Lyme-hastalığı-(Borreliosis) 2Lyme hastalığının belki de en kötü tarafı teşhisinin oldukça zor koyulmasıdır. Hastalığın belirtileri diğer birçok hastalıkla karışır. Diğer hastalıkları taklit etmesi nedeniyle Lyme hastalığı Amerika’da “büyük taklitçi” olarak anılmaktadır.
Lyme hastalığı, deriyi, eklemleri, sinir sistemini ve diğer organ sistemlerini etkileyerek yangısal hastalıklara sebep olur. Semptomlar genellikle enfeksiyonun ilk haftasında oluşur ancak kene ısırdıktan sonra 30 gün içinde de gelişebilir. Bazı vakalarda semptomsuz seyreder.
Erken Lyme hastalığında (erken lokalize dönem) kırmızı halkalı boğa gözü diye tarif edilen şekilde kızarık (erythema migrans) ile kendini gösteren tipik semptom görülür. Lyme hastalığına yakalanmış birçok hastada gelişen bu kızarıklık, hastalık bulaştıktan sonra genellikle 1-2 haftada görülür ve 3-5 hafta süreyle kalıcı olabilir. Dokunulduğunda sıcak olabilir ve genellikle ağrısız veya kaşıntısızdır.
Erken dönemde görülen diğer semptomlar; kene ısırığının yakınındaki lenf bezlerinde şişkinlik, yorgunluk, baş ağrısı, ağrı, eklem ağrısı, titreme-ürpertidir.
Lyme hastalığının sonraki aşaması (erken yayılma dönemi) genellikle kenenin ısırmasından sonra genellikle 2 hafta ila 3 ay arasında oluşur. Isırık bölgesinden uzakta 2 veya daha fazla kızarık alan, şiddetli baş ağrısı, aşırı yorgunluk, büyümüş lenf nodülleri, tutulma (özellikle eklemlerde ve boyunda), ışığa duyarlılık, yüz felci, kol ve bacaklarda titreme veya uyuşukluk, düzensiz kalp ritmi, 38-39°C ateş, meningitis (beyin zarı iltihabı) görülür. Lyme hastalığının son aşaması (geç dönem) eğer erken dönemde hastalık saptanamadıysa veya doğru şekilde tedavi edilmediyse oluşabilir. Geç dönem semptomları, enfekte kene ısırdıktan sonra haftalar veya yıllar içinde herhangi bir zamanda oluşabilir. Özellikle dizlerde artirit (eklem yangısı, rahatsızlığı), genellikle yetişkinlerde idrak bozukluğu görülür. Bu hastalarda en göze batan değişiklikler, kronik artirit, kronik MSS (merkezi sinir sistemi) bozukluğu, yüz felci, kısmi felç, psikiyatrik bozukluklar, aşırı yorgunluk hissi, uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, algılama performansında düşüş ve acrodermatitis chronica athropicans (ACA)’dır.
Kedi ve köpeklerde teşhis nasıldır?
Belirtilerin görülmesinden sonra Lyme hastalığı teşhisi kanda antikor bakılarak yapılır. Ne yazık ki kullanılan kan testleri genellikle yetersizdir.
İnsanlarda teşhis nasıldır?
Lyme hastalığının tanısı için iki aşamalı bir yaklaşım önerilmiştir. Lyme hastalığı tanısı için alınan tüm serum örnekleri, birinci adım olarak duyarlı bir serolojik yöntem ile incelenmelidir. Bu yöntemler ile pozitif ya da sınırda bir değer bulunduğunda, farklı iki teknik daha uygulanmalıdır. Negatif bulunan örnekler için tekrar test yapılması önerilmemektedir. Ancak hastada erythema migrans oluşumu varsa, başka belirtiler veya test sonuçları beklenmeden hemen tedaviye başlanması gerekir. Lyme’ın teşhisi ile ilgili asıl sorun bazı hastalarda devamlı negatif test sonuçları alınmasına rağmen hastalığın var olmasıdır. Bu nedenle lyme hastalığında tanı mutlaka klinik veriler ışığında konmalıdır.
Tedavi
İnsan ve hayvanlarda tedavi şekilleri birbirinden pek farklılık göstermez. Özellikle hastalığın erken dönemlerinde geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanılması etkilidir. Lyme hastalığının tüm klinik formlarında antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Antibiyotik seçimi, dozajı ve uygulama şekli hastalığın evresi ve klinik görünüme göre değişir.
Kendinizi ve köpeğinizi korumak için ne yapmalısınız?
İlk olarak en kısa zamanda Veterinerinizin önerdiği kene ilaçlamalarını yaptırın.
Köpeğinizi dışarı çıkardığınızda uzun otlu alanlarda gezdirmemelisiniz.
Her gezdirmeden sonra fırçalayarak olası kene tutunmalarını önleyebilirsiniz. Eğer köpeğinizin derisine kene yapışmışsa dikkatlice cımbızla arkasından sağlamca tutarak ve yavaşça kenenin ağız kısmını dışarı çıkartarak uzaklaştırın.
Bahçenizi keneye karşı ilaçlamalısınız. Bu konuda Veteriner Hekim’inizden yardım alabilirsiniz.





Yorumlar kapalı.