Sosyal konut ve kredi olanakları gelişmeli!



featured


KKTC’de vatandaşların konut alması mevcut ekonomik şartlarda git gide daha zor bir hal alıyor. Sektör temsilcileri iki önemli noktaya dikkat çekerek, adım atılmasını talep ediyor:

 

“Mortgage sistemi hayat bulmalı”…  Emlakçılar Birliği yöneticisi Hüseyin Sadeghi, inşaat ve arsa maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını belirterek, konut fiyatlarının pahalı olduğunu ve bunun yerli vatandaşların ev sahibi olmasını zorlaştırdığını ifade etti. Sadeghi, gelişmiş ülkelerde uygulanan uzun vadeli mortgage sistemlerine geçilmesinin Kuzey Kıbrıs için artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.


“Bürokratik süreç hızlandırılmalı”…
İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Gürcafer, başlatılan sosyal konut projelerinin hızlandırılması gerektiğini kaydetti. Güzelyurt’ta sosyal konut projesinin başladığını, Alayköy, Karpaz, Gazimağusa ve Mesarya bölgeleriyle ilgili proje çalışmalarının devam ettiğini belirten Gürcafer, altyapının hazır olduğunu ve bürokrasinin süreci hızlandırması gerektiğini söyledi.

 

Candan MERT

Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği(KTMB) Başkanı Cafer Gürcafer ile Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği(KTEB) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi, Kıbrıs muhabirine yaptıkları açıklamalarında Kuzey Kıbrıs’ta konut sektöründe yaşanan sorunları, talep eğilimlerini ve çözüm önerilerini değerlendirdi.
Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, konut maliyetlerindeki artışın temel nedeninin arazi fiyatları olduğunu vurguladı. Gürcafer, pandemi sonrası dönemde beton, demir ve alüminyum gibi inşaat malzemelerinde döviz bazında artışlar yaşandığını ancak konut maliyetlerini asıl yukarı çeken unsurun arazi fiyatlarındaki aşırı yükseliş olduğunu söyledi. Arazi maliyetlerinin konut fiyatlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Gürcafer, bu artışın sektör üzerinde ciddi baskı yarattığını belirtti.

 

Gürcafer: Ev sahipliği için sosyal konut şart

Yeni projelere yönelik talebin hangi bölgelerde yoğunlaştığına da değinen Gürcafer, Esentepe, Tatlısu, Girne, Lefkoşa ve İskele bölgelerinin hâlâ en çok talep gören bölgeler olduğunu söyledi. Gürcafer, Kuzey Sahil Yolu hattının genel olarak talebini koruduğunu ifade etti.
Konut alıcı profiline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürcafer, piyasada ağırlıklı olarak gelir düzeyi yüksek kişilerin alım yaptığını belirtti. Yerli vatandaşlardan da talep olduğunu ancak mevcut koşullarda dar gelirli kesimin konuta erişiminin çok zor olduğunu vurgulayan Gürcafer, çözümün sosyal konut projelerinde olduğunu söyledi. Gürcafer, sosyal konut olmadan dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Asıl sorunun yalnızca maliyet artışları değil, insanların alım gücünün ciddi şekilde düşmesi olduğuna dikkat çeken Gürcafer, konut fiyatlarının sadece Kuzey Kıbrıs’ta değil, Avrupa ülkelerinde de yüksek olduğunu ancak bu ülkelerde gelir seviyesinin yüksek, kredi koşullarının ise çok daha avantajlı olduğunu söyledi. Gürcafer, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sayesinde insanların konut sahibi olabildiğini, Kuzey Kıbrıs’ta ise düşük gelir, yüksek faiz ve kısa vadeli kredi koşullarının konut edinimini zorlaştırdığını kaydetti.

 

“Bürokrasi, konut sürecini hızlandırmalı”

Bu noktada devletin anayasal sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Gürcafer, sosyal konut projelerinin hayata geçirilmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti. Gürcafer, Güzelyurt’ta sosyal konut projesinin başladığını, Alayköy, Karpaz, Gazimağusa ve Mesarya bölgeleriyle ilgili proje çalışmalarının devam ettiğini belirterek, altyapının hazır olduğunu ve bürokrasinin süreci hızlandırması gerektiğini söyledi.

 

Sadeghi: Fiyatlar ve banka faizleri çok yüksek

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği(KTEB) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi ise yeni konut projelerinin yoğunlaştığı bölgeler ve alıcı profiline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sadeghi, projelerin ağırlıklı olarak İskele ve Girne bölgelerinde, özellikle Esentepe ve Tatlısu hattında yoğunlaştığını, Lapta’nın Karşıyaka olarak adlandırılan bölgelerinde de projeler bulunduğunu ifade etti. Lefkoşa’da ise Alayköy ve Balıkesir bölgelerinde projelerin öne çıktığını belirten Sadeghi, projelerin genel olarak bu bölgelerde başladığını ve devam ettiğini söyledi.
Ekonomik koşulların konut alım gücünü doğrudan etkilediğini belirten Sadeghi, son iki yılda KKTC vatandaşlarının konut satın alma gücünde ciddi bir düşüş yaşandığını vurguladı. Fiyatların yükselmesi ve banka faizlerinin yüksek olması nedeniyle KKTC vatandaşlarının satın alma gücünün bariz şekilde gerilediğini ifade eden Sadeghi, bu durumun vatandaşların tercihlerine de yansıdığını söyledi.
Sadeghi, KKTC vatandaşlarının daha çok kırsal bölgelerde yeni açılan arsa ve arazilere yöneldiğini, uygun fiyatlı arsa alarak ilerleyen süreçte birikim yapmayı ve zamanla konut inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Bazı vatandaşların ise daha ekonomik bölgelerde yapılan apartman dairelerini tercih ettiğini kaydeden Sadeghi, özellikle Lefkoşa’nın bazı bölgelerinde fiyatların çok yükselmesi nedeniyle yerli vatandaşların bu alanlarda konut satın almakta ciddi şekilde zorlandığını vurguladı.

 

“30-35 yıllık kredi sistemi getirilmeli”

Pandemi sonrası dönemde dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da inşaat ve arsa maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını belirten Sadeghi, bu artışların konut fiyatlarına yansıdığını ve yerli vatandaşların ev sahibi olmasını zorlaştırdığını ifade etti. Sadeghi, gelişmiş ülkelerde uygulanan uzun vadeli mortgage sistemlerine geçilmesinin Kuzey Kıbrıs için artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
30–35 yıl vadeli bir konut finansman modelinin hayata geçirilmesi halinde vatandaşların daha düşük peşinatlarla ev sahibi olabileceğini belirten Sadeghi, uzun vade sayesinde aylık taksitlerin de ödenebilir seviyelere ineceğini kaydetti. Sadeghi, mevcut durumda bankaların sunduğu 5 ila 10 yıllık kredilerin yeterli olmadığını ifade etti.
Uzun vadeli mortgage sisteminin yalnızca bireyleri değil, ekonomiyi de rahatlatacağını belirten Sadeghi, piyasada biriken satılamayan konut stokunun eritilmesinin sektörün yeniden canlanmasına katkı sağlayacağını söyledi. Gayrimenkul sektörünün inşaattan mobilyaya, bankacılıktan istihdama kadar birçok alanı doğrudan etkileyen lokomotif bir sektör olduğuna dikkat çeken Sadeghi, bu alanda atılacak her doğru adımın ülke ekonomisine pozitif katkı sağlayacağını vurguladı.

1
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Sosyal konut ve kredi olanakları gelişmeli!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.