Kıbrıs Rum yönetiminin yeni taktiği değildir bu. Eskiden beri başvurduğu bir taktik, bir yöntem… Kıbrıs meselesini Yeşil Hat’ta varillerin arkasından anlatmak, Hristodulidis döneminde moda haline gelmiş bulunuyor. Bundan bir süre önce yine değinmiştim bu konuya. Dün de kadim dostum Ahmet Tolgay, ‘Varil deliğinden siyaset’ diyerek konuyu irdeledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs arasında bu kadar kapı olmasına rağmen, çok geçmişte kalan mevzilerin takviyesinde kullanılan varillerden KKTC’yi göstermek, sanki de ‘Ülkemiz işgal altında’ siyasetini doğrular sanıyorlar. Ancak yabancı ziyaretçiler önceden hazırlanan senaryo gereği buraya geldiklerinde ister istemez, ellerinde olmasa bile bazı algılar elde etmektedirler.
Variller arasından Lefkoşa’nın Türk kesimini, daha doğrusu bir mahalleyi veya bir sokağı görmek için anaokul çocukları gibi sıraya girenler saf saf varillerin arkasında, öküzün altında buzağı ararmış gibi, işgalci arıyorlar. Halbuki biraz araştırsalar esas işgalcinin kendileri olduğu çok iyi anlaşılır. Buraları Osmanlı’dan beri halis muhlis Türk toprağıdır! Larnaka Havaalanı’nın yeri de, Baf Havaalanı’nın yeri de.
Malum; Kıbrıs Rum tarafı 1 Ocak’tan itibaren 6 ay süreyle Avrupa Birliği’nin (AB) dönem başkanlığını devralmış bulunuyor. Bundan dolayı gelen gidenin haddi hesabı yok! Özellikle de AB’nin merkezi Brüksel’den ve AB üyesi ülkelerden.
Sürdürülebilir Sorumlu Avrupa Komiseri Apostolos Cicikostas, Avrupa Birliği Komisyonu üyeleri kurulunu Yeşil Hattı gezdirme konusunda ikna eden Rum hükümetini kutladığını söyledi. Cicikostas, Komisyon üyelerinin tur sırasında gördüklerini Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorununu çözmek için daha fazla baskı uygulamasına yardımcı olacağına inandığını, çünkü onlarla konuşurken kimsenin sorunun bu denli büyük olduğunu bilmediğini kaydetti.
Avrupa Birliği Komisyon Üyesi Ursulavon der Leyen de, geçen perşembe günü Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile birlikte Yeşil Hatt’ı ziyaret etmiş ve varillerden Türk kesimini bir kez daha görme olanağını elde etmişti.
Halbuki Kıbrıs sorunu, Rum tarafından varillerin arkasına geçerek Türk bölgesine bakmakla anlaşılabilecek bir mesele değildir. Gerçekleri görmek istiyorlarsa kapılar açık, buyursunlar gelsinler. Vatandaşlarımızla da yüz yüze konuşsunlar ve Kıbrıs meselesinin nereden başladığını, niye bunca yıl çözülemediğini öğrensinler. Buralarda mağaralarda yaşayan insanlar olmadığını bizzat görsünler. Daha da önemlisi, Kıbrıs Türk halkının cüzzamlı olmadığını görsünler, korkmasınlar.
***
Ertoprak Mormenekşe’de defnedildi
Mormenekşe köyünün sevilen insanlarından, yıllar boyu gençlere nasihatları ve doğru yolun yararlarını anlatan Ali Rıza Ertoprak kendi köyünde defnedildi. Ailesi ve sevenleri derin üzüntüye kapılırken, batıda Akçay köyünün, sevilen sayılan simalarından Emete Birgin de kendi köyünde toprağa verildi. Sütlüce köyünün sevilen siması Ali Balçık ise Sütlüce’de defnedildi.





Yorumlar kapalı.