Semay Yücemöz

Gerçek ve yalan arasında kaybolan yaşamlar-Mitoman kişilik





İnsanların hayallerinde olan serüvenleri, gerçekleşmişçesine anlatması veya ruhsal nedenlerle gerçekleri çarpıtıp değiştirmesi, mitomani olarak tanımlanan psikolojik bir hastalıktır.

Patolojik yalancılar, uydurmuş oldukları yalanlara zamanla kendileri de inanarak, yalanlarının savunucuları haline de gelirler. Hikayelerinde kahraman ya da kurban olama eğilimi içerisinde olan patolojik yalancılar başkaları tarafından hayranlık, sempati, kabul kazanma veya acınma arzusu ile yalan söylerler.

   Yalanların gölgelerinde kaybolan gerçeklik, gerçeklikten uzak düşmek, kim olduğumuzu, ne kadar gerçek olduğumuzu, dünyadaki asıl ve sanal çizgi üzerindeki varlığımızı belirler.

Mitoman bireylerin yoğun olduğu toplumlar için bu durum, toplumsal gerçeklik kayboluşu olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin, az gelişmiş veya gelişmekte olan bazı ülkelerin vatandaşları, batılı ülkelerin Almanya, İtalya, Fransa gibi kendi yaşam şartlarını kıskandıklarına dahi inanabilirler. Günümüzde gerçeklikten kopuşu besleyen kaynaklardan biri de dijital ortamlardır. Birçok insan bu ortamlarda, mükemmel bir yaşama sahip olduğunu gösterme eğilimi içerisindedir.Mitoman özellikli insanlar, lüks tatiller yapmadığı halde yapmış gibi gösterir, olmayan başarıları varmış gibi sunarken, hayranlık veya kabul kazanma arzusu içerisinde davranış sergilerler.Patolojik mitomanlar, olumsuz durumlar sonrasında mağduriyetlerini de abartarak gösterme eğilimindedirler. Bu tür davranışların altında yatan neden ise mağduriyetten beslenme isteğidir.

   Mitoman kişilerin dijital ortamdaki gerçek dışı davranışları, kendilerini takip eden takipçileri veya çevresindekilerden çok, kendileri üzerinde de ciddi bir stres ve yabancılaşma yaratır. Örneğin, elektronik paylaşımında daha yüksek beğeni alma arzusu, tümüyle gerçek dışı paylaşımlara neden olabilir, sahte bir kimlik oluşur ve patolojik yalancılar gerçek dünyadaki yerlerine ilişkin netliklerini kaybederler.

Yalanlar sonrasında güvenin sarsılmış olması, mitoman insanların aile içinde de ciddi sorunlar yaşamasına neden olur. Aile içerisinde bir bireyin sürekli yalan söylemesi, özellikle maddi durum, sağlık durumu ya da geçmiş olaylar hakkında gerçeği çarpıtması, ailede çatışma durumları yaratır. Örneğin, kişinin sağlık durumunu olduğundan daha kötü göstererek aile bireylerinin ilgisini ve desteğini manipüle etmeye çalışması, uzun vadede büyük kırılmalara yol açar, gerçekler ortaya çıktığında ise aile içindeki güven kaybolur.

Sosyal ilişkilerde yalanların yalnızlaştırdığı mitoman insan, çevresi ile ciddi çatışmalara girerek, daha abartılı yalan hikayelerlearkadaş gruplarında dikkat çekmeye çalışır, ancak bu yalanlar da fark edildiğinde mitoman insan daha da yalnızlaşır. Bu dışlanma, kişinin yalnızlaşmasına ve yalanlarına daha fazla sarılmasına neden olur, böylece bir kısır döngü oluşur.

   Psikiyatrist Dr. HaroldKoenigsberg demitomaniyi, kişinin gerçek dünyadan kopuşu ve hayali bir dünyaya sığınması olarak tanımlayarak, yoğun yaşanan bir savunma mekanizması olarak belirtir. Bu durum, bireyin gerçekte kabul görmediği ya da başarısızlık hissettiği anlarda devreye girer ve yalanlarla örülü sanal bir dünya yaratır. Gerçek ne kadar acı olursa olsun, yalanlardan daha güçlüdür, gerçeklerle yüzleşerek, yalanın mahkumiyetine girmeden özgür kalabiliriz.

Gerçek ve yalan arasında kaybolan yaşamlar-Mitoman kişilik
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.