Kıbrıs Türk halkının Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, geçmişte adı Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) olan Avrupa Birliği’ni (AB) uyarmış ve Türklerin de görüşünün alınması gerektiğini belirtmişti.
10 Şubat 1973 tarihinde yapılan bir açıklamada, aynı zamanda dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Kıbrıs Türk Yönetimi Yürütme Kurulu Başkanı olan Dr. Küçük’ün, Brüksel’e gönderdiği mektupta, Topluluğun, Kıbrıs’la anlaşma imzalarken, Türk tarafının görüşünü almadığını anımsatmıştı.
Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun bu davranışının Kıbrıs Anayasası’na ters düştüğünü belirten Dr. Fazıl Küçük, mektubunda şöyle demişti:
“Topluluk yetkilileri gerek Türk Hükümetine, gerekse Kıbrıs Türk toplumuna daha önce başvurduklarında, görüşlerimizin mutlaka alınacağına dair teminat vermişlerdi. Bildiğimiz kadarıyla anlaşma yakında yürürlüğe girecektir ve Türk toplumunun Anayasa ile belirlenmiş hakları korunmamıştır.”
Dr. Küçük mektubunda AET yetkililerinden, toplulukla Rum Yönetimi arasında imzalanan anlaşmanın bu durumda nasıl yürürlüğe konulacağını ve Türk toplumuna verilen teminatın ne olacağını sormuştu. AET yetkilileri ise, Dr. Küçük’ün mektubunun dikkatle inceleneceğini belirtmişlerse de, sonunda bildiklerini okumaya devam etmişlerdi.
Aynen Annan Planı referandumunda olduğu gibi! O zaman da Kıbrıslı Türklerin çözüm planına ‘evet’ demesi halinde ambargolar ve izolasyonların kaldırılacağına dair söz verilmiş, ancak sözler tutulmamıştı.
i
FOTOĞRAF
Arap Ali ve Mağusa Limanı
Yıl 1943. Leymosunlu Arap Ali, Mağusa Limanı’nda çalışan bir hamal. Gücü kuvveti yerinde… Herkes ondan çekinir, ama Leymosunluların (Limasolluların) da sevgilisi. Güzel ve iyi yürekli insan… Eski sendikacılardan Önder Konuloğlu’nun babasıdır o.
Bir gün Arap Ali Mağusa Limanı’na gider. İşini bitirir, birkaç tek atmak için meyhaneye varır. O esnada kendisine dalaşan İngiliz sömürge idaresinin askerlerini bir güzel pataklar. Hızını alamayan İngilizler dışarıda pusu kurar. Ali çıkınca üzerine çullanırlar. Bir süngü, iki süngü derken yedi yerinden yara alır. Bu da yetmez, askeri araçla çiğnerler. Ali oracıkta can verir. Öldükten sonra bu yiğit gencin adına ‘Mağusa Limanı’ adlı ağıt yakılır: Uyan Alim Uyan/Uyanmaz oldun/Yedi bıçak yarasına/Dayanmaz oldun.
***
Aşkın Ü. Miralay ile Direktör, Lefkoşa’da;
Öncü de Karaoğlanoğlu’nda defnedildi
Lefkoşa’nın tanınmış simalarından, merhum Salih Biray Miralay’ın eşi, ailenin güzel ve iyi insanı Aşkın Ümran Miralay’ın bugün öğle namazını müteakip Lefkoşa’da sonsuzluğa uğurlanacağı tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Evlatları Cem Miralay, Can Miralay-Hamdi Mesaryalı, torunları Asil-Anne-Maya, İda, Mine, Cansu-Mahmut, Derya, İnci, Petek, Timur, yardımcısı Aziza Bayramova ve tüm ailesi, derin üzüntülerini dile getirdiler, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.
Yine tanınmış simalardan, Türk Ocağı Limasol ve Lefke Türk Spor Kulübü’nün efsanevi futbolcularından, Öncü ailesinin çınarı, merhume Esin Öncü’nün eşi Turgut Öncü dün Karaoğlanoğlu Camisi’nde kılınan öğle namazından sonra son yolculuğuna uğurlandı. Oğlu ve gelini Mustafa-Naciye Öncü, kızı ve damadı Fikriye-Salih Göksaran, kızı Figen Öncü, torunları Turgut Öncü ile Önder ve Esin Göksaran, “Kıymetli babamız, canımız dedemizin yokluğuna asla alışamayacağız. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.
Bu arada herkes tarafından sevilen, iyi insan Afet Direktör önceki gün Lefkoşa’da ebedi yolculuğa uğurlandı. Sevgili eşi Ekrem Direktör, evlatları Hüseyin-Emine Direktör, Yasin-Elvan Kansu, torunları Ekrem ve Aziz Direktör, Nida Afet, Narin Fatma, Ali Ayaz Kansu, sonsuz acılar içerisinde olduklarını ifade ederek, “Acımız sonsuzdur. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.





Yorumlar kapalı.