Genel Sekreterler Cuellar’ın adaya gelmesini Kıbrıs’a değerlendirdi: Zaman sınırı olmalı



featured


UBP ve CTP’nin Genel Sekreterleri, BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Cuellar’ın adaya gelip her iki liderle yapacağı görüşme ve sürece yönelik beklentilerini KIBRIS’a değerlendirdi.

 

“Yöntemler çok farklı”… KIBRIS’a konuşan UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu ve CTP Genel Sekreteri Akansoy, BM’nin çözüm arayışlarında belirli bir zaman sınırlaması koymasında hemfikir. Ancak Akansoy, çözüme BM parametreleriyle gidilmesi gerektiğini paylaşırken, Hasipoğlu ise; federasyon tezinin çöktüğünün Cuellar tarafından ilan edilmesi gerektiğini söylüyor.

 

Kosova hatırlatması… Hasipoğlu, Kosova’da BM temsilcisinin çözüm olamayacağını ilan ettiğini hatırlatarak Kıbrıs sorunu için de federasyon temelinde bir çözümün bulunamayacağının ilan edilmesi gerektiğini kaydetti. Ortak zemin bulunamıyorsa BM’nin yeni bir zemin üzerinde çözüm arayışına başlaması gerektiğini söyleyen Hasipoğlu, farklı modelin de iki devletli çözüm şekli olduğunu ifade etti.

 

“Kıbrıslı Türklerin hakkı ne olacak?”… Akansoy, BM zeminini terk etmeden ancak ortaya bir takım şartların konulduğu bir sürecin yaşanması gerektiğini dile getirerek, olası bir müzakere sürecinde tarafların farklı görüşler ortaya koyması ya da masayı terk etmesi durumunda Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının ne olacağının mutlaka belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

 

Elif ŞEN ÇATAL

 

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angel Holguin Cuellar, bugün adaya geliyor. Cuellar’ın yarın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’le yapacağı görüşme ise temsilcinin Kıbrıs sorunuyla ilgili adada ilk teması olacak.

Cuellar, liderlerle yapacağı görüşmelerde müzakere için ortak bir zemin arayışında bulunacak.

Cuellar’ın ziyaretleri konusunda KIBRIS’a değerlendirmelerde bulunan CTP Genel Sekreteri Akansoy ve UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, BM’nin çözüm arayışlarında belirli bir zaman sınırlaması koymasında hemfikir. Öte yandan Akansoy, çözüme BM parametreleriyle gidilmesi gerektiğini paylaşırken Hasipoğlu ise, federasyon tezinin çöktüğünün Cuellar tarafından ilan edilmesi gerektiği fikrini savundu.

 

Hasipoğlu: Önceki temaslardan farklı olmayacak

 

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angel Holguin Cuellar’ın adaya gelerek liderlerle yapacağı ziyaretin önceki temsilcilerin temaslarından farklı olmayacağını savundu. Geçmiş dönemde Geçici Özel Danışman olarak görevlendirilen Jane Holl Lute’un, uzun süre zemin arayışında bulunduğunu ancak olumlu bir ilerleme kaydedilemediğini anımsatan Hasipoğlu, Cuellar’ın da benzer bir tabloyla karşılaşacağını dile getirdi.

Tarafların masaya oturmak için ortaya koyduğu tezlerin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Hasipoğlu, özel temsilcinin birbirinden farklı görüşler arasında nasıl bir köprü kurulabileceği yönünde bir çalışma yürüteceği öngörüsünde bulundu.

 

“Hristodulidis, AKPA’da azınlık muamelesi yaptı”

 

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin, KKTC ile yönetimi, zenginliği, egemenliği paylaşmak gibi bir niyette olduğunu düşünmüyorum diyen Hasipoğlu, “Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e, “Yönetimi, zenginliği paylaşmaya hazır mısınız? 20 sene önce Annan, Rumların hazır olmadığını tespit etti. Aradan geçen 20 yılda zihniyetinizde bir değişiklik oldu mu?” şeklinde bir soru yönelttim ve bu soruya cevap vermedi. Bana “Sen buraya hangi pasaportla geldin” diye sorarak cevap verdi ve devam etti; “Biz, size kısıtlama yapmıyoruz ki… Latinlere, Ermenilere nasıl pasaport verdiysek size de verdik” Bize azınlık muamelesi yapıldı.” diyerek geçtiğimiz hafta yaşananları anlattı. Hasipoğlu, böylesi bir zihniyetle ortak zemin bulunmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

 

“Süre konulmazsa, sonuç alınamaz”

 

BM’nin yürüteceği sürece bir sınır, süre konulmaması durumunda sonuç alınamayacağını ifade eden Hasipoğlu, bir süre konulmasının gerekli olduğunu belirtti. Ancak sadece süre konulmasının da yeterli gelmeyeceğini kaydeden Hasipoğlu, sürecin sonunda ne olacağı yönünde de tespitlerin yapılması gerektiğinin altını çizdi.

 

“Sürecin çöktüğü ilan edilmeli”

 

BM’nin federasyon zemininde bir çözüm arayışıyla hareket ettiğini, bu zeminde ortak bir zemin olmadığının belirlenmesinin ardından bir kez daha bir temsilcinin görevlendirildiğini dile getiren Hasipoğlu; “Artık bu noktada bu sürecin çöktüğünü, adada federasyon anlamında daha önceki mevcut BM parametreleri şartlarında bir çözümün olmayacağının ilan edilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

 

“Farklı bir zemin aranmalı”

 

Hasipoğlu, Kosova’da BM temsilcisinin çözüm olamayacağını ilan ettiğini hatırlatarak Kıbrıs Sorunu için de federasyon temelinde bir çözümün bulunamayacağının ilan edilmesi gerektiğini savundu. Şu anda BM’nin ortak zemin arayışının ardından bir tespitte bulunup mevcut görüşme sürecini sorgulaması gerektiğini kaydeden Hasipoğlu, ortak bir zemin bulanamıyorsa BM’nin  yeni bir zemin üzerinde çözüm arayışına başlaması gerektiğini söyledi. Hasipoğlu, farklı bir modelin de iki devletli çözüm şeklinde olması gerektiğini ifade etti.

 

Akansoy: Ne olursa olsun masaya oturalım değil

 

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri Asım Akansoy, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angel Holguin Cuellar’la yapılacak temaslarda Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının korunması için akılcı hamlelerle yol alınması gerektiğine vurgu yaptı. Akansoy, müzakere masasına ne olursa olsun oturalım mantığının doğru olmayacağını ancak Rumların, olası bir referandumda “Hayır” oyu kullanması durumunda BM’nin Kıbrıslı Türklere de bir takım haklar tanıması gerektiğini dile getirdi.

Asım Akansoy, BM Genel Sekreteri’nin, uzun süredir Kıbrıs konusuna dair bir temsilci atamadığını anımsatarak, Maria Angel Holguin Cuellar’ın görevlendirilmesini Kıbrıs’ta kalıcı, adil ve karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşma noktasında önemli bulduğunu söyledi.

Cuellar’ın kariyerine bakıldığı zaman Kolombiya eski Dışişleri Bakanı olduğu detayını paylaşan Akansoy, “Cuellar bir siyasetçidir; bir bürokrat değildir. Dolayısıyla olaya kararlılıkla yaklaşacak diye düşünüyorum ve bir sonuç alınması yönünde de iradesini ortaya koyacağını tahmin ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

“BM bir başarı öyküsü arayışı içerisinde”

 

Akansoy, bölgede yaşananlara da dikkat çekerek Kıbrıs Sorunu’nun sadece Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumları ilgilendiren bir konu olmadığını, Türk- Yunan ilişkilerinin yanı sıra Doğu Akdeniz’deki yaşanan süreçte doğal kaynakların da kazanılması yönünde bir engel oluşturduğunu savundu. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalara atıfta bulunan Akansoy, BM’nin bir başarı öyküsü arayışı içerisinde olduğunu dile getirdi. Akansoy, bu başarı öyküsünün de Cuellar’ın iradesiyle belirli bir noktaya taşınabileceğine inanç belirtti.

Tüm bu gerçekler ışığında CTP’nin, bazı noktaların altını kırmızıyla çizdiğini dile getiren Akansoy, bunun en önemlisinin BM zemini olduğunu kaydetti. BM zemini dışında Kıbrıs Sorunuyla ilgili herhangi bir alternatif söz konusu olmadığını dile getiren Akansoy, her iki tarafın da BM zemininde konuya yaklaşması gerektiğini savundu.  Akansoy, BM zemini dışında faklı bir arayışın BMGK ve AB üyesi ülkeleri tarafından da kabul görmeyeceğini dile getirdi.

 

“Akılcı hamlelerle yol alınmalı”

 

Sürece genel olarak bakıldığında akılcı hamlelerle yol alınmasının gerektiğine vurgu yapan Akansoy, temaslarda bulunmak üzere adaya gelecek olan kişisel temsilciyle, yapıcı ve görüşlerin maksimize edilmeden bir perspektifte iletişim kurulması gerektiğini dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının korunmasının esas olduğunu dile getiren Akansoy, burada BM zemini dışında bir çözüm arayışının ne AB üye ülkeleri ne de BM tarafından kabul göreceğinin altını çizdi. Öte yandan müzakere masasına oturalım da nasıl olursa olsun gibi bir tutumun da doğru olmayacağını ifade eden Akansoy, 2017 yılında Crans Montana’da gündeme gelen siyasi eşitlik temeli üzerinden ilerlenilmesi gerektiğini kaydetti. Akansoy, Kıbrıslı Türklerin de oyunun aranacağı bir perspektifin önemine işaret etti.

 

“Tatar’ın tezi müzakere zemini değil”

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu egemen eşitlik tezinin bir müzakere zemini olmadığını savunan Akansoy, yapılması gerekenin sonuç almak için federasyon temelinde müzakere masasına oturmak olduğunu dile getirdi. Akansoy, BM zeminini terk etmeden ancak ortaya bir takım şartlarında konulduğu bir sürecin olması gerektiğini söyleyerek olası bir müzakere sürecinde tarafların farklı görüşler ortaya koyması ya da masayı terk etmesi durumunda Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının ne olacağının mutlaka belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

 

“BM, avantaj sağlayacak tezler ortaya koymalı”

 

“Müzakere masasına oturulduğunda masadan mutlaka yeni bir statükoyla kalkılması lazım. Var olan statükoyla devam edemeyeceğimizin altını çiziyorum.” şeklinde konuşan Akansoy, BM’nin, Kıbrıslı Türklere avantaj sağlayacak bir takım görüşleri ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

Bunun çeşitli metotları olabileceğine değinen Akansoy, “BM’nin koşulları net şekilde ortaya koyabilir. Bir diğer seçenek ise her iki halk arasında yapılacak referandumda Kıbrıslı Rumların şunu net şekilde görmesi lazım. Eğer, ‘hayır’ oyu kullanırsam Kıbrıslı Türklerin de statüsünde değişiklikler olacaktır. Bunun net şekilde belirtilmesi gerekiyor.” dedi. Akansoy, eşitliğe dayalı federasyon olmaması durumunda Kıbrıslı Türklerin siyasal, sosyal ve ekonomik statüsünün konuşulması gerektiğini ifade etti.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
1
_a_rm_
Şaşırmış
Genel Sekreterler Cuellar’ın adaya gelmesini Kıbrıs’a değerlendirdi: Zaman sınırı olmalı

Yorumlar kapalı.