KIBRIS ekibi, 1 Ekim Uluslararası Yaşlılar Günü’ne özel Lapta Huzurevi’ni ziyaret ederek orada yaşam süren yaşlılarla konuştu.
“Özel günler buruk geçiyor”… Lapta Huzurevi’nde 15 yıldır hemşire olarak görev yapan Jale Güneş, eskiye nazaran ziyaretçi durumunun daha yüksek seyretmesine karşın özel günlerin buruk geçtiğine dikkat çekti. Yeni huzurevine geçilince yaşlıların daha rahat edeceğini söyleyen Güneş “Onların ihtiyacı olan sevgi huzurdur. Bir yaşlı başka ne isteyebilir ki?” dedi.
“Kalp kırmayın”… Lapta Huzurevi’nde yaşam süren yaşlılar, KIBRIS’a konuşarak gençlere “Kalp kırmasınlar onlar da bu yaşa gelecekler. Çocuklar ne görürse büyüdüğünde onu uygular. Yaşlılık bir süreçtir ve bu dünyadan geçip gidilir.” tavsiyesinde bulundu.
Cemre CEMALİ
Dünya genelinde her yıl 1 Ekim, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Yaşlılar Günü olarak kutlanıyor.
Yaşamın en kıymetli hazinesi olan yaşlılarımız hatırlandıkça mutlu oluyor. Bu özel günde KIBRIS ekibi Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Lapta Huzurevi’ni ziyaret ederek burada yaşam süren yaşlılarla konuştu.

Yaşlı insanlarımız gençlere “Kalp kırmayın, bir gün siz de yaşlı olacaksınız.” mesajı verirken; çocukların ne görürse büyüdüğünde de onu uygulayacağını ifade etti.
Lapta Huzurevi’nde 15 yıldır hemşire olarak görev yapan Jale Güneş de KIBRIS’a konuşarak, “Yaşlılar eğlence istiyor. Dün güzel bir organizasyon vardı, çok eğlendiler. Onların ihtiyacı olan sevgi ve huzurdur. Bir yaşlı başka ne isteyebilir ki?” dedi.
Güneş: Aile gibi olduk
Lapta Huzurevi’nde 15 yıldır hemşire olarak görev yapan Jale Güneş, huzurevinin aile ortamına dönüştüğünü söyleyerek, “Burada anne-baba-evlat ilişkisi başladıkça aile gibi olduk. Bu da beni motive etti ve uzun yıllardır buradayım.” dedi.
Güneş, huzurevinde kendisiyle birlikte iki hemşirenin daha görev aldığını ifade ederek huzurevi hakkındaki bilgileri paylaştı:
“Burada özel eğitime giden 3 gencimiz olmak üzere 27 insanımız var. En yaşlımız 89-90 yaşlarında, en genç olanı da 50 yaşlarında. Yaşlı insanlarımızın genelde sağlık durumları iyi. Uzun yıllar burada çalıştığımız için iletişimle onları çözmeyi öğrendik. Sağlık ihtiyacı olduğunda Lapta Sağlık Merkezi ile iletişime geçiyoruz. 112 hizmetleri de var, acil bir durum olduğunda arıyoruz. Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden de yardım alıyoruz. Sağlık noktasında çok bir sorun yaşamıyoruz.”

“Özel günler buruk geçiyor”
Güneş, yaşlı insanların en çok neye ihtiyaçları olduğu ile ilgili soruya da şu şekilde yanıt verdi:
“Eskiye nazaran ziyaretçi durumu daha yüksek ama anneler-babalar günü, bayramlarımız genelde buruk geçiyor. Yaşlılara karşı bakış açısı yıllar içinde daha çok anlam kazandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu konuda çok duyarlı.
Yaşlılar eğlence istiyor. Dün güzel bir organizasyon vardı, çok eğlendiler. Onların ihtiyacı olan sevgi huzurdur. Bir yaşlı başka ne isteyebilir ki?”
Hemşire Güneş, yeni huzurevine geçince yaşlıların daha rahat edeceğini söyleyerek “Biz geçici olarak buradayız yeni huzurevi yapımı başladı sanırım, oraya taşınınca yaşlıların daha da rahat edeceğini düşünüyorum. Burası yer olarak, mekan olarak çok güzel ama kışımız soğuk yazımız da sıcak. Bir de bina olarak yüksek bir yerdeyiz yaşlılarımız için ulaşım da zor oluyor.” dedi.
Yaşlılarımız ne dedi?
Gülsüm Karaduman:

“Ben 3 yıldır buradayım. Arkadaşlarımızla burada çok güzel günler geçiriyoruz. Her şeyimiz burada tamamdır. Masal anlatırız, hikâye anlatırız, türkü söyleriz birbirimize. Burada arkadaşlarımız olduğu gibi dışarıdan bizi görmeye gelenler de var. Kardeşim, oğlum, kızım var. Onlar geliyorlar beni ziyaret etmeye. Bazen de beni almaya geliyorlar yemeğe gidiyoruz akrabalarımızın yanına çıkıyoruz. Hem burada hem yurtdışında çocuklarım var. Beni yanlarına yurtdışına götürmek istiyorlar ama benim kalp ameliyatım var, uçakla yolculuk yapamam. Her zaman beni ziyarete gelmelerini istemem çünkü hepsi de çalışıyor, okula gidiyorlar. Telefonda da sık sık konuşuyoruz. Günümüzü kutlamak için bugün (dün) bizi ziyarete gelenler oldu, bundan güzel şey mi var? Çok mutlu olduk.”
Kudret Anlar:

“Çocuğum yok hiç evlenmedim. İki yıl önce buraya geldim. Ben müzikle uğraşıyordum, babam zamanında beni alıp TRT’ye götürdü, eski TRT sanatçısıyım. Türkü söylemeyi çok seviyorum. Bizi dışarıdan ziyarete gelmelerine çok seviniyoruz, memnun oluyoruz. Burada herkes bize çok iyi davranıyor.”
Ferpir Kırar:

“Ben ilkokul öğretmeniyim. 69 yaşındayım. 8 yıldır Lapta Huzurevi’ndeyim. Maddi durumum bozulunca tanıdıklar yardımcı oldu ve buraya geldim. Eskiden geziyordum dışarıdaki yaşamımda bunu çok özledim. Ailemden hayatta kalan yok, yalnızım. Benim gelenim gidenim de yok… Gazete, dergi getirsinler buraya. Dama, satranç, tavla olsun ki vakit geçsin istiyoruz. Gençlere tavsiyem şudur; kalp kırmasınlar onlar da bu yaşa gelecekler. Çocuklar büyüklerinde ne görürse onlar da büyüdüğünde onu uygular. Yaşlılık bir süreçtir ve bu dünyadan geçip gidilir. İnsanlar gibi bitkiler de hayvanlar da ölür.”
Aktan Önal:

“Ben 10 yıldır buradayım, Lapta Huzurevi’ndeyim. Gençlere tavsiyem; kalp kırmasınlar. Kitap, roman, gazete okusunlar, televizyon seyretsinler. Büyüklerine iyi davransınlar, sohbet etsinler. Biz burada eğlence olduğunda güzel vakit geçiriyoruz. Telefonum yok, telefon ve saatim olsun isterim.”
Nizamettin Nazif Çetinalp:

“Ben 1945’te Denizli Acıpayam’da doğdum. 1974’te de KKTC’ye geldim. Evlendim burada kaldım. İnşaat teknisyeniydim. 10 aydır Lapta Huzurevi’ndeyim. Çocuklarım burada yaşıyorlar ama çalıştıkları için evde bana bakabilecek biri yok. O yüzden buraya geçici olarak geldim. Bir miras mahkemem var, mahkeme bitinceye kadar burada kalmaya devam edeceğim. Çocuklarım her hafta geliyor, bazen onların yanına gidiyorum çocuklarımın evinde kalıyorum.
Ben 51 yıldır buradayım görüyorum ki gençlik eski gençlik değil. Şimdikiler ailelerini saymıyorlar. Kendi kafalarına göre davranıyor. Aile uyumu yok, bunu görmek beni üzüyor.”




















Yorumlar kapalı.