Semay Yücemöz

Kabul görme, onaylanma ve beklenti arayışı





Kişilerarası ilişkilerde kabul görme, kabul sonrasında onaylanma, istek ve beklentilerdeki uyum, ilişkilerde iletişim kalitesini besleyen önemli davranış örüntüleridir.

Kabul görmemek ve onaylanma yoksunluğu, bireylerin psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratır.

Bu yazıda, yüksek düzeyde kabul görme, onaylanma, istek ve beklenti arayışının karşılık bulmaması halinde ortaya çıkan durumun dezavantajlarını, araştırmalar ışığında inceleyerek, kişisel farkındalığın önemine değinilmiştir.

Kabul görme ve sonrasında onaylanma, bireylerin kendilerini değerli hissetmeleri için son derece önemlidir. Toplumsal onay arayışı, bireylerin, kendilerini başkalarının görüşlerine göre değerlendirmelerine yol açar. Bu davranış kalıbı içerisinde yoğunlaşan bireyler, karar verme sürecinde iç denetim odağı temelinden uzaklaşarak, başkalarının düşünceleri temelinde karar alırlar. Bu davranış şekli psikolojide dış denetim odağı olarak tanımlanır.

Örneğin sosyal medyada, sürekli beğeni ve yorum beklentisi içinde olan kişiler, zaman içerisinde kendi değerlerini, almış oldukları geri bildirimlere bağlayabilmektedirler. İngiltere’deki Kraliyet Halk Sağlığı Derneği tarafından yürütülen çalışma, sürekli beğeni ve yorum beklentisinin, bireydeiç denetim odağı kaybı ile birlikte özgüven eksikliği, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara da yol açabileceğini göstermektedir. Araştırmaya göre, sosyal medya kullanımının artması, gençlerin kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğilimini artırarak, özgüvenlerini olumsuz etkilemektedir. Bu tür platformlarda ortaya çıkan kabul ve onay, geçici bir mutluluk sağlasa da uzun sürede bireylerin kendi iç değerlerini kaybetmelerine yol açabilen bir durumdur.

İlişkilerde yüksek istek ve beklentiler ise bireyleri hedeflerine ulaşma sürecindemotive edebileceği gibi hedeflerden tümüyle uzaklaşmasına da neden olabilir. Beklentilerin gerçekçi olmayan düzeyde olması, hayal kırıklığına ve stresin artmasına neden olur. Örneğin, kariyerinde hızla yükselmek isteyen bir birey, sürekli olarak kendisinden yüksek performans bekleyebilir ki bu beklenti bireyde mutsuzluk yaratır, başarısızlıkla karşılaştığında kendini yetersiz hissedebilir.

Aşırı beklentilerin tükenmişlik sendromu ve motivasyon kaybına yol açabileceği gerçeği yadsınmazdır.

Yüksek düzeyde kabul görme, onaylanma, istek ve beklenti arayışı, bireylerin psikolojik sağlığınıolumsuz etkiler. Bu durumda bireyler kendilerini sürekli stres altında hissettiklerinden, mental sağlık sorunları yaşarlar.

Mükemmeliyetçilik eğiliminde olan bireylerin, davranış ve düşünce yapıları da bu psikolojik gerçeklik içerisinde değerlendirilebilir. Mükemmeliyetçi bireyler, sürekli olarak kusursuz olma çabası içerisinde olduklarından, ilişkilerde daha çok yıpranarak tükenmişlik sendromuna girebilirler.

İlişkilerde kabul, onay, istek ve beklentilere dayalı dezavantajları aşmanın yolu, kişisel farkındalığı geliştirmekten geçer.

Kişisel farkındalık, bireyin kendi duygu, düşünce ve davranışlarının farkında olmasıdır. Kendini tanıyan ve sınırlarını bilen bireyler, daha gerçekçi beklentiler içerisinde olacağından, dış onay arayışından bağımsızlaşacaktır.

 

Kabul görme, onaylanma ve beklenti arayışı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.