Günlerdir, haftalardır Lokmacı Kapısı’nda Yeşil Hat’taki varillerin arasından Kuzey Kıbrıs’a bakılması, Birleşmiş Milletler’in (BM) de tepkisini çekti.
Avrupa Birliği’nin (AB) üst düzey yetkililerinin Adaya gelip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmemesi ve Yeşil Hat’ta bulunan varillerin arasından Kuzey Kıbrıs’a bakması Birleşmiş Milletler’in giderek artan tepkilerine neden olmaktadır.
Edinilen bilgilere göre, AB’nin Kıbrıs sorunu için özel temsilci atamasına rağmen, üst düzey yetkililerin Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüşmekten kaçınması, Adadaki atmosfere zarar verici olarak değerlendiriliyor.
Hem Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von ver Leyen hem de Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberto Metsola’nın Rumları ziyaret etmesi, buna karşılık KKTC Cumhurbaşkanı’nın davetlerine olumlu yanıt vermemesi Birleşmiş Milletler’de “AB’nin tarafsızlığına gölge düşüyor” anlayışını öne çıkardı.
Bu yöndeki rahatsızlık Birleşmiş Milletler tarafından AB’li yetkililere “Bu doğru değil. Tufan Erhürman’ın davetleri kabul edilmeli. Kıbrıs’ta bir çözüm isteniyorsa AB’nin iki tarafa da tarafsız davranması ve Kıbrıs Türklerini de dinlemesi gerektiği” şeklinde iletildi.
AB’li yetkililerin Kuzey Kıbrıs’a ‘varillerin arkasından bakmasının’ doğru bir tavır olmadığı, bunun bir an önce düzeltilmesi gerektiği ifade edildi, böyle devam edilmesi durumunda AB’nin Kıbrıs Türkleri üzerindeki etkisinin ciddi zarar göreceği vurgulandı.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Kıbrıs Türk tarafını daha doğrusu Lefkoşa’nın Türk kesimindeki küçük bir bölgeyi, mahalleyi varillerin arasından yabancılara seyrettirmek, iyi komşuluk ilkelerine de ters düşmektedir. AB’li yetkilileri sınıra getirerek ‘istila – işgal’ edebiyatı yapmak ve Türkiye’yi suçlamak, kötü niyetin en bariz tezahürüdür.
Lokmacı Kapısı’nda varillerin mevzi olarak kullanıldığını en iyi bilenlerden biri de eski Mücahit Komutanları’ndan Veli Hakkı Taşkıran’dır. Bölgede uzun yıllar Mücahitlik yapmış olan Veli Hakkı’nın, konuya ilişkin görüşleri tarihi niteliktedir. Ayrıca ‘uzun yol’ diye bilinen Ledra Caddesi’ndeki “Mangli’nin binasından” Türk kesimine atılan havan ve bazukalar ile uçaksavar mermilerinin nice canlar yaktığı da bilinmektedir.
Geçmişin bu acı olaylarına karşılık, Türkleri hâlâ daha eşit olarak kabullenmemek çözümdeki isteksizliğin de örneğidir.
***
Mürüde Özden ve Nuray Alioğlu Lefkoşa’da defnedildiler
Tanınmış simalardan Mürüde Özden ile Nuray Alioğlu, Lefkoşa’da son yolculuklarına uğurlandılar. Merhum eğitimci, İngilizce öğretmeni, müfettiş Niyazi Alioğlu’nun eşi olan Nuray Alioğlu’nun vefatı, başta ailesi olmak üzere sevenlerini yasa boğdu. Mürüde ve Nuray hanımlara Allahtan rahmet, yaslı ailelerine başsağlığı dileğine bulunuldu.
Öte yandan Paşaköy sakini Derviş Ayalı (52) hayatını kaybetti ve Paşaköy’de toprağa verildi. Köyde sevilen bir kişi olan Ayalı, 2 yıl önce kalp ameliyatı geçirmişti. Aslen Armenohor köyünden olup Dikmen’de yaşayan Suzan Ergün ise Dikmen’de defnedilirken, Lefkoşa’nın sevilen esnafından Cemali Karova Lefkoşa’da toprağa verildi.
Bir diğer sevilen isim Ali Akın Önder’de dün Lefkoşa’da defnedildi. Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ile Ekonomi Bakanlığı Danışmanlığı görevlerinde bulunan Önder’in vefatı başta ailesi olmak üzere sevenlerini derin üzüntüye sevk etti.





Yorumlar kapalı.