Akay Cemal

“Stop Press… Stop Press… Turkish Jet fighters on Kokkina”





Celal Hoca ile genelde Yenicami Spor Kulübü’nde karşılaşırdık. Orada arkadaşlarıyla buluşur, sohbet eder, sonra da eşi kendisini arabasıyla gelir alır ve evine götürürdü. Geçen gün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kendisini evinde ziyaret ederek hal hatırını sordu, yaptığı hizmetlerden övgüyle söz etti. Bir dönem Lefkoşa Türk Lisesi’nin müdürlüğünü yapan Celal Değğin, aynı zamanda Erenköy mücahitlerindendi. Orada yaralanmış ve gazilik unvanını da almıştı.  Cumhurbaşkanı Tatar,  geçmişte Lefkoşa Türk Lisesi futbol takımının Türkiye’de şampiyon olmasında Celal Değğin Hoca’nın önemli payı olduğunu vurguladı.

   Bugün şanlı Erenköy Destanının 59’uncu yıldönümü… Dillirga tepelerinde yaratılan destan, Çanakkale Destanı’nın daha küçüğü. Aylarca kuşatma altında tutulan Erenköy, etraftaki Türk köyleri halkının da oraya sığınmasıyla zor günler geçirmişti. Türkiye’den gelen 550 kadar üniversite öğrencisi ve Londra’dan gelenlerin de katılımıyla 600 civarında mücahit, Erenköy’ü kendilerine mezar etmek isteyenlere karşı aynen Çanakkale’de olduğu gibi, kahramanca mücadele etmiş, direnmişti.

   Erenköy destanını Fadıl İncirli’den, Ömer Emiroğlu’ndan, Sami Taşarkan’dan, Mustafa Arıkan’dan, Ergün Vehbi’den,  Taner Etkin’den, Ergün Olgun’dan, Dr. Ahmet Kirişoğlu’ndan, Taner Orhon’dan, Tuncer Arifoğlu’ndan, Zihni’den, Alpay Durduran’dan ve Dillirga tepelerinde ateşten gömleği giyenlerden dinlemek lazım! Tabii ki tümünün isimlerini burada saymak mümkün değil. Bir çırpıda akla gelenleri sıraladık. Orada dikenleri yatak yaparak, üzerine battaniyeyi serenlerden dinlemek lazım… Makarios, Erenköy bölgesini savunan mücahitler açlıktan kırılsın diye bölgeye yiyecek ambargosu koyduğundan, bir ekmeği kırka bölüp de yiyenlerden dinlemek lazım!

   Hem karadan, hem denizden sarmışlardı Erenköy’ü. Dönemin Rum Milli Muhafız Ordusu Komutanı General Karayannis, Yunan askerlerinden de takviye alarak, tanklarla toplarla var güçleriyle ‘aç kurtlar’ gibi saldırmışlardı Erenköy’e! Hatta 7 Ağustos 1964 tarihinde bölgedeki Rum köylerine haber salmışlar, “Yarın Erenköy’deki (Kokkina) Türkleri nasıl denize dökeceğimizi gelip göreceksiniz” demişlerdi. Onlar da bir heyecan ve sevinçle otobüslere dolarak gelmişlerdi…

   Mücahitler hem denizden, hem karadan yapılan atışlarla köşeye sıkıştırılmıştı. Karada sıralanan tanklardan, denizdeki hücumbotlardan atılan toplar, roketlere, bazuka ve havanlara daha ne kadar dayanılabilirdi?    Çanakkale’de olduğu gibi yağmur gibi mermi yağıyordu. Ve morallerin giderek bozulduğu anda havada Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-4’ler belirmişti. Ben o an Halkın Sesi’nde Royter Haber Ajansı’na ait makinenin başındaydım. İnsanlar kuyruk olmuş, sokağa taşmış, herkes merak ve heyecan içindeydi. O an Royter’den gelen haberin başlığı: “STOP PRESS… STOP PRESS… TURKISH JET FIGHTERS ON KOKKINA.” (Son dakika…   Son dakika… Türk jetleri Erenköy semalarında)

   Arkadaşlara müjdeyi verince birçoğu sevinç gözyaşı akıttı. Özellikle de kadınlar. Gazetenin önü her yaştan vatandaşla dolup taşmıştı. Herkes birbirine sarılıyor, kucaklaşıyor, sevinçten ağlıyordu. Bu anılarımı unutamam.   Erenköy Destanı, KKTC’ye uzanan yolda çok önemli bir mihenk taşı olduğundan herkesin oraları gidip görmesi gerekir diye düşünüyor, hatta tavsiye ediyorum. Erenköy direnişi bir küçük Çanakkale destanıdır.  

Şehit düşenleri bu vesile ile bir kez daha rahmetle anar, hayatta olan gazilerimize sağlıklı yaşam dileriz. 

  

                                                                                      ***

Uyanık, Halitoğlu ve Sözmener

   Akçay Muhtarlığı’nın açıklamasına göre geçen gün yaşamını yitiren Şükrü Uyanık herkes tarafından sevilip sayılan bir kişiydi. Muhtarlık paylaşımında merhuma rahmet, ailesi ve sevenlerine sabırlar ve başsağlığı diledi.

   Lefkoşa Türk Maarif Koleji’nin eski fizik öğretmenlerinden Hüseyin Halitoğlu da geçen gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Bir süreden beri tedavi görmekteydi. Ailesi ve sevenleri arasında derin üzüntü yarattı, mekânının cennet olması temenni edildi.

   Bu arada Sözmener ailesinin değerli mensubu Remziye Sözmener de geçen gün Lefkoşa’da toprağa verildi. Nur içinde yatması, mekânının cennet olması temennisinde bulunuldu.

“Stop Press… Stop Press… Turkish Jet fighters on Kokkina”
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.