ekonomi ile ilişkisi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.