Federasyon, statükoya geri dönüş demektir!



featured


Eski müzakereci ve emekli Büyükelçi Ertuğ, Cumhurbaşkanlığı seçimi için “Tarihi bir dönüm noktası” nitelemesi yaparak, iki devletli politikanın devam etmesi gerektiğini vurguladı.

 

Dönüm noktası… Ertuğ, “Egemenlik, bizim özden gelen, fiilen uyguladığımız bir haktır. Talebimiz, bunun uluslararası toplum tarafından tescillenmesidir” diyerek Federasyon tezini “statükoya geri dönüş” olarak niteledi. Halkın iki devletli çözüm vizyonunu desteklemesi gerektiğini vurgulayan Ertuğ, “Seçim, sadece bir lider seçimi değil, KKTC’nin uluslararası statüsünün ve geleceğinin belirleneceği bir dönüm noktasıdır” dedi.

 

“Politika değişmemeli”… Osman Ertuğ, Türkiye’nin iki devletli çözüm politikasına tam destek verdiğini ve bunun taktiksel değil, stratejik bir hedef olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, BM Genel Kurulu’nda üç kez ‘Bu realiteyi kabul edin’ diyerek KKTC’nin egemen eşitlik talebini uluslararası topluma taşıdı. Bu, bir lider değişikliğiyle değişmemesi gereken bir politikadır” ifadelerini kullandı

 

Yusuf Bahadır AYDIN

 

Eski müzakereci ve emekli Büyükelçi Osman Ertuğ, KIBRIS TV’de Elif Şen Çatal’ın sunduğu programda, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tarihi önemini ve Kıbrıs meselesindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in ziyaretleri, yeni temsilcinin atanması ve Kıbrıs meselesindeki iki temel tez olan egemen eşitlik ve federasyon üzerine çarpıcı açıklamalarda bulunan Ertuğ, “Egemenlik, bizim özden gelen, fiilen uyguladığımız bir haktır. Talebimiz, bunun uluslararası toplum tarafından tescillenmesidir” dedi. Federasyon tezini “statükoya geri dönüş” olarak niteleyen Ertuğ, KKTC halkının seçimlerde iki devletli çözüm vizyonunu desteklemesi gerektiğini vurguladı.

 

BM Temsilcisi Holguin’in ziyaretleri ve Rum tarafının stratejisi

 

Osman Ertuğ, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in planlanan ziyaretinin ertelenmesini, Rum tarafının basına bilgi sızdırma stratejisine bağladı. “Kıbrıs Rum tarafı, her adımı önceden basına sızdırarak diplomasiyi manipüle etmeye çalışıyor. Bu, onların değişmez bir taktiğidir ve Holguin’in bu durumdan rahatsız olduğu açıktır” dedi.

Rum tarafının basını bir strateji aracı olarak kullandığını belirten Ertuğ, “Her görüşme öncesi veya sonrası, Rum basını konuları çarpıtarak yazıyor, yorumlarla yönlendirme yapıyor. Bu, diplomatik süreci baltalıyor” diye ekledi. Holguin’in bu duruma tepkisinin, ziyaretin gecikmesine neden olabileceğini ifade eden Ertuğ, “Bu, yeni bir temsilci için alışması gereken bir durum. Ancak Holguin’in kızgınlığı, rahatsızlığını göstermesi açısından önemli” şeklinde konuştu.

 

“Yeni temsilci Steawrd’ın hatalarından ders almalı”

 

Osman Ertuğ, Holguin’in yerine atanacak yeni temsilcinin, eski temsilci Colin Stewart’ın hatalarından ders alması gerektiğini vurguladı. “Stewart, özellikle Pile-Yiğitler yolu meselesinde tarafsızlık ilkesinden uzaklaştı ve iki tarafı karşı karşıya getirdi. Bu, ciddi bir hataydı ve müzakere sürecini zedeledi” dedi. Yeni temsilcinin, BM Barış Gücü’nün hassas görevini yerine getirirken tarafsızlığa azami özen göstermesi gerektiğini belirten Ertuğ, “Arazideki olaylar, özellikle iki tarafın hassasiyetleri dikkate alınmadan hareket edildiğinde, ciddi gerilimlere yol açar. Yeni temsilcinin, Stewart’ın yanlı tutumlarını tekrarlamaması için sicile ve geçmiş olaylara dikkatle bakması gerekiyor” diye konuştu. Ertuğ, BM Barış Gücü’nün 1964’ten beri adada barışı koruduğu iddiasını sorgulayarak, “Barış, Türk askerinin caydırıcılığı ve KKTC güvenlik güçlerinin katkısıyla sağlandı. 1974 öncesi Türk kanı dökülürken BM barışı koruyamadı” dedi.

 

“Egemen eşitlik, özden gelen bir haktır”

 

Eski müzakereci Ertuğ, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, Kıbrıs meselesinde iki farklı tezin yarışacağı tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. “Seçimde iki tez karşı karşıya: Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı iki devletli çözüm ile federasyon. Federasyon, 50 yıl boyunca denendi ve başarısız oldu. Bu, statükoya geri dönüştür” dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 2020’de BM’ye sunduğu egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü teklifini desteklediğini belirten Ertuğ, “Egemenlik, bizim özden gelen, fiilen uyguladığımız bir haktır. Talebimiz, bunun BM Güvenlik Konseyi tarafından tescillenmesi ve uluslararası toplum tarafından tanınmasıdır” diye konuştu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın “egemenliği söke söke alırız” açıklamasını değerlendiren Ertuğ, “Bu söylem, egemenlik vurgusu açısından olumlu. Ancak egemenlik, zaten bizim fiilen kullandığımız bir hak. Söke söke alınacak bir şey değil, uluslararası alanda teyit ve tescil edilmesi gereken bir haktır,” dedi.

Rum tarafının 1963’te ortak Cumhuriyeti yıkarak gasp ettiği statüyü adanın bütününe yayma çabası içinde olduğunu savunan Ertuğ, “Rumlar, kapılar meselesinde bile normalleşmeyi istemiyor. KKTC’nin ekonomisine katkıyı engellemek için izolasyon politikalarını sürdürüyorlar. Bu, onların adanın tamamına egemen olma hedeflerini gösteriyor” diye ekledi.

 

Federasyon tezi: Statükoya dönüş

 

Osman Ertuğ, federasyon tezinin çözüm getirmediğini, aksine Rum tarafının statüsünü pekiştirdiğini ifade etderek, “Federasyon, 50 yıl boyunca denendi, Crans-Montana’da bile sıfır asker, sıfır garanti noktasına gelindi, ama Rumlar masayı terk etti. Bu, onların eşitlik temelinde bir çözüm istemediğini gösteriyor” dedi.

Rum tarafının eğitim sisteminde Türk düşmanlığına dayalı bir müfredat olduğunu söyleyen Ertuğ, “Yunan milli marşını çalan, aşırı milliyetçilikle hareket eden bir toplumun eşitlik temelinde uzlaşması mümkün değil. Rum tarafında iyiye dair bir değişim göremiyorum,” diye konuştu. Ertuğ, federasyonun, Rum tarafının adaya egemen olma stratejisine hizmet ettiğini ve KKTC’yi azınlık statüsüne indirgeyeceğini kaydetti.

 

Türkiye’nin stratejik desteği ve seçimlerin önemi

 

Ertuğ, Türkiye’nin iki devletli çözüm politikasına tam destek verdiğini ve bunun taktiksel değil, stratejik bir hedef olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, BM Genel Kurulu’nda üç kez ‘Bu realiteyi kabul edin’ diyerek KKTC’nin egemen eşitlik talebini uluslararası topluma taşıdı. Bu, bir lider değişikliğiyle değişmemesi gereken bir politikadır” dedi. Seçimlerde halkın ekonomik sorunlar nedeniyle değişim talebinde bulunabileceğini kabul eden Ertuğ, “Ancak cumhurbaşkanlığı seçimi, iç meselelerden çok Kıbrıs meselesiyle ilgilidir. Federasyon, Rum tarafının eşitlikten uzak tutumuna hizmet eder. Halkımız, bu seçimin kalıcı etkilerini göz önünde bulundurmalı” diye konuştu.

Seçimde öne çıkan adaylar Ersin Tatar ve Tufan Erhürman’ın tezlerinin net bir şekilde ayrıştığını belirten Ertuğ, “Tatar, egemen eşitlik ve iki devletli çözümü savunuyor. Bu, Türkiye ile birlikte yürüttüğümüz, uluslararası alanda zemin kazanan bir vizyon. Erhürman’ın federasyon tezi ise statükoya dönüş anlamına gelir” dedi. Halkın, ekonomik sorunlara rağmen Kıbrıs meselesindeki uzun vadeli hedefleri değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Ertuğ, “Seçim, sadece bir lider seçimi değil, KKTC’nin uluslararası statüsünün ve geleceğinin belirleneceği bir dönüm noktasıdır,” diye ekledi.

 

“Cumhurbaşkanlığı ile hükümet ayrımı netleşmeli”

 

Ertuğ, KKTC’de cumhurbaşkanlığı ile hükümet rollerinin halk tarafından yeterince ayrıştırılamadığını ifade ederek, “Anayasamıza göre cumhurbaşkanı, devletin birliğini ve Kıbrıs meselesini yönetir; hükümet ise günlük işlerden sorumludur. Ancak halk, ekonomik sorunların faturasını cumhurbaşkanına kesiyor” diyerek bunun yanlış olduğunu vurguladı Bu karışıklığın giderilmesi için orta ve uzun vadede başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini savunan Ertuğ, “Başkanlık sistemi, liyakat esaslı atamalarla daha iyi yönetim sağlar. Güneyde bu sistem işliyor, bizde de uygulanabilir. Oy kaygısı olmadan teknokrat atamalar yapılabilir, bu da daha etkin bir yönetim getirir” şeklinde konuştu.

Ertuğ, “Halkımızın bu ayrımı yapması, seçimde doğru tercihi yapabilmesi için kritik” diye ekledi.

 

“Kıbrıs meselesinde çözüm için egemen eşitlik şart”

 

Emekli Büyükelçi Ertuğ, Kıbrıs meselesinde çözüm için egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün şart olduğunun altını çizerek, “Rum tarafı, eşitlik temelinde görüşme yapmıyor. Garantiler ve Türk askeri varlığı bizim için hayati. Bunlar çağ dışı değil, uluslararası sorunlarda talep edilen unsurlardır” dedi. Rum tarafının kapılar meselesindeki tutumunu eleştiren Ertuğ, “Kapılar, normalleşmeyi engellemek için kaşınıyor. Rumlar, KKTC’nin ekonomisine katkıyı istemiyor, çünkü bu, onların izolasyon politikalarına ters” diye konuştu.

Ertuğ, seçimlerin, Kıbrıs meselesinde kalıcı bir etki yaratacağını vurguladı. “Halkımız, iki devletli çözümle federasyon arasındaki farkı net görmeli. İki devletli çözüm, Türkiye ile birlikte yürüdüğümüz, uluslararası alanda zemin kazanan bir vizyon. Federasyon ise Rum tarafının statüsünü pekiştirir ve bizi azınlık statüsüne indirger,” dedi.

 

“Türkiye ile birlikte yürüyoruz”

 

Ertuğ, Türkiye’nin KKTC’ye verdiği stratejik desteğin, seçim sonuçlarından bağımsız olarak devam etmesi gerektiğini savundu. “Türkiye, 5+1 formatında eşit taraftır ve iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla destekliyor. Bu, taktiksel değil, stratejik bir duruş. Halkımız, bu vizyonun önemini kavramalı” diyen Ertuğ, Rum tarafının müzakerelerde eşitlikten uzak tutumunu eleştirdi. Osman Ertuğ, “Masaya oturduğumuzda, Rumlar bizi bitmeyen görüşmelere hapsetmek istiyor. Cumhurbaşkanı Tatar’ın dediği gibi, bu bir ‘masaya hapsetme oyunudur’. Buna izin vermemeliyiz” diye konuştu.

 

“Seçimler tarihi bir dönüm noktası”

 

Ertuğ, konuşmasını, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin KKTC’nin geleceği için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak tamamladı. “Bu seçim, sadece bir lider seçimi değil, Kıbrıs meselesinde hangi yolda yürüyeceğimizin kararını verecek. Egemen eşitlik ve iki devletli çözüm, kalıcı ve gerçekçi bir uzlaşı sunuyor. Federasyon, Rum tarafının statüsünü pekiştiren bir tuzaktır” dedi. Halkı, ekonomik sorunlara rağmen uzun vadeli hedefleri değerlendirmeye çağıran Ertuğ, “Türkiye ile birlikte yürüdüğümüz bu yol, KKTC’nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayacak. Halkımız, bu tarihi fırsatı doğru değerlendirmeli” diyerek sözlerini noktaladı.

0
mutlu
Mutlu
2
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
1
_a_rm_
Şaşırmış
Federasyon, statükoya geri dönüş demektir!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.