Psikolog Ayla KAHRAMAN
Gerçekten de, on binlerce yıllık, bilim ve felsefe tarihi birikimine rağmen, insan kendini anlayabilmiş değildir.
Bununla beraber, kişi, yaşam yolunun her hangi bir durağında, kendini değiştirmek, geliştirmek, iyileştirmek veya anlamak isteyebilir.
Gerçek değişme ve iyileşme; tatlı şırıngalar kullanan hazır cevap çözümlerden daha farklı yöntemlere ihtiyaç duyar.
Hazır cevap yöntemler, kolaycı ve çekicidirler ancak yeterince faydalı değildirler.
Sıra sıra dizilmiş, sonsuz miktarda tatlı şırıngalar, gerçek hayatın gerçek acılarını çözmede yetersiz kalırlar.
Tatlı şırıngalar, çatlakları bir süreliğine yapıştırır ve hiç beklenmedik bir anda paramparça olmayı engelleyemezler.
Kimi zaman bir duygu tüccarının dilinde, kimi zaman çok satan bir kitabın içindedirler. Felsefeyi, psikolojiyi ve diğer insan bilimlerinin yüzeysel, genellenmiş verilerini enjekte edebilirler. Doğru, uygulanabilir ve iyi görünebilirler. Ancak, “yüreğinin götürdüğü yere git” önermesindeki gibi, yürek her zaman kendi doğrularını anlayamayabilir. İnsanın kendini görmesi, anlaması, iyileştirmesi sürecine; yürek hazır olmayabilir. Hazır olmayan yürek kişiyi ve onun için önemi olanları yok edebilecek adımların atılmasına aracı olabilir.
İnsanın iyileşme, kendini bilme, anlama sürecinde karşısına çıkan kolaycı yöntemlere kapılması, medet umması anlaşılabilir. İyi hissetmek, çok değerli bir duygu durumudur, çünkü. Kişi, her şeyin yolunda olduğuna, kendini inandırmayı da başarabilir. Ancak, beklenmedik bir anda veya hortlayan bir hatırada her şey dibe vurabilir. Kişi enkaz altında kalabilir.
Bu nedenle, kendimizi iyileştirmeyi öğrenmek gerek. Bizi neyin, neden yaraladığını; iyileşmek için gerçekten hangi koşullara ihtiyaç duyduğumuzu kavramak gerek. Kavrayış, önemli bir adımdır. Hedefi belirlememize ve ona ulaşacak yolları düşünmeye başlamamıza imkan tanır.
Yaraların iyileşmesi için, insanın kendine dönmesi, kendini anlaması çok değerli bir aşamadır. Yaşanan acıların, örselenmelerin kaynağı çoğu zaman bizim dışımızda bir yerlerdedir. Buna rağmen, önce kendimizi anlamak, yorumlamak; bize olan bitene, bizden bir cevap vermek gereklidir.
Ezberci çözümlerin, günah keçisi arayışların rol oynamadığı bir iyileşme süreci, sancılarla dolu olsa da, gerçek bir iyileşmeyi vaat edebilecek güçtedir.



















Yorumlar kapalı.