Ünlü tiyatro sanatçısı Bennu Yıldırımlar:
“Sanat, hem sanatın daha çok gelişmesi hem de sanatla birlikte toplumun gelişmesi için yapılmalıdır. İçinde bulunduğunuz topluma bir şeyler verebiliyorsanız, toplumun hayatı sorgulamasına neden olabiliyorsanız işinizi doğru yapıyorsunuz demektir. Sanat, hayatı her zaman daha anlamlı kılıyor.
Her şeyin adil bir şekilde paylaşılacağı, sınıfsal ayrımların olmayacağı bir dünya yaratmak isterdim.”
Pınar SAVUN-İstanbul
Bennu Yıldırımlar, Türkiye’nin çok değerli ve büyük sanatçılarından. Onu birçok insan gibi ben de her zaman beğenerek, büyük bir hayranlıkla izlerim. Yaprak Dökümü’nde Fikret karakteriyle oyunculuğu zihinlerde yer eden Yıldırımlar, tiyatro sahnesinde de izleyenleri büyülüyor. Yıldırımlar, Umutsuz Ev Kadınları, Gönül İşleri, Kadın gibi öne çıkan dizilerin yanı sıra 35’i aşkın dizi ve filmde de önemli roller aldı. Birçok ödülü bulunan Yıldırımlar, bu aralar yakında NOW TV’de başlayacak Aşk, Evlilik, Boşanma adlı dizinin seti ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları arasında mekik dokuyor. Kendisiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tiyatrolarında sahneye koydukları Moliere’in Tartuffe adlı oyunun öncesinde Üsküdar’daki Müsahipzade Celal Sahnesi kulisinde buluştuk ve çok samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Yıldırımlar çok mütevazı, samimi, içten ve eğlenceli birisi. Röportajımız boyunca bol bol güldük. Bennu Hanım’ın davetiyle röportaj sonrasında sahneye koydukları Tartuffe oyununu büyük bir beğeniyle izledim. Gerçek bir sanatçı ile geçirdiğim bu özel günü hep gülümseyerek hatırlayacağım. Bennu Hanım iki kez Kıbrıs’a gelmiş. Kendisiyle en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere sözleşerek ayrıldık. Gelin bu değerli sanatçı ile yaptığımız keyifli sohbeti birlikte okuyalım.

“Sanat hayatım planlı başlamadı”
Pınar Savun: Sanat yolculuğunuz nasıl başladı, planlı mıydı yoksa hayat mı sizi buraya getirdi?
Bennu Yıldırımlar: Planlı değildi. Benim hayatım hep bir deneme içerisinde geçti. Erenköy Kız Lisesi mezunuyum. İyi bir liseydi ve hâlâ öyle. Kız liselerinde çok fazla tiyatro faaliyeti olmuyor. Lise son sınıfta acaba tiyatro olabilir mi diye düşündüm. Ailemde tiyatroya karşı bir olumsuz duruş yoktu. Bir deneme olabilir mi diye yola çıktım. Belediye Konservatuarına girmeye karar verdim. Belediye Konservatuarına devam ederken bir yandan da üniversiteye gidilebilinirdi. 30 kişilik bir hazırlık sınıfında bu yolculuğa başladım. Ben hazırlık okumadan direkt birinci sınıfına alındım. Bu arada üniversitede de Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümüne de başladım. İki okula birden gidiyordum. Bir süre sonra bu bana zor geldi. İki yıl sonra Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümünü bıraktım. İki üniversitede devam mecburiyeti de olduğu için bunları birlikte yürütemedim. Konservatuvara odaklandım ve oradan mezun oldum.
Pınar Savun: Size dışarıdan baktığım zaman dingin, kabulü geniş, bütünsel düşünen ve dürtüsel davranmayan ve bundan dolayı da çok fazla yanlış karar vermeyen birini görüyorum. Gerçekten böyle misiniz?
Bennu Yıldırımlar: Herkesin dışarıya yansıttığı bir görünüşü ve yüzü vardır ama dinginliği seçtiğim doğrudur. Her şeyi bir mantık süzgecinden geçirmeyi severim. Fevri olmamaya çalışırım, çevremdekileri kırmamaya, üzmemeye özen gösteririm. Düşünüp, empatiyi sağlamağa çalışırım.
Pınar Savun: Fazla düşünceli olmak, empati yapmak, karşınızdakini kırmamaya çalışmak çok duyarlı ve insani tutumlar. Ama insan bazen hayatta karşındakilerden aynı duyarlılığı görmeyebiliyor. Bu da üzücü ve kırıcı olabiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bennu Yıldırımlar: Kendinizi bu şekilde geliştirdiğiniz ve aileden de böyle gördüğünüz zaman hayat içerisinde farklı durumlarla karşılaştığınız zaman kırılabiliyorsunuz. Ben kırılganım diye dünya değişmeyecek. Ama ben ailemden aldığım öğreti ile ince düşünceli bir insanım ve hayatıma bu şekilde devam ediyorum.
Pınar Savun: Sizce sanat için mi halk için mi sanat yapılmalı?
Bennu Yıldırımlar: Bence her ikisi de. Sanat hem sanatın daha çok gelişmesi hem de sanatla birlikte toplumun gelişmesi önemlidir. İçinde bulunduğunuz topluma bir şeyler verebiliyorsanız, sorgulamalarına neden olabiliyorsanız işinizi doğru yapıyorsunuz demektir. Sanat hayatı her zaman daha anlamlı kılıyor.
“Tiyatro bana daha iyi geliyor”
Pınar Savun: Tiyatro mu diziler mi?
Bennu Yıldırımlar: Hepsinin temelinde oyunculuk var ama ben tiyatrodan gelme olduğum için tiyatro bana daha iyi geliyor. Bunu diğerleri daha kötü diye söylemiyorum. Tiyatroda seyirci ile doğrudan bir iletişim ve paylaşım olduğu için tiyatroyu daha çok seviyorum. Tiyatroda algılarınız daha açık oluyor. Tiyatro bir spor gibidir ve ara verdiğinizde başlarken zorlanırsınız. Tiyatroda devamlılık çok önemlidir. Sürekli egzersizler yapmalısınız.
Pınar Savun: Sizce gençler meslek seçerken neye dikkat etmeli?
Bennu Yıldırımlar: Eskiden olsa daha mutlu olabilecekleri bir mesleği seçmelerini önerirdim ama şimdi yeni gelişen dünya sisteminde meslek seçerken hem kendi ayakları üzerinde durabilecekleri hem de kendi hobilerine yer verebilecekleri bir meslek seçmelerini öneriyorum.

Pınar Savun: Tiyatroyu seçmelerini önerir misiniz?
Bennu Yıldırımlar: Tiyatro çok zevkli bir şeydir. Tiyatroyu sağlığınız elverdiği sürece yaşınız ne olursa olsun yapmaya devam edebilirsiniz. Tiyatroculuk öyle bir meslek.
Pınar Savun: Sanatçı olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?
Bennu Yıldırımlar: Araştırmayı ve sorgulamayı seven biriyim. Küçük yaşlarımda arkeolog olmak isterdim.
Pınar Savun: En son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptınız?
Bennu Yıldırımlar: Yeni dizi için geçenlerde İstanbul’un hemen yanında olan Anadolu yakasının en uç noktalarından biri olan Poyraz Köy’e gittim. Orayı çok beğendim. Hoş bir kasaba. Bize o kadar yakın bir yer olmasına rağmen ilk kez gittim ve çok beğendim.
Pınar Savun: Hayatınızı değiştiren bir şeyi bizimle paylaşır mısınız?
Bennu Yıldırımlar: Anne olmak.
Pınar Savun: Dünyada bir şeyi değiştirme gücünüz olsaydı bu ne olurdu?
Bennu Yıldırımlar: Her şeyin adil bir şekilde paylaşılacağı, sınıfsal ayrımların olmayacağı bir dünya yaratmak isterdim.

“Sevgi çok özel bir şey”
Pınar Savun: Kendinizi en çok nereye ait hissedersiniz?
Bennu Yıldırımlar: İstanbul Büyükada. Orayı çok seviyorum. Orada zaman benim için durmuş gibidir. Büyükada benim için her zaman özel, nefes aldığım, istediğim gibi sokaklarında rahat rahat yürüdüğüm, yürürken kulağımda müzikler çalıyor gibi hissettiğim bir yer. Büyükada korunması gereken bir yer.
Pınar Savun: Sevginizi nasıl gösterirsiniz?
Bennu Yıldırımlar: İlgilenerek. Arar sorarım, dokunmayı, sarılmayı da çok severim. Dostlarımı her zaman korur ve kollarım. Sevgi çok özel bir şey.
Pınar Savun: Hep istediğiniz ve bugüne kadar yapamadığınız ne var?
Bennu Yıldırımlar: Çocukluğumdan beri çok istediğim ama bugüne kadar yapamadığım şey dünyayı dolaşmaktır.
Pınar Savun: Doğup, büyüyeceğiniz yeri seçme şansınız olsaydı bu neresi olurdu?
Bennu Yıldırımlar: Yine İstanbul olurdu. Kendimi İstanbul’a çok ait hissediyorum.
Pınar Savun: Ailenizden aldığınız hangi özellikle gurur duyuyorsunuz?
Bennu Yıldırımlar: Her şeyi vaktinde ödemek. Ben vergisini gününde ödeyen dürüst bir vatandaşım (gülüşmeler).
Pınar Savun: Çocukluğunuza dair unutamadığınız bir anınız var mı?
Bennu Yıldırımlar: Dedemle birlikte geçirdiğim zamanları unutamam. Onunla birlikte Büyükada’ya gidişlerimizi, orada faytona binmemizi unutmam. Bir de bana Sümerkbank’tan aldığı ayakkabıyı unutmam. O ayakkabıyı çok sevmiştim. Onun aldığı o ayakkabı bana çok özel gelmişti.

Pınar Savun: En son aldığınız en önemli karar neydi?
Bennu Yıldırımlar: Hayatı daha sakin algılamaya çalışmak.
Pınar Savun: Sizin için en önemli özgürlük nedir?
Bennu Yıldırımlar: Sakince oturmak.
Pınar Savun: Sizi ne kızdırır?
Bennu Yıldırımlar: Saygısızlık.
“Kendimi sürekli sorgularım”
Pınar Savun: Sizi en çok ne mutlu eder?
Bennu Yıldırımlar: Paylaşmak.
Pınar Savun: Sizce bir insanı değerli kılan nedir?
Bennu Yıldırımlar: Saygı, sevgi çerçevesinde yaşamak ve başkalarının hayatına müdahale etmemek.
Pınar Savun: Eleştiriye açık mısınız?
Bennu Yıldırımlar: Yakın arkadaşlarımın eleştirilerini dikkate alıp değerlendiririm. Eleştiriye kapalı biri değilim. Ben zaten kendimi sürekli sorgulayan bir insanım.
Pınar Savun: Repliklerinizi ezberlerken ne yapıyorsunuz?
Bennu Yıldırımlar: Mantığını oturtarak ezber yapıyorum. Görsel hafızam çok iyidir.

Pınar Savun: Tiyatroda sahnede rolünüzü unuttuğunuzda ne yapıyorsunuz?
Bennu Yıldırımlar: Çok yakın şeyler söyleyerek devam ediyorum.
Pınar Savun: Sahnede unutamadığınız bir anınız var mı?
Bennu Yıldırımlar: Arka Bahçe’de adlı bir oyun oynuyorduk, Erol Keskin o oyunda bir sahnede bize votka ikram ediyor ama aslında bardaklarda su var. O gece bardaklara su yerine votka koymuş ondan beklemediğimiz bir şeydi bu. Bardağı aldım ağzıma götürünce bunun alkollü bir içecek olduğunu anladım ama yapacak bir şey yoktu. Bize bir nisan şakası yapmıştı.
“Sağlık çok önemli”
Pınar Savun: Hayat içerisinde iyi olma halinizi nasıl koruyorsunuz?
Bennu Yıldırımlar: Sağlıklı olmak çok önemlidir. Sağlıklı olma halimi korumaya çalışırım.
Pınar Savun: Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?
Bennu Yıldırımlar: Arkadaşlarımla buluşarak, onlarla zaman geçirerek.
Pınar Savun: Günlük hayatınızda yapmak isteyip de yapamadığınız ne var?
Bennu Yıldırımlar: İstanbul’u vakit buldukça yürüyerek bir rehber eşliğinde gezmek isterim.

Pınar Savun: Eşiniz Bülent Emin Yarar ve kızınız Ada Yarar da sanatçı. 3 sanatçı aynı evde yaşıyorsunuz. Ev ortamınızı bir tiyatro sahnesi gibi değerlendirirsek türü ne olurdu?
Bennu Yıldırımlar: Herkes tiyatro yaptığı için bizim ev tiyatro sahnesi gibi değildir. Evde hep bir koşuşturmaca vardır. Kahvaltı ve yemeklerde mutlaka bir araya gelmeye çalışırız.
Pınar Savun: Bir hayat sloganınız var mı?
Bennu Yıldırımlar: Her şeye rağmen devam.
Pınar Savun: Size desek ki sırt çantanızı alınız şu an sizi gitmek istediğiniz bir yere gönderiyoruz. Nereye gitmek istersiniz?
Bennu Yıldırımlar: Şu anda gidemem sorumluluklarım var. Bugün iki oyunum var onları bitireyim de öyle. Arkadaşlara ayıp olur. (Gülüşmeler) Gece gitsem olur mu?
Pınar Savun: Olur, nereye gitmek istersiniz?
Bennu Yıldırımlar: Moskova’dan trenle Sibirya’ya doğru gitmek isterdim. Küba’ya gitmek isterim.
Pınar Savun: Bir aylık ömrünüz kaldı deseler neye pişman olurdunuz?
Bennu Yıldırımlar: Dünyayı yeterince gezemediğime.















Yorumlar kapalı.