Türkan Şoray: KKTC’nin tanınmasını herkesten çok istiyorum



featured


Kıbrıs’a ilk kez 1974 Barış Harekatı sonrası askerlere moral için gelen ‘Türk sinemasının sultanı’ Türkan Şoray, 50 yıl sonra yeniden aramızdaydı. Ünlü sanatçı, KIBRIS’a özel açıklamalarda bulundu:

 

 Girne Amerikan Üniversitesi’nin davetlisi olarak Kıbrıs’a gelen ünlü sanatçı Türkan Şoray, KKTC’ye uygulanan ambargo ve izolasyonların sanat alanını da olumsuz etkilediğine değindi. Şoray, “KKTC’nin tanınmasını herkesten çok istiyorum.. Sanata ve sinemaya gönül verenler bu yoldan asla vazgeçmesin” mesajı verdi.

 

Emine Gül ÖZER

Girne Amerikan Üniversitesi’nin 40. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Kıbrıs’a gelen Türkan Şoray, KIBRIS gazetesine özel, samimi açıklamalarda bulundu.

En son 1974 Barış Harekatı savaşı sonrası askerlere moral olması için Kıbrıs’a gelen ünlü sanatçı, “O dönem verilen mücadeleyi hep Türkiye’de takip ediyorduk, Türk halkı olarak çok üzülüyorduk.. Adadan geri dönerken, bu zulümler, savaşlar bitsin, her şey güzel olsun diye dua etmiştim” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin içinde bulunduğu ambargolardan ve izolasyonların sanatı ve sanatçıyı olumsuz etkilediğine dikkat çeken Türkan Şoray, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne haksızlık edildiğini ifade ederek, “Tanınmasını herkesten çok istiyorum.. Sanata ve sinemaya gönül verenler bu yoldan vazgeçmesin” mesajı verdi.

Kendi özel yaşantısına dair de soruları yanıtsız bırakmayan Türk sinemasının efsanevi ismi, sektöre erken yaşta girmesinin kendisine getirilerini aktardı, yarım asrı aşan sanat yaşamının pencerelerini araladı…

“Artık çağımıza uygun filmler çekiliyor”

   Türk sinemasının efsanevi ismi Türkan Şoray, şu an ki sinema sektörünü değerlendirerek, sektörde çok farklılıklar olduğunu belirtti. “Benim film çevirdiğim dönemlerdeki Türk filmleriyle, şimdi çekilen Türk filmleri çok farklı. Çünkü zaman, anlayış, yaşam, koşullar her şey değişti.” diyerek, bu ifadelerine açıklık getirdi:

“Bütün bu farklılıklar yapılan filmlere yansıyor. Yıllar önce yapılan filmler daha duygusal, daha dostluk, sevgi, ölümsüz aşklar anlatılıyordu. Bu dönemde çekilen filmler ise çağımızda ne yaşanıyorsa onlar anlatılıyor. Daha çok duygusallıktan yoksun.. Şimdi daha çok insanların iç dünyaları, iç karakterlerin çelişkileri ön planda. Günümüz insanı anlatılıyor artık, insanlar ne kadar mutlu onu da bilemiyorum. Tüm bunlar sinemaya yansıyor. Sinema dili de çok değişti. Dünya çapında filmler yapıyoruz, dünya çapında yönetmenlerimiz var artık. Benim film çevirdiğim yıllarda Türk sineması daha dışarıda tanınmıyordu, böyle bir girişim yoktu. Son  yıllarda artık Türk sineması bu deniliyor. Gurur duyuyoruz. Şu an dijitalleşme var. Kısacası artık çağımıza uygun filmler çekiliyor.”

 

“Sürekli yıldızı parlayanlar sektörü ciddiye alanlardır”

Türk dizi ve filmleri günümüz çağına ayak uydurmaya devam ederken, dijitalleşen sektörde oyuncu yelpazesi de her geçen gün genişliyor.. ‘İzlediği film ve dizileri baz aldığında, yeni jenerasyondan hangi oyuncunun oyunculuğu beğeniyorsunuz?’ Sorusu üzerine açıklamalarda bulunan Şoray, şunları kaydetti:

“Biraz klasik olacak belki ama yeni dönem oyuncuların hepsi çok heyecanlı.. Yeni oyuncu o kadar çok ki, sayısız.. Onların içerisinde kalıcı olacak olan, bu işi çok sevenler ve ciddiye alanlar olacak. Onun dışında bir bakıyoruz yıldızı bir parlıyor bir sönüyor. Böyle çok var. Sürekli parlayanlar da demek ki bu mesleği ciddiye alanlar..”

“Yapa boza öğrendim..”

   15 yaşında başrol, 17 yaşında star, 20 yaşındaysa ‘sultan’ unvanını alan Yeşilçam’ın gözdesi Türkan Şoray, sinema sektörüne erken yaşta girmenin avantajları ve dezavantajlarını ise şu sözlerle aktardı:

“Erken yaşta sinemaya başlamanın dezavantajı oldu çünkü çok erken yaşta sinema sanatının ne olduğunu bilmeden sinemaya başladım. Giderek sinemayı öğrenmeye başladığım için, ilk filmlerimde bocalama vardı. Ben bunu hissediyorum, seyirci o kadar hoş görülü ki, belki hissetti ama hoşgörülü davrandı. Bir yandan iyi oldu yapa boza öğrendim. Usta – çırak ilişkisi.. Ama daha ileri yaşlarda sinemaya bilerek ve sinema okuluna giderek başlasaydım acaba daha mı iyi olurdu? Sorusunu zaman zaman kendime sorarım…”

 

“Yaşamı sevmek insanı genç ve güzel tutuyor”

Sinema sektörünün içerisine girdiğinde zaman zaman mobinglere maruz kaldığını aktaran Şoray, “Erkek egemen bir sinema sektörü olduğu için, zaman zaman mobinge maruz kaldım.. Ama kadınlara mahsus bir güç vardır ya, o anlarda o devreye girdi sanırım.. Kimse benimle baş edemedi.” ifadelerini kullandı.

Dillere destan güzelliği ile nam salan Şoray, bu güzelliğini nasıl koruduğunu ise, şu ifadelerle aktardı;

“Ben kendimi hiç beğenmem aslında, normal güzellikte bir insanım.. Erken uyuyorum, gereken cilt bakımlarımı yapıyorum, sporumu yapıyorum, açık havayı çok severim herhalde bunlar etken oluyor. Yaşama çok bağlıyım, yaşamı seviyorum. Her şeyden önce yaşamı sevmek insanı genç ve güzel tutuyor herhalde, bir de insanları çok seviyorum.. Kalbimin güzelliği yüzüme vurdu sanırım…”

“Kıbrıs Türkü’nün yaşadıkları beni çok çok üzüyordu”

   1974 savaşı sonrasında, askerlere moral olması açısından adaya gelen Türkan Şoray, o günleri ve hissettiklerini, “Burada yaşanan acıları, “. Ben de onlardan biri olarak burada Kıbrıs Türkü’nün yaşadıkları beni çok çok üzüyordu.. buraya geldiğim zaman bizzat buradaki Türklerle konuştum, mümkün olduğu kadar moral vermeye çalıştım elimden geldiği kadar. Ve adadan üzgün ve dileklerimle ayrıldım.. ‘inşallah burada bu savaşlar, zulümler biter, her şey güzel olur’ diyerek gittim..” ifadeleriyle özetledi.

Çıkartmadan sonra Kıbrıs’ın özgürleşmesi ve bağımsızlaşmasının kendisini son derece sevindirdiğini vurgulayan Şoray, 50 yıl sonra Kıbrıs’a gelmesi hakkında ise, şunları söyledi;

“Ben buraya çok daha önce gelmek istiyordum, bir türlü fırsat olmadı. Geçen sene gelecektim, pek çok hazırlıkta yaptım buradaki şehit aileleriyle buluşacaktım. O benim içimde çok uhte kaldı.. Gelmeme çok az kala bir zaatüre geçirdim.. doktorum gelmeme izin vermediği için gelemedim.. Girne Amerikan Üniversitesi’nin davetiyle, bugüne nasip oldu..”

 

“KKTC’nin tanınmasını herkesten çok istiyorum”

   Türkan Şoray’a Kıbrıs özelinde de sorular yönelttik.. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan izolasyon ve ambargolar yüzünden buradaki sanatçıların isimlerini dünyada duyurmalarında sıkıntılar yaşamaları konusunda değerlendirmede bulunan Türkan Şoray,   “Bu tamamen devletler arası bir ilişkiler durumu. Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada, her ülkede tanınması herkesten çok istiyorum. KKTC’nin izolasyon ve ambargolara maruz kalması bana çok haksızlık geliyor.. Umarım tanındığı haberini ben de sizlerle birlikte alırım. Buradaki yaratıcı sinemacılar da umutlarını kırmasınlar, sinemaya ve sanata devam etsinler. Bu yolda mücadeleyi bırakmasınlar” ifadelerini kullandı.

0
mutlu
Mutlu
7
alk_
Alkış
1
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Türkan Şoray: KKTC’nin tanınmasını herkesten çok istiyorum
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.