Gündemde yazacak konu çok.
KIB-TEK, İhale Yasası’nda son oylama aşamasına gelen değişiklik, elektrik kesintileri, elektrik kesintilerinden etkilenenlerin isyanı, feryadı…
Yazmak istiyorsanız seçin seçebildiğinizi.
***
Bir söz var.
Hiçbir uçak, havada kalmaz.
Bütün mesele, tek parça piste konması, yolcuların ve uçuş ekibinin burunlarının kanamadan ayaklarının yere basması.
Hiçbir sorun da, sonsuza kadar devam etmez.
KIB-TEK’le, elektrikle ilgili sorunlar da, mutlaka bir noktaya varacak.
Eğer taraflar uzlaşır, toplum da bu uzlaşıyı benimserse ve alkışlarsa, sorun yok.
Taraf konumunda olanlardan güçlü olanın, uzlaşı olmadan tek yanlı, istediği olursa, o anlaşmanın hazmedilmesi için mide haplarının en mükemmelleri de yetmez.
Hemen belirteyim pozitif bir yaklaşımla uzlaşı olmaz ve mevcut durum da sürdürülebilir değilse, uzlaşışız çıkış yolu, bedelleri ne olursa olsun, mukadderattır.
***
Gelelim spor ambargosuna…
Önceki gün Cumhurbaşkanlığı’nda, katılımcı bir anlayışla gerçekleştirilen toplantıda ağırlıkla, sporumuzun uluslararası sorunları, bir başka tanımlamayla spor ambargosu ele alındı.
Spor ambargosunu, Kıbrıs Türk halkına uygulananlar içinde insan haklarına en aykırı olanı olarak görürüm.
Çıkış yolu olduğuna da yürekten inanırım.
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nde, altı yıl başkanlık, toplam olarak altı yıl da asbaşkanlık yaptım.
Derneğin, dış ilişkilerinde görev yürüttüm.
Spor ambargosuna karşı da arkadaşlarımızla ciddi düşünce eksersizleri, arayışlar yaptık.
Spor ambargosuna karşı, başarılı olmak olası mı?
Evet.
Yeter ki, doğru politikalarla, yol haritamızı çizip, kesintisiz çaba harcansın.
Spor ambargosuna karşı, dün politikamız yoktu.
Bugün de, yoktur.
***
Biz KTSYD olarak Türkiye Spor Yazarları Derneği TSYD ile bu konuda çok verimli çalışma içerisindeydik.
Özellikle Togay Bayatlı’nın görev dönemlerinde, ambargoya karşı verilecek mücadele yolunda, ışıklar da yaktık.
Bu konuda günlerce seri yazılar yazabilirim.
Bugün cumartesi… Konuyla ilgili zaman tünelinde geriye gidip, yaşanmışlıklardan bir şeyleri size taşımak istiyorum.
***
Togay Bayatlı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sporda uluslar arası platformda en etkili konuma gelmiş 3-4 isimden biridir.
Ekim 2005’te Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı olarak KKTC’ye gelmiş ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, tarafından kabul edilmişti.
O kabulde ben de hazır bulunmuştum, dönemin KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Hasan Ali Bıçak’la.
Togay Bayatlı’nın şimdi sağlık sorunları var. Kendisine en içten duygularla acil şifalar diliyorum.
Bayatlı, Türkiye’nin çıkarlarını her platformda savunmayı görev bilirdi. Ancak bu görevini yaparken kılavuzu, politikacıların ürettikleri değil, sporun evrensel değerleriydi.
Bayatlı ile yirmi yılı aşkın dostluğum oldu.
Sporla ilgili Togay Bayatlı’dan çok şey öğrendiğimi gururla söylerim.
Genel dünya görüşüm ile sporun evrensel değerleri çok örtüşür.
Spordan öğrendiklerim, siyasi yorumlarıma, yaklaşımlarıma da katkı koydu.
Bayatlı’nın Talat’la görüşmesinde neler söylediğini dün gibi anımsarım.
Bayatlı, olimpizm ideallerinden, insan haklarından yola çıkarak yaptığı önerilerini dile getirip noktayı koymamış, “Gelin birlikte çalışalım” demişti, Talat’a.
***
Sporda da uluslararası sorunları çözmede kişisel nitelikli dostluklar çok önemlidir. Aksi halde kolay kolay, ulaşmak istediklerinize ulaşıp, derdinizi anlatamazsınız.
O dönemde dünyanın önde gelen tüm spor adamları Togay Bayatlı’nın çok yakın arkadaşıydı.
Pek çoğunu, ailesiyle birlikte İstanbul’da konuk etmişti.
***
Bizim belki de en önemli hatamız, tüm sorunlarımız gibi spor ambargosuna da öncelikle siyasi gömlek giydirmemizdir.
Böyle olunca, karşımızdakiler bizi, siyasi amacı öne çıkmış insanlar olarak görür ve neredeyse dinlemez.
Halbuki sporun evrensel değerlerinden yola çıksak, sportif anlamda mesafe alırken, beraberinde siyasi kazanımlar da elde edeceğiz.
Spor ambargosu kırılır. Buna hep inandım. Yeter ki doğru yoldan, doğru yaklaşımlarla ilerleyelim. Bir de doğru insanlar yanımızda olsun…





Yorumlar kapalı.