“KKTC 1. Kooperatifçilik Çalıştayı’nda yapılan konuşmalarda, kooperatifçiliğin geleceğe taşınacağı ifade edildi. Çalıştayda sırayla Kooperatif Şirketler Mukayyidi Çelebi Ilık, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Başbakan Ünal Üstel ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yaptılar ve görüş, düşünce ve önerlerini ortaya koydular.
Özetle şöyle denildi:
“Kooperatifçilik, üretim, dayanışma, birlik ve beraberlik, Kıbrıs Türk halkı demektir. Amaç, kooperatifçiliği geleceğe taşımaktır. Dünden yarına daha değerli ve bilinçli bir şekilde taşınmasına katkı koymaktır. Üretimde dayanışma esastır. Köylerde kooperatifçiliğin geliştirilmesi gerekir. Üreten yok olmaz, birlikte dayanışma içinde üretirsek hep birlikte ayağa kalkarız. Yeni dönemde Türkiye ile KKTC arasında yapılacak uluslararası mali işbirliği anlaşmasında kooperatifçiliğin desteklenmesi için destek verilecek. Kooperatifçilik altın değerindedir. Üretime ve çalışanlara destek vereli, hakkını hukukunu koruyalım ve verimli bir yapı oluşturalım.”
Kıbrıs’ta kooperatifçiliğin uzun yıllar gıpta edildiği dönemler oldu. Hem Türk, hem de Rum kooperatifçiliği! Hatta Kooperatif hareketinde Türklerin, Rum tarafından daha ileri olduğunu da iddia edebiliriz. Neden mi? Onlarda Kooperatif Bankası battı, ama bizde dimdik ayakta duruyor.
Bu ülkede kooperatifçilikte ilk akla gelen isimler bir elin beş parmağını geçmez. Ragıp Kenan, İsmet Kotak, Mustafa Hacıahmetoğlu ve Tuncer Arifoğlu. Belki daha olabilir de, ilk akla gelen dedik. Mesela Nazif Borman’ı eklememek haksızlık olur.
İsmet Kotak ve Nazif Borman gün oldu, köy köy adayı dolaştılar, kooperatifçiliğin önemini anlattılar. Rusya ve İsrail’de kooperatifçilik oldukça ileridir. Geçmişte İsrail’in Kibutslarına sırf bilgi sahibi olmak, deneyim kazanmak için birçok genç gönderilmişti. Oralarda 2-3 köy bir araya gelir, kurdukları kooperatif, ürünleri satar ve kârı paylaşılır. Zaten kooperatifin anlamı da kolektif çalışmadır. Kooperatif market açtı mı da, etrafta fiyatlarda dengeleme sağlanır.
Mağusa’dan Eşref Çetinel, en iyi dostlarımdan biri… Arada bir telefonda konuşur, çeşitli konularda görüş alış-verişinde bulunuruz. Kotak ve Borman’ın da en iyi dostlarından sayılır. Kooperatifçilik konusunda bir çalıştay düzenlendiğini söyleyince, hemen aklına Kotak’ı getirdi. Çetinel, “Kooperatifçiliği ileriye taşımak, geliştirmek için temenniler yetmez. Önemli olan devlet olarak, kooperatif sistemini getirmek ve uygulamaktır.Sistem haline getirmezsen, kooperatifçiliği ileri götüremezsin.”Çetinel, “Kooperatif olan yerde istikrar var” diye de ekledi.
Bir de değerli dostum, eski kooperatifçilerden Tuncer Arifoğlu ile konuştum. Aynı zamanda eski Ticaret Bakanı ve Erenköy mücahitlerinden olan Arifoğlu, adada 1934’lerden beri kooperatifçiliğin var olduğunu, geliştirmek ve teşvik etmek için bir devlet politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. “Kooperatifçilik ihtiyaçların çocuğudur” diyen Tuncer Arifoğlu, “Bir devlet politikası oluşturulur, hedef konulur, bu işleri bilenlerle bir araya gelinir ve yol haritası çizilir” şeklinde görüş belirtti.
Kasabalar bir yana, eskiden kooperatifi olmayan köy yoktu. Çiftçi, hayvancı, küçük esnaf ve diğer kesimlerden ihtiyaçlı olanlar, işini kooperatifin kredisi ile döndürürdü. 1980’li yıllara kadar da kooperatiflerden vergi alınmazdı. Kooperatiflerin küçülmesinde bunun da etkisi olduğu ifade ediliyor.
Diyeceğimiz; bu ülkede narenciye, bir dönem nasıl ki altın devrini yaşamışsa, kooperatifçilik de öyle!
Yaygınlaştırılması, geliştirilmesi; üretime ve üreticiye, aynı zamanda tüketiciye de yarar sağlayacaktır. Karşı çıkanlar da, “Herkes kısmetiyle “ diyerek, anlayış göstermelidir. Son söz devlette olduğuna göre, başarılamayacak bir sorun değildir.
***
Yalovalı bugün Karşıyaka’da son yolculuğuna uğurlanacak
Aslen Piskobu (Yalova) doğumlu olup, uzun yıllar İngiltere’de ikamet eden, Yalovalı ailesinin büyüğü, merhum Halil Yalovalı’nın eşi CemaliyeYalovalı’nın bugün Karşıyaka’da toprağa verileceği tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Kızı Nermin Yalovalı, oğlu Gökhan Yalovalı, torunları Esra, Ezgi, Eva ve Arın, “Acımız sonsuzdur. Sevgili annemiz ve ninemizi hep kalbimizde yaşatacağız. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.





Yorumlar kapalı.