Rakamlar arasında uçurum var



featured


Yeni asgari ücret için pazarlıklar devam ederken, gerek işçi gerekse işveren tarafı, İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamları hedef aldı.

“Gıdada hayat pahalılığı yüzde 22”… İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, “İstatistik Kurumu hayat pahalılığını hesaplarken uçak bileti ücreti, özel okul ücreti, avokado gibi kalemlerin de yer aldığı 2 bine yakın ürüne bakıyor; ancak biz asgari ücreti belirliyoruz. Bu nedenle asgari harcamaları hesaplayıp asgari ücret masasına getirmemiz gerekiyor. Buna yönelik bir eksiklik var. Gıda harcamasında meydana gelecek hayat pahalılığı yüzde 22’dir” dedi.

“Yılın ilk asgari ücreti için yüzde 50 artış şart”… HÜR-İŞ Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu, kasım içerisinde elektriğe yüzde 15 artış yapılmasına ve sonrasında başta temel gıda ürünleri olmak üzere birçok ürüne zam gelmesine rağmen kasım dönemi hayat pahalılığının yüzde 4,42 olarak açıklanmasını eleştirdi. Serdaroğlu, “Denildiği gibi yılın ilk asgari ücreti belirlenecekse bu rakamın yüzde 50 artış şeklinde olması gerekir” ifadelerine yer verdi.

Cemre CEMALİ

Ülkemizde iğneden ipliğe her geçen gün artan fiyatlar ve pahalılığa ek olarak dövizin önlenemeyen yükselişi yaşamı daha zor bir hale getiriyor.

Asgari ücretin hızla değer kaybetmesinden en çok da asgari ücretliler etkileniyor ve asgari ücretle ev geçindirmeye çalışanları çıkmaza sürüklüyor.

Öte yandan, İstatistik Kurumu kasım ayı hayat pahalılığını yüzde 4.42 olarak açıkladı.

Buna göre, bir önceki yılın aralık ayına göre, yüzde 74,16 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 81,99 değişim kaydedilirken, sendika temsilcileri bu rakamların asgari ücret masasına nasıl yansıyacağını KIBRIS’a değerlendirdi.

İşverenler Sendikası Başkan Yardımcısı Metin Arhun, İstatistik Kurumu’nun genel hayat pahalılığı ile ilgili hesaplamalar yaptığını ve hayat pahalılığını hesaplarken 2 bin kaleme yakın ürüne baktığını söyleyerek, asgari ücret masasına gelmesi gereken rakamın zaruri gıda harcamaları olması gerektiğini ifade etti.

Arhun, ocakta asgari ücret belirlendiğinde bürüt rakamın 600 sterlin olduğunu hatırlatarak, “Duruşumuz enflasyondan dolayı maaşlardaki kayıpların ortadan kaldırılması olduğuna göre, bizce en doğrusu ocakta sterlin olarak belirlenmiş asgari ücreti bugüne taşımaktır” dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçi tarafını temsil eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (HÜR-İŞ) Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu da asgari ücretlinin döviz bürosundan sterlin alma derdi olmadığını, geçinme ile ilgili derdi olduğuna dikkat çekti.

Serdaroğlu, “Biz ocak ayında aldığımız ekmek sayısı kadar şu an aynı sayıda ekmek alamıyoruz, derdimiz budur” diyerek asgari ücretlinin derdinin rakamlarda değil elindeki rakamla dışarıda ne alabildiğinde olduğuna işaret etti.

Arhun: İlk kez yoksulluk sınırına da bakılacak

Metin Arhun,  asgari ücret saptama komisyonunun ikinci kez toplanacağı zaman İstatistik Kurumu tarafından kasım enflasyon rakamının da masaya getirileceğini ifade ederek, “O rakam da dikkate alınır; ancak yasaya göre asgari ücret sadece hayat pahalılığına bakılarak belirlenmiyor” dedi.

Döviz kuru, ülkedeki genel ekonomik durum ve bir ailenin aylık gıda giderine bakıldığı gibi İstatistik Kurumu’ndan da yoksulluk sınırı ile ilgili rakamları talep ettiklerini kaydeden Arhun, ilk kez yoksulluk sınırına da bakılacağını belirtti.

Arhun, yoksulluk sınırından kast edilenin sadece gıda harcamaları olmadığını; temizlik, kırtasiye gibi bir ailenin her ay yaptığı zaruri harcamaları da ilave ederek bakacaklarını söyleyerek “Tabiî bu hesaplamalar dört kişiye göre olmayacak, bizde bir aile 2.7 kişiden oluşuyor” dedi.

İstatistik Kurumu’nun çalışmalarının sağlıklı olmadığı yönünde geçtiğimiz ay işçi tarafının kurum önünde eylem yaptığını hatırlatan Arhun şöyle devam etti:

   “Bizim de şikâyetimiz var. İstatistik Kurumu’nun yaptığı hesaplamalar asgari ücrete yönelik değil genel hayat pahalılığı ile ilgilidir. Biz işverenler olarak diyoruz ki,  asgari ücret masasına gelmesi gereken zaruri gıda harcamaları yani zaruri ihtiyaçlardır. İstatistik Kurumu hayat pahalılığını hesaplarken uçak bileti ücreti, özel okul ücreti, avokado gibi kalemlerin de yer aldığı 2 bin kaleme yakın ürüne bakıyor; ancak biz asgari ücreti belirliyoruz, bu nedenle asgari harcamaları hesaplayıp asgari ücret masasına getirmemiz gerekiyor. Buna yönelik bir eksiklik var. İstatistik Kurumu’ndan talep ettik umarız getirirler.”

Arhun, geçtiğimiz günlerde asgari ücret saptama komisyonu ile yapılan toplantıda; son asgari ücretten bugüne kadar 4 kişilik bir ailenin gıda harcamasının yüzde 19 arttığının ortaya koyulduğunu söyleyerek “bu ayki hayat pahalılığı da girecek muhtemelen bu rakam yüzde 22 olur. Dolayısıyla gıda harcamasında meydana gelecek olan hayat pahalılığı yüzde 22’dir” şeklinde konuştu.

“11 aylık hayat pahalılığı dikkate alınmalı”

Ocak asgari ücret hesaplanırken aralık da ilave edilerek asgari ücret artışının verildiğini söyleyen Metin Arhun, dolayısıyla yıllık hayat pahalılığı olarak açıklanan yüzde 81,99’un dikkate alınamayacağını söyledi.

Arhun, bu nedenle ocak ayından bu yana İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 11 aylık hayat pahalılığı oranı olan yüzde 74,16’nın dikkate alınması gerektiğinin altını çizerek, temmuzdan bu yana açıklanan hayat pahalılığı oranının da yüzde 40,84 olduğunu kaydetti.

Ocaktan bu yana 11 aylık hayat pahalılığının daha sağlıklı bir rakam olacağını belirten Arhun, nedeninin ise temmuzda belirlenen asgari ücrete yüzde 33,5 hayat pahalılığının verilmesi olduğunu açıkladı.

Arhun, “Vermiş olduğumuz 33,5 rakamının üstüne yüzde 40,84’ü de verirsek bulacağımız rakam başka bir şeydir,  yüzde 74 verirsek başka bir şeydir. Temmuz ayından bu yana ortaya çıkan hayat pahalılığını alırsak verdiğimiz zammın da zammını vermemiz lazım” vurgusu yaparak işverenler olarak en çok itiraz ettikleri konunun da bu olduğunu ifade etti.

“Sterlin olarak belirlenmiş asgari ücret bugüne taşınmalı”

Ocakta asgari ücret belirlendiğinde brüt rakamın 600 sterlin olduğunu belirten Metin Arhun şöyle devam etti:

   “Şu anda 600 sterlin kaç paradır? Burada da farklı hesaplar çıkıyor. Bunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. 600 sterlin karşılığına da bakacağız. Duruşumuz enflasyondan dolayı maaşlardaki kayıpların ortadan kaldırılması olduğuna göre, bizce en doğrusu ocak ayında sterlin olarak belirlenmiş asgari ücreti bugüne taşımaktır”

Serdaroğlu: Rakamların doğruluğu her zaman tartışılıyor

Ahmet Serdaroğlu, kasım içerisinde elektriğe yapılan yüzde 15’lik artış ve sonrasında başta temel gıda ürünleri olmak üzere birçok ürüne zam gelmesine rağmen kasım ayı hayat pahalılığı oranının 4,42 olarak açıklanmasını eleştirerek İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamların doğruluğunun her zaman tartışıldığını belirtti.

Serdaroğlu, daha sağlıklı ve doğru bilgilere ulaşabilmek için İstatistik Kurumu’nun siyaseten yönetilmemesi ve bağımsız bir kurum haline getirilmesi gerektiğini ifade ederek, gerçek enflasyon değerini bilmeyen bir hükümetin devleti yönetemeyeceğini açıkladı.

İstatistik Kurumu tarafından açıklanan resmi rakamlara göre temmuzdan itibaren kasım sonu itibarıyla beş aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 40,84 olarak görüldüğünü belirten Serdaroğlu, “Bizim çağrımız asgari ücreti 1 Aralık itibarıyla belirlemek üzereyken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ‘2024’ün ilk asgari ücretini belirlemek üzere’ toplanıldığını ifade etti. Öyleyse oranı 40,84 konuşmamız mümkün değil. Aralık sonu itibarıyla öngörülen 48,50 üzerinden konuşulması gerekir. Son toplantıda da söylediğim gibi yılın ilk asgari ücreti olacaksa bu rakamı da yuvarlayarak yüzde 50 artış yapılsın” vurgusu yaptı.

“İşverenlerin itirafı dikkate alınmalı”

Ahmet Serdaroğlu, işveren tarafının da temsil ettikleri kesim adına o gün itiraf nitelikli bir açıklaması olduğunu belirterek, Maliye Bakanı’nın açıkladığı 48,50’luk hayat pahalılığı öngörüsünün hemen ardından raflardaki mal ve benzeri ürünlerin etiket fiyatlarının yüzde 50 arttırıldığının altını çizdi.

İşverenlerin yaptığı bu açıklamanın “Bütün fiyatlarımızı çalışanlarımıza yüzde 50 artış gelecekmiş gibi fiyatlarımızı artırdık yani yüzde 50 artışa göre önlemimizi aldık” demek olduğuna dikkat çeken Serdaroğlu, işverenlerin bu açıklamalarının dikkate alınmayarak espri ile geçiştirilebilecek bir açıklama olmadığını kaydetti.

Serdaroğlu, aylar boyunca meydana gelen artışlar karşısında işverenlerin kendilerini bir şekilde koruduğunu, ‘zam’ yaparak bir kaçış ve kurtuluş noktası olduğunu ancak asgari ücretlinin aylardır zamlar altında ezildiğini ifade ederek “Asgari ücretlinin kendi ücretine zam yapma lüksü olmadığı için aylar boyunca bu zamları çektiler. Yani bu bir maaş artışı olmayacak, ödediklerini geri vermiş olacağız” vurgusu yaptı.

Asgari ücretlinin derdi ne alabildiğinde”

Metin Arhun’un, “En doğrusu ocakta sterlin olarak belirlenmiş asgari ücreti bugüne taşımaktır” sözüne karşılık Ahmet Serdaroğlu, asgari ücretlinin döviz bürosundan sterlin alma derdi olmadığını, geçinme ile ilgili derdi olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, “Asgari ücretli o dönem maaşını dövize çevirdiğinde ne alabiliyordu şu an ne alabiliyor ona bakılmalı.  Biz ocak ayında aldığımız ekmek sayısı kadar şu an aynı sayıda ekmek alamıyoruz, derdimiz budur” diyerek, asgari ücretlinin derdinin rakamlarda değil; elindeki rakamla dışarıda ne alabildiğinde olduğunu açıkladı.

0
mutlu
Mutlu
4
alk_
Alkış
1
_zg_n
Üzgün
1
_a_rm_
Şaşırmış
Rakamlar arasında uçurum var

Yorumlar kapalı.