Kupalara ambargo koydu



featured


Sporun her yaşata yapılabileceğine en iyi örneklerden biri olan 72 yaşındaki veteran masa tenisçi Fadıl Olguner, son bir yılda Türkiye’de katıldığı 7 uluslararası turnuvada 7 şampiyonluk almayı başardı

 

Hedef Sırbistan’da kürsüye çıkmak… Yılda 7-8 kez Türkiye’deki turnuvalara gittiğini belirten başarılı masa tenisçimiz Fadıl Olguner, haziran ayında Sırbistan’da, iki yılda bir düzenlenen Avrupa Veteran Şampiyonası’na katılacağını açıkladı. Olguner, “Bir öncekinde ikinci olmuştuk. Bu yıl da hedefim derece almak.” dedi.

 

15 yıl üst üste şampiyonluk… Öğretmenliğe başladığı Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu’nda masa tenisi takımını kuran Olguner, “Ortaokullar arasındaki turnuvalarda 15 yıl üst üste hem kızlarda, hem erkeklerde KKTC şampiyonu olduk. Ülkemiz tarihinde bu ilk ve tektir.” diyerek 57 yıllık masa tenisi yaşantısından kesitler paylaştı.

 

Cemre CEMALİ

 

   Emekli İngilizce öğretmeni olan 72 yaşındaki Fadıl Olguner, 15 yaşında başladığı masa tenisi sporunu 57 yıldır aralıksız sürdürüyor.

1968 yılında masa tenisine, 1980 yılında ise antrenörlüğe başlayan Olguner, şimdiye kadar 50 kupa, yaklaşık 150 madalya sahibi oldu. Son 10 yılda Türkiye ve Avrupa’da katıldığı yarışmalarda ise 30 şampiyonluk elde etti.

Önümüzdeki ay Bursa’da düzenlenecek turnuvada başarı elde etmeyi hedefleyen Olguner’in sonrasındaki hedefi ise iki yılda bir düzenlenen Avrupa Veteran Şampiyonası’nda derece almak.

Olguner, bu kapsamda haziran ayında Sırbistan’da düzenlenecek olan ve 10 bin kişinin katılacağı bu turnuvada ilk 3’e girmeyi amaçlıyor.

Başarıları ile sayısız derece elde eden ve çok sayıda sporcu yetiştiren 1953 doğumlu Olguner, başarı öyküsünü KIBRIS’a anlattı.

“15 yaşında başladım”

 

Ülkemizin başarılı masa tenisçisi Fadıl Olguner, 1968 yılında masa tenisi oynamaya başladığını ve o dönemde 15 yaşında olduğunu belirterek, bu spora nasıl başladığını şöyle anlattı:

“Gençlik Gücü Kulübü’nün genç takımının futbolcusuydum. 1968 yılında, antrenmandan önce bir arkadaşım, ‘Fadıl, gel oynayalım’ dedi. O dönemde kulüpte sadece iki masa tenisi masası vardı. Ben hiç masa tenisi oynamamıştım, ama denemek istedim. O arkadaşım beni perişan etti. O gün içimde bir hırs doğdu ve gizlice çalışmaya başladım. Futbol antrenmanlarımdan önce masa tenisi oynardım. Üç ay sonra o arkadaşımla karşılaştım ve onu yendim.”

Olguner, sonrasında turnuvalara katıldığını, gençler şampiyonunu yendiğini söyleyerek “Galibiyetler tatlı gelmeye başladı. Lise yıllarında turnuva oldu, şampiyon oldum. Sonrasında askere gittim, askerlikte de Lefkoşa Sancağı’nı şampiyon yaptım.” dedi.

Yükseköğrenim için Ankara’ya gittiği dönemde de masa tenisine hiç ara vermediğine dikkat çeken Olguner, “Ankara’da yaşayan Mehmet Abdullah adında Kıbrıslı bir abimiz vardı. Bana sahip çıktı, beni oradaki sporcularla tanıştırdı. Sonrasında ben Ankara Şeker Spor’a transfer oldum. Orada 3 başarılı yıl geçirdim, dereceler aldım.” şeklinde konuştu.

“Takımı kurdum, 15 yıl üst üste şampiyon olduk”

 

Olguner, İngilizce öğretmeni olarak mezun olduğunda ülkesine geri döndüğünü ve tayininin Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu’na çıktığını belirterek “O andan itibaren sporculuk yanında antrenörlük yaşamım da başlamış oldu. Okulda hiç masa tenisi yoktu, takımı ben kurdum. Ortaokullar arasındaki turnuvalarda 15 yıl üst üste hem kızlarda, hem erkeklerde KKTC şampiyonu olduk. Bu, ülkemiz tarihinde ilk ve tektir. İkincilikler, üçüncülükler de elde ettik… O takım benden sonra da dağıldı..” ifadelerini kullandı.

2000 yılında öğretmenlikten emekli olduğunu kaydeden Olguner, federasyonda spor işleri sorumlusu olduğunu, milli takımı çalıştırdığını ve bu alana çok sayıda çocuk kazandırdıklarına vurgu yaptı.

 

“7-8 sporcum Türkiye’de derece aldı”

 

Olguner, öğretmenlikten emekli olduktan sonra Levent Koleji’nden öğretmenlik ve masa tenisi antrenörlüğü için teklif aldığını belirterek, bir yıl öğretmenlik yaptığını, ardından sadece masa tenisine odaklandığını anlattı; şunları kaydetti:

“1-2 sene yapma niyeti ile gittim, 20 sene çalıştım. Mehmet Boyacı ve Mete Boyacı, o dönem masa tenisi için klimalı bir salon yaptırdılar, masa tenisi robotları alarak her eksiğimizi tamamladı. Biz de karşılığını verdik.  KKTC tarihinde ilk kez Vehbi Zeki Serter isimli sporcu Türkiye Minikler Şampiyonu oldu. Ardından Viyana’ya Dünya Spor Oyunları’na gittik. Sporcularımdan biri orada gençlerde birinci, diğeri ise ikinci oldu…Tağmaç Özberk isimli sporcumuz Türkiye ikinciliği elde etti.. Böylelikle 7-8 sporcum Türkiye’de derece aldı.”

Antrenörlüğün yanı sıra ilk olarak ülkemiz basınında, ardından Türkiye’de masa tenisi ile ilgili yazılar yazmaya başladığını ifade eden Olguner, “Amerika’da bir internet gazetesinden teklif geldi, orada da yazılar yazdım. Sonrasında da Avustralya’dan teklif geldi, orada da yazmaya başladım, hala orada yazıyorum, yaklaşık 500 makalem oldu. Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu’nun (ITTF) web sitesinde de yazmaya başladım, orada da yazılarım çıkmaya başladı.” dedi.

Uluslararası federasyonun KKTC temsilcisi

 

Olguner, ITTF’in kendisini yazılı olarak uluslararası federasyonun KKTC temsilcisi olarak atadığına dikkat çekerek “tanınmamış bir ülke olduğumuz için resmi olarak iletişime geçemedi, beni tayin etti. ITTF Başkanı Petra Sörling’i pandemiden önce ülkemizde misafir ettik.” şeklinde konuştu.

Lefkoşa Veteran Masa Tenisçileri Derneği’ni kurduğunu ve ITTF’e üyelik için başvurduğunu anlatan Olguner, karşılaştıkları olumsuzlukları ise şöyle paylaştı:

“Üyelik görüşmeleri İspanya’da yapılıyordu. Oylama öncesi Yunanistan’ın federasyon başkanı ‘bu adam işgal altındaki bir yerden geldi..’ gibi şeyler konuştu. Ben de burada politika yapılamayacağını ifade ederek ITTF bir spor kuruluşudur ve amacı da bütün dünyada masa tenisini yaymaktır. Siz burada bu küçük ülkenin insanları masa tenisi oynasın mı, oynamasın mı, bunu oylayacaksınız dedim… Oradaki oylamada üyeliği kazandık. Yunanistan’ın federasyon başkanı ‘eğer bunları alırsanız çekiliriz’ dedi. O dönem de Avrupa Şampiyonası Atina’da olacaktı, ‘yapmam’ dedi. Türkiye Temsilcisi de ‘Yapmayın, biz de İzmir’de yaparız’ dedi. Böylelikle Avrupa Şampiyonası İzmir’de yapıldı, biz göğsümüzde bayrağımızın amblemini taşıyarak katıldık ve dördüncü olduk.”

Olguner, sonrasında Kuzey Kıbrıs Masa Tenisi Federasyonu’nu da uluslararası federasyona yani ITTF’e üye yapmak istediğini ve bunun için temaslar kurduğunu kaydederek, “Konuyu Petra Sörling’e ilettim. 6-7 ay öncesiydi ‘Müracaat edin, size yardımcı olacağım’ dedi. Yazıyı da yolladı, ben de o yazıyı Spor Dairesi’ne götürdüm. 2 ay geçti hiç haber çıkmadı. Tekrar daireye gidip sorduğumda ‘yazıyı dosyaladık, yapacak bir şey yok’ dediler.” diyerek yaşananlara sitem etti.

 

10 yılda 30 şampiyonluk

 

Şimdilerde ise yılda 7-8 kere Türkiye’deki turnuvalara gittiğini belirten Olguner, genellikle uluslararası olanlara katılmayı tercih ettiğini söyledi.

Olguner, son 1 yılda Türkiye’de 7 turnuvaya katıldığını ve hepsinde de şampiyon olduğunu açıklayarak,

10 yılda 30 şampiyonluğu olduğunu ifade etti:

“Gençken buradaki turnuvalarda aldığım 20 derecem var. Uluslararası kurallara göre turnuvalarda ikinci olana madalya, birinci olana da kupa verirler. Benim de veteranlarda 30 şampiyonluğum, yani 30 kupam var. Böylelikle toplam 50 kupa, 100-150 tane de madalyam var.”

Olguner, kendisi için en değerli 3 madalya olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“ITTF Başkanı Petra Sörling’in hazırlayıp gönderdiği madalya, ülkemizde aldığım Olimpizm Ödülü ve en değerlisi ise sporcularımın benim için hazırladığı ödüldü. O da şöyle gerçekleşti;  federasyon bu sene başarılı sporcuları ödüllendirdi. Tören yaptı ama maalesef beni bu ödüle layık görmedi. Sporcularım da bir araya gelerek bana bir ödül hediye ettiler.”

Olguner, yetiştirdiği sporcuların elde ettiği başarılarla çok gurur duyduğunu söyleyerek en unutulmaz anların da bu başarılar olduğunu belirtti; şöyle devam etti:

“Vehbi Zeki Serter isimli sporcumun Viyana’da Dünya Spor Oyunlarında gençler kategorisinde şampiyon olması beni çok mutlu etmişti. Aynı sporcum Türkiye’de de minikler şampiyonu olmuştu. Bu başarılardan sonra mutluluktan ağlamıştım çünkü insan yetiştirdiği bir sporcu başarılı olduğunda daha çok sevinir.”

Olguner, masa tenisi sporunda hiçbir zaman maddi kazanç sağlamayı düşünmediğini, bu sporu sadece sevdiği için yaptığını dile getirerek, haftanın 4-5 günü masa tenisi oynadığını söyledi.

 

“90-100 yaşlarında sporcular var”

 

Her gittiğinde yaklaşık 3 saat masa tenisi oynadığını ifade eden Olguner, “Benim yaşlarda olan bazı arkadaşlar var onlarla federasyonda antrenmanlar yapıyoruz. Ancak birlikte oynadığım kişiler genelde 15-18 yaşlarındadır. Çünkü bizim yaşlardakilerin çoğu sporu bıraktı. Genelde Türkiye’ye gittiğimde antrenman yapmak için kendi yaş grubumdan birilerini buluyorum. Dünya şampiyonasına katıldım, 90-100 yaşlarında insanlar olduğunu gördüm. Bizim ülkemizde insanlar 100 yaşında sedye ile bile gidemez.” dedi.

Olguner, futbolda ayağına aldığı bir darbe sonrasında ‘bu spor bana göre değil’ diyerek masa tenisinde sakatlanma riskinin çok az olduğuna dikkat çekti.

Sahaya ısınıp çıktıktan sonra sakatlanma riskinin hemen hiç olmadığını kaydeden Olguner, masa tenisi sporunun faydalarını anlattı:

“Maça konsantre olmak ve inanmak çok önemli. Yarışma anında aklımdaki tek şey; gelen topu iyi bir şekilde nasıl döndüreceğim olur. Saniyenin onda birinde top gider gelir… Ben 72 yaşındayım ve trafiğe çıktığım zaman hiç zorluk çekmiyorum, çünkü bu oyun sayesinde reflekslerim çok güçlü. Ayrıca Parkinson hastalığı için masa tenisinin ilaçtan daha etkili olduğu ispatlandı. Bu nedenle de ITTF Parkinson hastalarına özel turnuvalar yapıyor.”

 

Hedef Sırbistan’da derece almak

 

Olguner, haziran ayında Sırbistan’da düzenlenecek olan Avrupa Veteran Şampiyonası’na gideceğini söyleyerek, “Bu yarışma 2 senede bir yapılıyor. Bir öncekinde ikinci olmuştuk. 10 bin kişinin katıldığı bu yarışmada bu yıl hedefim derece almak. Önümüzdeki ay da Bursa’da bir turnuva var. Orada da başarı elde etmeyi hedefliyorum.” şeklinde konuştu.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Kupalara ambargo koydu
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.