Hasan Hastürer

Bugün doğan bir çocuk, ortalama kaç yıl yaşayacak?





   Kuzey Kıbrıs’ın gündemine takılı kalırsanız, mutlu olmanızın imkan ve ihtimali yoktur.

   Her gün yazan biri olarak, yukardan akan gündemden uzak durmayı hep denerim.

   Yaklaşık bir haftadır, ikili sohbetlerimde, “Ne olacak bu memleketin hali?” sorusuna muhatap olmamaya çalışırım.

   Böylesi bir sorunun içeriğinin devamına taraf olmam.

   Bir hafta başardım. Önümüzdeki hafta da başarırsam.

   Kendi kendime “BRAVO” çekeceğim.

                                                          ***

   Dün de Mehmet Seyis ve Eren Soygür’ün ölüm haberleriyle sarsıldık.

   Hem Mehmet hem de Eren arkadaşımız hayatları boyunca, kimseye kötülük yapmama bir yana, kimse için kötülük düşünmedi.

                                                     ***

   Sözü fazla uzatmadan gelin sizlerle, farklı, pozitif içerikle yolculuk edelim.

   Paylaşmaktan mutlu olduğum içeriği, derleyip toparlayıp sizlere aktarayım.

                                                        ***

   Türk Doktor Mehmet Öz, ABD’de en medyatik doktorlar sıralamasında herhalde ilk beş içinde yer alır.

   Tam zamanını anımsamam ama yıllar evvel Mehmet Öz’e sordular: “Sizce bu gün doğan bir çocuk ortalama olarak kaç yıl yaşayacak?”
   Mehmet Öz, “120” diye yanıtını verip sözlerini sürdürdü: “Hatta bu röportajı okuyanların çoğu, bugün sağlıklılarsa, 100 yaşlarını görecek. Eğer 100 yaşına kadar yaşayamıyorsak, biz bir hata ettik demektir.

   Modern tıp insanı daha erken yaşta öldüren sebepleri hemen hemen yok etti. Bağışıklık sisteminin gevşekliğinden hasta oluyoruz ama ölmüyoruz.

   İnsanların kalplerini kurtarabiliyoruz. Ya da kanser hastalarının çoğu, kanseri yendikten sonra uzun süre yaşayabiliyor. Onun dışında ne kaldı? Beyin… Beyin dışında insanı öldüren pek bir şey kalmadı.”

                                                                     ***

   Sağlıklı yaşamımız her gün yeni hastalıkların tehdidi altında olsa da, ortalama ömür süresi her geçen yıl artıyor.
   Artan ortalama ömür süresi pek çok batı ülkesinde sosyal amaçlı harcamaları artırdığı için de emeklilik yaşını daha ilerilere alarak denge sağlanmaya çalışılıyor.
                                                                       * * *
   Geride kalan her zaman dilimi sırtımızdaki anı dağarcığımızı ağırlaştırıyor.
   Zaman zaman elimizde olmadan, biraz da kendiliğinden dağarcığa şöyle bir göz atarak içinde birikenleri kategorize edip, geride kalan yaşam süremizin rengini ortaya çıkarırız.
   Dağarcık yaşanan en küçük zaman diliminde dahi ağırlık kazanıyor. Bütün mesele dağarcığın neyle ağırlaştığıdır.

                                                                      ***
   Mutlu olmak, başarılı olmak en önemlisi mutluluk ve başarıyı sağlıkla taçlandırmak herkesin ortak istemi.

   Mutlu olmak, sevmek, sevilmek, aşkı yaşamak bir ince sanat aslında.
   Zor bir sanat mı? Değil.
   Yeter ki bulunulan konum iyi saptansın, nereye, nasıl gidileceği bilinsin.
   Mutluluk ve başarıyı aynı potada tutma konusu hep tartışılır. Genelde kabul gören bir görüşe göre başarı hedeflenebilir ancak mutluluk anlıktır ve nedenleri yenilenebildiği, çoğaltılabildiği ve en önemlisi paylaşılabildiği oranda süreklilik kazanır.

                                                            ***
   Birlikte üretme ve paylaşmayı başarabilenler mutluluğa daha yakın olabiliyor.
   Genel geçer bir söz vardır. Her fırsatta güzel temenniler için de kullanılırız. “Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır.”
   Bu söze niye sevinç konulmuş da mutluluk konulmamış? Çünkü sevinç tek başına pek yaşanmıyor. Sevinç yansıması için genelde birden fazlalı bir ortama gereksinim vardır. Mutlulukta pozitif anlamda bir bencillik vardır ve paylaşım çok sınırlı insanlar arasındadır. Eğer mutluluğun esin kaynağı güçlü bir sevgi ya da aşksa mutluluk iki yürekten akıp beslenen bir pınardır.

                                                                    * * *
   Unutmamak gerekir ki, mutluluk yaşam kalitemizin en önemli kaynağıdır. Yüreğimizin sesine kulak verir küçük adımlarla da olsa mutluluğa yürümeyi başarabilirsek, tünelin ucundaki umut ışığını her zaman canlı tutabiliriz.
   Bu gün ve her gün her şey gönlünüzce olsun… Yüzünüzden gülümseme, gönlünüzden sevgi, gerçek anlamda hiç eksilmesin…

Bugün doğan bir çocuk, ortalama kaç yıl yaşayacak?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.