Başbakan Ünal Üstel, Rum Dışişleri Bakanı Kombos’un, Türkiye’yi hedef alan ifadelerine tepki gösterdi ve bunları ‘Siyasi provokasyon’ olarak niteledi. Üstel, özetle şöyle dedi:
“Rum Dışişleri Bakanı’nın Avrupa Komisyonu üyeleri önünde sarf ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘işgalci’ olarak nitelendiren ifadeler; tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret söylemlerdir.”
Üstel, bu tür söylemlerin Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyemediğini de kaydederek şunları ifade etti:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bir kez daha vurguluyorum: iki devletli çözüm, adadaki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir. Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan dili çözüm değil; çözümsüzlük üretmektedir.
Çağrımız nettir. Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin.”
Başbakan Üstel, şımarıklığı giderek artan Rum tarafına net ve kesin yanıt vermiş bulunuyor. Çünkü Avrupa Birliği dönem başkanı oldu olalı Rum tarafı daha da şımarmış, Brüksel’den getirdiği AB yetkililerini Yeşil Hatta götürerek varillerin arasından Türk mahallesini göstererek hem bunu sözde işgal olarak takdim etmek istemiş hem de Kıbrıs Türkü’nün itibarını sarsmaya çalışmıştır.
Dünde vurguladığımız gibi iki taraf arasında normal kapılar dururken eski variller arasında misafirleri dolaştırmak ve onları etkilemek neyinize? Rum Dışişleri Bakanı Kombos’un da, Hristodulidis’ten tutun da Cicikostas’a kadar tümünün yaptıkları da kaçak güreştir. Rum yetkililer çok sevdikleri AB’cileri KKTC’ye geçirmekten niye çekiniyorlar? Gerçekler ortaya çıkmasın, görülmesin diye mi? Tüm bunlara karşın bizde hala bazı çevreler saf saf federasyon tekerlemesi ile olmayacak dua’ya amin demektedirler.
Başbakan bu konuda son noktayı koydu ve “İki devletli çözüm, adadaki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir” dedi. İşte Rum’a böyle konuşmak gerek.
***
Nice değerleri yitirdik,
rahmet ve başsağlığı dileriz
Hafta sonu nice değerleri kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Onlardan biri de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun kayınpederi, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burak Başkaş’ın ve Sabiha Hasipoğlu’nun babaları Vedat Başkaş. Mersinde hayatını kaybeden Başkaş’ın vefatı başta ailesi olmak üzere tüm dostları ve sevenlerini yasa boğdu. Mersinde kılınan ikindi namazına müteakip Akbelen mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı.
Çerkezoğlu – İyihasırcı – Apaydınlı ve Allahkerim
Öte yandan Polis teşkilatının sevilen isimlerinden, örgüte değerli hizmetleri bulunan Hasan Çerkezoğlu’nun en verimli çağında yaşamını yitirmesi derin üzüntü yarattı. Emekli Polis Başmüfettişi Hasan Çerkezoğlu dün Lefkoşa’da defnedildi. Çerkezoğlu uzun yıllar trafik polisi olarak hizmet etmiş, emekli olduktan sonra da Halkın Sesi gazetesinde trafik ile ilgili yazılarıyla halkımızı bilinçlendirmeye çalışmıştı. Mesleğini çok seven biriydi.
Diğer yandan Yeniboğaziçi’nin sevilen simalarından Doğan İyihasırcı, namı diğer ‘Baklavacı Doğan’ Yeniboğaziçi’nde defnedildi. Yeniboğaziçi Spor Kulübüne futbolcu olarak hizmet veren İyihasırcı bir süreden beri sağlık sorunlarıyla uğraşmaktaydı. Bu arada Yeşilyurt’un sevilen siması Akın Apaydınlı dün Lefke’de defnedildi. Tüm dost akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyurulurken, sevgili eşi Gülcan hanım, çocukları Asya, Ayşe, Cenk Apaydınlı ve tüm sevenleri ‘Zamansız kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz, yattığı yer nur mekanı cennet olsun’ dediler.
Bu arada Yeniboğaziçi’nin sevilen isimlerinden, Özel Koruma Şirketi Uğur Allahkerim (54) tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Vefatı ailesi ve sevenlerini yasa boğdu.





Yorumlar kapalı.