Türkiye hükümetinin deneyimli mensubu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rum tarafı ile Yunanistan’a ‘baba nasihatinde’ bulundu ve İsrail’in peşine takılarak gitmelerinin kendilerine daha fazla sorun, daha fazla güvensizlik, daha fazla savaş getireceğini söyledi.
Fidan bir soru üzerine, Türkiye’nin güvenlik parametrelerini değiştirmesine yönelik gelişmelerin olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlarken “İttifak silsilesiyle alakalı yakın takibimiz son 3 – 4 yıldır kesintisiz devam ediyor” dedi. Fidan, özellikle Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimiyle İsrail üçlüsünün Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi çevrelemeye yönelik veya bu izlenimi verecek bir operasyonun içerisinde olması meselesi çok yakın radarımızda olan bir husustur şeklinde konuştu.
“Biz onlara söyledik, Yunanlılara da söyledik. Bu politika tarzı size daha fazla bir şey getirmeyecek ve çatışmalar içerisine çekileceksiniz. Biz bunu görüyoruz” diyen Fidan, söz konusu tarafların Türkiye takıntısının çok fazla olduğunu belirtti.
Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nın konuğu olarak görüşlerini beyan ederken, Rum kesimi ile Yunanistan’ın İsrail’le askeri işbirliğine ihtiyacı olmadığını belirtti, “Yunanistan zaten NATO’nun bir ülkesi, Rum kesimi ise zaten AB’nin desteğini almış durumda” ifadesini kullandı.
Farkındaysanız söz konusu stratejik iş birliğinden sonra, Güney Kıbrıs’ta Türklere ve aynı zamanda Türkiye’ye yönelik saldırılar, bayrak yakmalar, taş ve patlayıcı atmalar oldukça tırmanış göstermektedir. Özellikle Rum tarafı ile Yunanistan’ın İsrail ile işbirliğine girişmelerinden sonra, tahriklerin arttığı, Türklere karşı saldırılarda büyük artış kaydedildiği inkâr edilemez bir gerçektir. Rum liderliği ve halkı da bu gerçeğin bilincindedir.
Sanki de güven yaratıcı değil, fakat güven sarsıcı bir durum yaratılması hedefiyle çalışılmaktadır. İsrail ile yakınlaşmadan sonra, Rum askerlerinin de bir nevi meydan okumalarının baş göstermesi, “Gelecek yıl paskalya bayramını Girne’de, Dipkarpaz’da, Apostolos Andreas Manastırı’nda kutlayacaklarını” söylemeleri provoke değil de nedir? Son zamanlarda öğrencilerin tahrik edici tavır ve slogan yarışına üniformalıların da kapılması, bazı subayların satın alınan silahlardan cesaret alarak, Yunanistan ve İsrail’in de dürtüklemesiyle bir nevi ‘meydan okuma’ya girmesi ibretle izlenmektedir.
Soruyoruz. Bu şekilde dolduruşa gelen ve güven yerine güvensizlik yaratan politika ile çözüme varmak mümkün olabilir mi? Ancak biz daha önceleri de yazmıştık ve demiştik. Güney’de “Yunanistan’a mı güvenirsiniz, İsrail’e mi?” diye bir soru sorduğunuzda, kamuoyu araştırması yaptığınızda çıkacak sonuç bellidir. Kıbrıs Rum halkı Yunanistan’dan çok İsrail’e güvenmektedir. Tahriklerini artırmaları da bundandır.
İsrail yönetiminin Gazze ile Batı Şeria’da, Suriye’de, İran’da, şimdi de Lübnan da yaptıkları ortadadır. Savaş istikrarsızlık ve kaosla harmanlanmış politikadan ne hayır gelebilir? Zaten gelmediği de görülmüyor mu?
***
Hayata veda ve başsağlığı
Güneşköy’ün sevilen siması Taner Karaçete, Yuvacık’ta toprağa verilirken, aslen Görneçli olup Lefkoşa’da yaşamını sürdüren Selma Alibaş ise Lefkoşa’da defnedildi. Aslen Hamitköylü olup uzun yıllardır Gazimağusa’da yaşayan Sittika Çeliker de Mormenekşe’de toprağa verildi.
Beri yandan İhtiyat Sandığı Dairesi Müdür ve Personeli adına yayınlanan başsağlığı mesajında, çalışma arkadaşlarından Ahmet Alibaş’ın değerli annesi, iyi insan Zarif Selma Alibaş’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı dileğinde bulunuldu.





Yorumlar kapalı.