Andrea Bocelli, dinleyenleri büyüledi



featured


Andrea Bocelli, Hırvatistan’ın kıyı şehri Pula’da bulunan Antik Arena’daki konserinde büyüledi… 

Bocelli’nin annesi ona hamileyken, doktoru Andrea Bocelli’nin engelli olabileceğini söylemiş ve bebeği aldırmasını tavsiye etmiş. Bocelli’nin annesi doktorun bu önerisini kabul etmemiş. Ya etseydi? Etmiş olsaydı dünya bu muhteşem sesten mahrum kalacaktı. Andrea Bocelli, bir annenin evladını daha doğmadan her hali ile kabul etmesinin ve sevmesinin dünyaya hediyesi oldu. Tıklım tıklım dolu olan antik arenada Andrea Bocelli konser için sahneye çıktığı anda büyük bir heyecan ve coşku fırtınası yaşandı. İki saati aşkın süren konserin sonunda Bocelli ısrarlı alkışlar nedeni ile tekrar tekrar sahneye döndü.

Pınar SAVUN

Röportajlara bu haftaya özel ara verip size farklı bir yazı ile ulaşacağım. Bir izlenim ve değerlendirme, gezi yazısı ile. Arkadaşlar ‘Pula’da Andrea Bocelli konseri var gidelim mi?’ dediklerinde teklifi hemen kabul ettim. Haziran ayı başında yaşayan en büyük tenorlardan biri olarak gösterilen Andrea Bocelli, İstanbul’da konser vermişti. Bocelli’nin o konserine gidememiş ve çok üzülmüştüm. Bocelli konserini bu kez izleme fırsatını yakalayınca hele de onu Pula’daki antik arenada dinlemenin muhteşem olacağını düşününce hemen biletleri aldık. Önce Pula’ya nasıl gidilebileceğini araştırdık. Ercan’dan İstanbul’a oradan da Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’e gitmek üzere biletlerimizi aldık. Biraz meşakkatli bir yolculuk bizi bekliyordu ama günün sonunda dünyaca ünlü bir sese sahip büyük bir sanatçıyı dinleyecektik. Buna da fazlası ile değerdi. Bir de hiç gitmediğimiz bir yere gidecek ve orayı keşfedecektik. Sonuçta yola koyulduk. Her şey planladığımız gibi gitti. Konserden bir gün önce Zagreb’e vardık. Oradan da karayolu ile Pula’ya. Yol boyunca yemyeşil doğa bizi büyüledi. Gözünüzün alabileceği yere kadar ormanlık dağlar arasından geçerek Pula’ya vardık. Yollar geniş ve güvenliydi. Trafik akışı yoğun değildi. Pula’ya gelince rotamızı kalacağımız yere çevirdik. Pula’nın çevresi konforlu kamp alanlarıyla dolu. Biz de bir kamp alanında konaklamak üzere rezervasyon yaptırmıştık. Pula’nın hemen dışında konaklamak üzere rezervasyon yaptığımız kamp alanına vardığımızda cennetten bir köşeye gelmişiz dedik. Çadır konaklama evlerinin hemen hemen hepsi deniz manzaralıydı. İki yüze yakın çadırın konumlandırıldığı yemyeşil yüksek ağaçlarla kaplı büyük kamp alanına araçlarla giriş yapılmıyor. Kamp alanının içerisinde ulaşım bisikletlerle sağlanıyor. Bisikletler kamp işletmesi tarafından kampın her tarafına dağıtılıyor ve ücretsiz bir şekilde kullanıma sunuluyor. Kamp içerisinde misafirlerin konforu için her şey düşünülmüş.  Küçük marketten tutun da spa, deniz sporları, bar ve restoranlar…

İşletme, tatil için gelenlere kamp alanından dışarıya çıkma ihtiyacı hissettirmiyor. Tüm tesis birbirinden güzel, konaklayacak kişi sayısına göre büyüklü küçüklü, görsel olarak da etkileyici çadırlarla dolu. Çadırlar öyle güzel tasarlandı ki, misafirlerin tüm beklentilerine yanıt veriyor. Her biri klimalı olan çadırlardaki küçük sevimli mutfaklar, çadırların teraslarındaki yatak sandalyeleri ve hamaklar da fark yaratıyor. Kamp içerisinde yatak sandalyelerineya da hamaklarına uzanarak doğanın sesini dinleyenleri, kitabını okuyanları, deniz manzarasına karşı içeceğini yudumlayanları görmek de ayrı bir keyif veriyor.  Kamp alanı tam bir inziva yeri. Sessiz sakin, insana huzur ve dinginlik veren bir yer.

Kampın bulunduğu coğrafya parçası bir yarımada. Bu güzel doğa harikası yarımada hem gün doğumunda hem de gün batımında eşsiz manzaralara tanıklık ediyor. Deniz sporlarının her türlüsünü deneyimleme fırsatı bulabileceğiniz gibi uygun fiyata günübirlik tekne ya da bot kiralayarak civar adaları gezebilir, küçük adalardaki doğal güzelliklerin keyfini çıkarabilirsiniz. Bu adalar üzerinde bulunan salaş balık restoranlarında lezzeti balıklar yiyebilirsiniz.

Eğer bir gün buraya yolunuz düşerse ve günübirlik tekne kiralarsanız mutlaka adalardaki balıkçılara uğrayın ve taze pişirilmiş balıkların tadına bakın. Bende iz bırakan anlardan biri de gün doğumunda paddle yapmak ve kiraladığımız teknede gün batımını izlemekti. Orada kaldığımız üç gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Ama bizde hatırladıkça mutlu olacağımız anılar bıraktı. Bir kez daha gitmek ister misin diye soracak olursanız, kesinlikle evet derim. Gelin şimdi alttaki bölümde Andrea Bocelli’nin muhteşem konseri ile ilgili izlenimlerimi birlikte okuyalım.

Andrea Bocelli, büyüledi

Pula’daki konserleri bu yıl farklı kılan konserlerden biri Andrea Bocelli konseriydi. Ağustos ayının sonunda iki gece Pula Arena’da sahne alan Andrea Boceli’yi izlemek için bizim gibi birçok insan dünyanın birçok yerinden Pula ve çevresine akın etmişti. Tıklım tıklım dolu olan antik arenada Andrea Bocelli konser için sahneye çıktığı anda büyük bir heyecan ve coşku fırtınası yaşandı. İki saati aşkın süren konserin sonunda Bocelli ısrarlı alkışlar nedeni ile tekrar tekrar sahneye döndü. Bu konseri canlı izleyebildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissettik. Bir yandan Andrea Bocelli’nin muhteşem sesini dinlerken diğer yandan da Bocelli’nin hikayesini düşünmeden edemedim. Bocelli’nin annesi, Bocelli’ye  hamileyken doktoru Andrea Bocelli’nin engelli olabileceğini söylemiş ve bebeği aldırmasını tavsiye etmiş. Bocelli’nin annesi doktorun bu önerisini kabul etmemiş. Ya etseydi? Etmiş olsaydı dünya bu muhteşem sesten mahrum kalacaktı. Andrea Bocelli, bir annenin evladını daha doğmadan her hali ile kabul etmesinin ve sevmesinin dünyaya hediyesi oldu.

Pula Antik Arena’da kusursuz organizasyon

Pula Antik Arena, belli ki bu tür büyük organizasyonlar için deneyimli bir yer. Konser saati gelmeden bölgede gerekli önlemler alındı. Giriş ve çıkışların izdiham yaşanmadan yapılabilmesi için düzenlemeler gerçekleştirildi. Arenanın hemen karşı tarafına ise Bocelli’nin orijinal cd ve anı hediyeliklerin satılacağı stantlar kuruldu. Çevredeki esnaf Bocelli bereketinden yararlanmak için hazırlıklarını yaptı. Konser saati yaklaştıkça bölgede kalabalık arttı; ama organizasyon o kadar mükemmel yapılmıştı ki herkes arenaya güvenlik kontrolünden geçerek hızlı ve sorunsuz bir şekilde girdi. Tek bir koltuğun boş kalmadığı Pula Arena’da duyurulan saatte, tam saat 21.00’de Andrea Bocelli sahne aldı. Pula şehri, Andrea Bocelli’ye ev sahipliği yaptığı saatlerde dünyanın dört bir yanından gelen motosikletlileri de ağırlıyordu. Her şey o kadar güzel planlanıp organize edildi ki bir yandan motosikletliler etkinliklerini Pula Arena’nın etrafında ve şehir merkezinde gerçekleştirirken diğer yandan akşam saatlerinde Andrea Bocelli konseri muhteşem bir organizasyonla yapıldı.

Böylesi güzel organizasyonların bir kıyı şehri olan Pula’ya hem ekonomik hem de kültürel olarak yaptığı katkıyı yerinde izleme fırsatı buldum.  İster istemez bizde neden böyle organizasyonlar olmuyor sorusunu kendi kendime sordum. Girne Kalesi ya da Salamis Harabeleri böylesi organizasyonlar için çok uygun mekanlar. Dilerim bir gün ülkemizde de Andrea Bocelli’yi ağırlarız ve  yine dilerim ki biz de ülkemizde farklı uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaparız.

Pula’da motosikletliler geçidi

Pula’da her yıl ağustos ayının son haftasında düzenlenen motosiklet etkinliği çok popüler. Binlerce motosikletli bu etkinliğe katılmak için bölgeye gidiyor. Etkinlik sonunda ise Pula şehri içerisinde bir kortej geçişi düzenleniyor.

Bu arada motosikletlilerin de gelmesi nedeni ile Pula’da birçok farklı etkinlik ve konser organizasyonu da yapılıyor. Kortej geçişi bu yıl Bocelli konseri öncesine denk geldi. Bu da bizim için bir şans oldu. Hem Bocelli konserini izleme keyfini Pula Antik Arena’dayaşadık hem de gün içerisinde motosikletlilerin arena önünde sonlandırdıkları kortej geçişindeki renkli görüntülere şahitlik ettik.

Pula, sakin bir şehir

Pula, Hırvatistan’ın çok şirin bir kıyı şehri. Hırvatça Pula, İtalyanca Pola, İstriotca Pola, Almanca Polei, Slovence Pulj olarak bilinen bu şirin kıyı şehri, Hırvatistan’ın Istria bölgesinin en büyük şehri. Antik Roma çağlarından beridir Pula Istria’nin idari merkezi konumunda olan bir şehir.

Ilımlı iklimi, koruduğu doğası ve genelde sakin dalgasız denizi ile huzur ve sakinlik arayanlar için ideal bir tatil destinasyonu olan Pula’da yaşayanların geçim kaynağı turizm.  Şarapçılık, balıkçılık ve gemi yapımı da şehrin ekonomik olarak en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Yedi tepe üzerine kurulmuş olan Pula şehri geniş körfezi ile dikkat çekiyor. Pula’nın çevresi konforlu kamp alanları ile dolu. Pula her yıl yaz ayları boyunca çeşitli konserlere tarihi Pula Arena’da ev sahipliği yapıyor. Bir de her yıl ağustos ayı sonunda Pula’da dünyanın dört bir tarafından gelen motosikletlilerin buluşması ve etkinlikleri yer alıyor.

Andrea Bocelli kimdir?

Andrea Bocelli, Alessandro ve Edi Bocelli’nin çocuğu olarak dünyaya geldi. Doktorlar, çocuğun bir engelli olarak doğacağını tahmin ettikleri için çifte onu aldırmalarını tavsiye etti ancak anne Andrea’yı dünyaya getirme kararını çoktan vermişti. 22 Eylül 1958’de, antik Pisa şehrinin pek uzağında olmayan Toskana eyaletinin kasabası Lajatico’da doğan Andrea Bocelli, uluslararası üne ulaşıp opera sanatının daha geniş kitlelere yayılmasına katkıda bulunuyor. İdolleri Mario Del Monaco, Beniamino Gigli ve özellikle Franco Corelli gibi o da opera ve geleneksel İtalyan müziğinin şehvet ve duygu dolu hikayeler anlatmasından etkileniyor. Bocelli, çocukluk döneminde de müzikle ilgiliydi. Bocelli, gözlerinde olan sorunları bebek yaşlarından itibaren yaşamaya başladı.  Bocelli’nin annesi, müziğin onu teselli edecek tek şey olduğunu düşünerek Bocelli’yi  6 yaşından itibaren müziğe yönlendirdi. Piyano derslerine başlayan Bocelli daha sonra flüt, saksafon, trompet, trombon, gitar ve davul çalmayı öğrendi. Henüz 7 yaşındayken, ünlü sesleri tanımaya ve ilgi göstermeye başlayan Bocelli, 12 yaşında bir futbol maçında meydana gelen bir kazadan sonra görüşünü tamamen kaybetti. Güzel ve doğal sesi çocukken bile çevredekilerin dikkatini çeken Andrea Bocelli; azmi disiplini, çalışkanlığı ve yeteneği ile dünyanın en ünlü sanatçılarından birisi olmayı başardı. Pisa Üniversitesinde hukuk da okuyan Bocelli’nin dünyada 90 milyon fazla albümü satıldı. İki çocuğu olan Bocelli, 1994 yılında üne kavuşmasının ardından sanat hayatında uluslararası üne sahip olarak geçirdiği 30 yılı geride bırakmaya hazırlanıyor.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Andrea Bocelli, dinleyenleri büyüledi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.