Son günlerde Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık katlarında yeni açılımlara tanık olmaktayız. Her ne kadar söz konusu açılımlar hükümet ve Başbakan tarafından yeni sayılmasa da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın “Eşit şartlar sağlanmadan masaya oturmayacağız” şeklindeki çıkışı değerlendirmeye değer.
Bu arada Türkiye’den gelen bir grup gazeteci ile görüşen Başbakan Ünal Üstel’in şu sözleri daha çok tartışılacağa benziyor: “Ana muhalefet partisinin lideri şu an Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor. Muhalefetteyken seslendirdiği federasyon fikrinden geri adım atmış gibi görünüyor. Federasyon fikri tekrar gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine Üstel, Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Rum yönetimi lideri ile iki kez görüştüğünü ifade ederek şunları kaydetti:
“Tabii ki bunlar, tam federasyon açılımı olmasa bile federasyonun birer işaretleridir. Kendisi Cumhurbaşkanı olduktan sonra yeni seçilen parti başkanı federasyon kararını kurultaylarında tekrardan geçirdi. Ama şuana kadar Cumhurbaşkanı’nın ağzından federasyon kelimesini telaffuz ettiğini duymadık. Dolayısıyla bekleyiş içerisindeyiz. İnşallah o da gerçekleri görür.”
Esasında bir de siyasi eşitlik konusu var ki, sanki de bulunmaz bir meta gibi göğüsler kabararak dile getiriliyor. Halbuki siyasi eşitlik, gördüğümüz kadarıyla müzakere masasına oturulduğunda anlamını bulur. Masadan kalkınca ne eşitlik kalır ne meşitlik! Siyasi eşitliği 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde de görmüştük. Silahlar konuştuktan, Türkler ortak devletten dışlandıktan sonra siyasi eşitlikten eser kalmamıştı.
Dünyadaki gelişmeleri görüyor ve yakından takip ediyoruz. ‘Hele uluslararası hukuk’ Avrupa ülkeleri liderlerinin de eleştiri konusu. Örneğin uluslararası hukuk olsaydı, Gazze halkı bu hallere düşer miydi? Şimdilerde uluslararası hukukun yerini ‘Güç hukuku’ almış bulunuyor. Allah sonunu hayır getirsin.
Cumhurbaşkanı Erhürman, “Eşit şartlar sağlanmadan masaya oturmayacağız” derken, “Kıbrıs Türk halkının bu Adada Rum halkı ne kadar egemense o kadar egemendir” ifadesini kullandı.
Kıbrıs görüşmelerinde hedefi belirlemek ve hedefin adını koymak esastır. ‘Vizyonun nedir?’ diye sorgulanır. O nedenle tüm bu sorulara yanıt verebilecek bir vizyonu ortaya koymak gerek. Hatta siyasi parti ile ters düşme pahasına vizyonu belirlemek ve şaşmamak, ödün vermemek toplum çıkarlarının gereğidir.
***
Dr. Küçük Parkı öksüz kaldı
Lefkoşa’nın Taşkınköy bölgesindeki Dr. Fazıl Küçük Parkı’nın yıllardan beri çalıştırıcısı olan Aytekin Birkin’in vefatı derin üzüntü yarattı. Birkin, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi Semray hanım, çocukları Ercüment – Pembe Birkin, Ebru – Mehmet Ümit Kunduracı, Bahar – Fatih Altay, torunları Çağrı Birkin, Hüseyin Kunduracı, Laren ve İlay Altay, sonsuz acı içinde olduklarını ifade ederek, nur içinde yatmasını, mekanının cennet olmasını dilediler.
Öte yandan tanınmış simalardan Altan Özütürk önceki gün Lefkoşa’da toprağa verildi. Tüm dost akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyurulurken sevgili eşi Hatice hanım, kızları Firdevs Özütürk, Güliz Nurak, damadı Şevket Nurak, torunları Batu ve Lavin Nurak, yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ederek, can babaları ve dedelerinin vefatından dolayı sonsuz acı içinde olduklarını belirttiler, “Yattığı yer nur mekanı cennet olsun” dediler.





Yorumlar kapalı.