Suriye’de bugün ikinci kez hakim karşısına çıkan Beşşar Esad’in kuzeni ve eski Dera Siyasi Güvenlik Şube Başkanı Atef Necib aleyhindeki suçlamaların “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirildiği açıklandı.
Ülkede 2011 yılında Dera’da başlayan olaylara ilişkin görülen davada, devrik lider Esad’in kuzeni Necib yeniden hakim karşısına çıktı.
Başkent Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülen duruşmada hakim, Necib’e “protestoların bastırılması sırasında aşırı güç kullanımı, keyfi öldürme, işkence, sistematik toplu öldürmelere katılım ve Ömeri Camii baskınında ve rejimin siyasi-askeri yapısıyla beraber katliamların uygulanmasında rol üstlenme” gibi suçlamalar yöneltti.
Mahkeme heyeti, söz konusu eylemlerin yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çocuk hakları gibi temel hakların ihlali anlamına geldiğini belirterek, bu nedenle dosyanın “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar” kapsamında değerlendirildiğini açıkladı.
Ayrıca yargılamanın zamanaşımına uğramayacağı ve af kapsamına alınamayacağı vurgulandı.
NECİB SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Duruşmada savunma yapan Necib ise suçlamaları reddetti.
Necib, Dera’daki çocukların gözaltına alınması konusunda bilgisi olmadığını savunarak, “Dera halkı nasıl öğrendiyse ben de öyle öğrendim.” dedi.
Görev yaptığı şubede yasal yaşın altında hiç kimsenin gözaltına alınmadığını iddia eden Necib, protestoculara ateş açanların siyasi güvenlik birimine değil, diğer güvenlik kurumlarına bağlı unsurlar olduğunu öne sürdü.
Necib, Ömeri Camii’ne düzenlenen baskına siyasi güvenlik şubesi personelinin katılmadığını, göstericilere ateş açan bir hava istihbarat mensubunu gözaltına aldığını iddia etti.
Necib, dönemin güvenlik komitesinde yer almasına rağmen alınan kararlara karşı çıktığını ve eski Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Hişam Bahtiyar dışında karar alma mekanizmasında etkili olmadığını savundu.
Mahkeme, duruşmanın 19 Mayıs Salı günü saat 10.00’a ertelenmesine karar verdi.
BEŞŞAR ESAD YARGILANIYOR
Geçici Adalet Ulusal Heyeti Üyesi Redif Mustafa, Necib’in yanı sıra firari sanıklar Beşşar Esad ile kardeşi Mahir Esad’in yargılandığı davanın ikinci duruşmasının gerçekleştirildiğini belirtti.
Mustafa, mahkemenin sanıkların mal varlıklarının dondurulması ve medeni haklarının kaldırılması yönünde tedbir kararı aldığını kaydetti.
Duruşmada hakimin, Necib’e yöneltilen suçlamaların “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında” değerlendirildiğini aktaran Mustafa, “Suçlamalar arasında kasten öldürme, kasıtlı cinayet ve yaygın ve sistematik işkence uygulamaları yer alıyor. dedi.
Hakimin “İşkenceye Karşı Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” gibi uluslararası metinlere atıfta bulunarak iddianın hukuki çerçevesini güçlendirdiğini kaydeden Mustafa, dosyada çok sayıda delil ve belgenin bulunduğunu, bunların ilerleyen duruşmalarda mahkemeye sunulmaya devam edileceğini söyledi.
Bir sonraki aşamada sanığın sorgusunun sürdürülmesi ve tanıkların dinlenmesinin planlandığını aktaran Mustafa, duruşmada uluslararası gözlemciler ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği temsilcileri ve çeşitli medya kuruluşlarının da hazır bulunduğunu aktardı.
‘KRİTİK BİR ADIM’
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nde araştırmacı olarak görev yapan Hiba Zeyneddin, davada kullanılan hukuki çerçevenin mantıklı ve büyük ölçüde uluslararası hukuk normlarına dayalı olduğunu ifade etti.
Zeyneddin, “Suriye hukukunda savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar doğrudan tanımlanmıyor. Oysa burada söz konusu olanlar, geniş çaplı ağır insan hakları ihlalleri ve yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda üst düzey sorumluluğu bulunan yetkililerin de dahil olduğu vakalardır.” dedi.
Uluslararası hukuka dayanılmasını “önemli ve olumlu bir gelişme” olarak değerlendiren Zeyneddin, bunun “sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik bir adım” olduğunu vurguladı.
MAĞDURLAR İÇİN ADALET ÇAĞRISI
Deralı Muhammed Ebu İslam ise ülkede adaletin yeniden tesis edildiğini ve suçluların yargılandığını söyledi.
Ebu İslam, ” (Necib) Suçlamaları hava istihbaratı ve hava güvenlik birimlerine yönlendirmeye çalıştı, kendisini olaylarla ilişkisiz göstermeye çalıştı.” dedi.
Devlet kurumlarına ve yargıya güvendiklerini dile getiren Ebu İslam, “Adaletin tüm mağdurlar için sağlanacağına inanıyoruz.” diye konuştu.
Ebu İslam, bazı tanıkların çatılarda keskin nişancıların bulunduğunu, kum torbalarıyla mevziler kurulduğunu ve güvenlik noktalarının hedef alındığını aktardığına dikkati çekti.
Necib’in işkenceyle suçlandığı davada tanık olarak dinlenen, o dönem çocuk yaşta olan Muaviye es-Siyasne’nin işkenceye maruz kaldığının belgelerle ortaya konduğunu vurgulayan Ebu İslam, buna rağmen söz konusu iddiaların inkâr edildiğini dile getirdi.




















Yorumlar kapalı.