Akay Cemal

Global kriz ortamında Deniz Gezmiş’leri hatırlamak





   Bunalımın ortadan kalkması ve taşların yerine oturabilmesi için birkaç güne daha ihtiyaç var. Belki de daha fazla! Kaç günden beri ısrarla vurguluyoruz. Bu ülkenin huzura, istikrara ihtiyacı vardır. Daha fazla zaman kaybettirmemek ve her nasılsa hükümet oluşumunu sağlamak, vatandaşa rahat nefes aldırmak siyasilerin görevi olmalıdır. Bu kritik süreçte, toplumsal çıkar, kişi ya da partisel çıkardan önce düşünülmeli ve hareket edilmelidir.

   Nitekim Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, “Süreç, bazı kişilerin menfaat ve beklentilerini bir kenara bırakarak, ülke çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmasını emrediyor” mesajı son derece önem ve anlam taşımaktadır. Tam da içinde bulunduğumuz bu kritik durumda ne yapılması gerektiği dile getirilmekte, izlenmesi gerekli, hatta zorunlu olan yol haritasının çizilmesine ışık tutmaktadır.

   Global ölçekte yaşanan krizin ülkeyi de olumsuz etkilediğini, bu etkilerin azımsanamayacak oranda olduğunu belirten Tatar, halkın beklediği hizmete odaklanmanın, yapısal sorunlara çözüm üretmenin öncelik olması gerektiğini belirtti, şu anda erken seçimi konuşmanın alternatif olmadığını kaydetti.

   Yüksek Mahkeme Başkanı ve aynı zamanda Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Narin Ferdi Şefik de daha ilk günden yetkililerin erken seçime gerek kalmayacak şekilde adım atması gerektiğini belirtmiş, 3 ay önce yapılan seçimin yeniden tekrarlanmasının, çok zor bir durum olduğunu kaydetmişti. Kaldı ki bu krizde ortamında erken seçim maliyetini bu ülke kaldırabilir mi diye de sormak lazım.

   Bunca görüşmeler ve siyasi partiler arasındaki bunca diyalog ve dirsek temaslarından sonra, hafta başında bulutların dağılması ve fotoğrafın netleşmesi beklenmektedir.

   Bu satırları yazarken, idam edilmelerinin 50’inci yılında ‘Üç Fidan’ diye anılan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı unutmuş değiliz. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi verenlerdi. 1968’de 6’ıncı Filo protestolarına katılan Deniz Gezmiş, 28 Kasım 1968’de ABD Büyükelçisi’nin İstanbul’a gelişini protesto etmek amacıyla düzenlenen eyleme katılmış, tutuklanmış, sonra da serbest bırakılmıştı. İdam öncesi son sözleri “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye, Kahrolsun Emperyalizm” olmuştu.

   O günlerin koşullarında bunları haykırmak yürek isterdi. Hele Amerikan askerlerine de geniş imtiyazlar tanındığı o dönemde! Örneğin bir ABD askerinin karıştığı bir kazada, Türk vatandaşı suçsuz ve ölse dahi, suçlu askeri Türk mahkemeleri yargılayamazdı. Öylesine geniş imtiyazlar verilmişti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, bu ve benzeri nedenlerle emperyalizme karşı bayrak açmışlardı. Onların verdikleri mücadeleyi sahiplenme sevdasında olan ve sözde sol diye geçinenler, keşke onlar kadar ülkelerini sevebilseler, vatansever olabilseler… Hiçbir suç ve günahı olmamasına rağmen, Kıbrıs Türk halkını ekonomik bakımdan çökertmeye yönelik emperyalizmin ambargoları karşısında ses çıkarmayan, tek bir laf bile etmeyenlerin tavrı, Deniz Gezmiş’lerin ideolojileri ve verdikleri mücadele ile bağdaşabilir mi?

   Eminiz, onlar hayatta olsalardı, en başta nice acılar çekmiş, zulme uğramış bu halka karşı emperyal güçlerce uygulanan insanlık dışı, çağ dışı, emperyalizmin utancı, yüzkarası ambargoları lanetlerler, ayrımcılığa karşı bayrak açarlardı.

   Ruhları şad olsun.

                                                                                              ***

Evdim’li Halide Emin Akansu,

1927 doğumlu ulu bir çınardı

   Aslen Limasol, Evdim’li olup, Londra’da ikamet eden, Akansu ailesinin ulu çınarı 1927 doğumlu Halide Emin Akansu yarın Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlanacak. Eşi merhum Mehmet Emin Niyazi daha önce yaşamını yitirmişti. Halide hanım 20 Nisan 2022 tarihinde vefat etmişti. Evlatları Keziban Mehmed (merhume), Şerif Akansu, Şengül Ahmed (merhume), Taylan ve Niyazi Emin, Firdevs Elmas, Zilha Derebey, Hamide Tomruk, Şifa Akansu (merhume), canlarından çok sevdikleri kıymetli anneleri, iyi insan Halide Emin Akansu’yu kaybetmelerinden dolayı acılarının büyük olduğunu ifade ederek, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını dilediler.

   Öte yandan KoopBank, İç Denetim Bölümü Müdürü olarak hizmet vermiş olan değerli insan Ünal Basri’ye Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı diledi. Mağusa Tapu Dairesi Müdür ve Personeli de, daire arkadaşları Özgül Boşnak’ın sevgili annesi Nadir Boşnak’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı dileğinde bulundu.

Global kriz ortamında Deniz Gezmiş’leri hatırlamak
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.