Ertuğ’dan Holguin’e sert eleştiri: Kıbrıs meselesini anlamadı!



featured


Emekli Büyükelçi ve Eski Müzakereci Osman Ertuğ, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Holguin’in Kıbrıs meselesindeki tutumunu sert bir dille eleştirdi.

‘Kıbrıs halkı’ ifadesi yanlıştı… Ertuğ, “Holguin’nin sergilediği tavırlardan aldığımız ilk işaretlere göre gerçekten Kıbrıs meselesini anlamamış gibi gözüküyor. Örneğin “Kıbrıs halkı” diyerek ciddi bir yanlışla başladı. Kıbrıs’ta bir değil, iki halk vardır. Tek halk Rum tarafının argümanıdır. Holguin tarafından kullanılan “Kıbrıs halkı” tabiri kesinlikle çok yanlıştır ve bu Holguin’in Kıbrıs meselesini anlamadığını gösteriyor.” dedi.

Kıbrıs konusunda tecrübesiz… “Kişisel Temsilci’nin sadece belli bir kesimle görüşmeler sağlayarak Genel Sekreter’e bir rapor verilmesi doğru değildir.” diyen Osman Ertuğ, “Holguin eğer raporunda da Kıbrıs’ta sergilediği yaklaşımı sergilerse o zaman tarafsızlıktan uzaklaşmış olur.” ifadelerine yer verdi. Ertuğ, Holguin’in Kıbrıs meselesinde tecrübesiz olduğunu da vurguladı.

Taha Can GÜRLEK

Emekli Büyükelçi ve Eski Müzakereci Osman Ertuğ, KIBRIS TV’de Elif Şen Çatal’ın hazırlayıp sunduğu “Nerede Kalmıştık?” programına konuk oldu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Holguin’in Kıbrıs meselesindeki tutumunu sert bir dille eleştirdi. Ertuğ, Kıbrıs meselesinin tarihsel sürecini ve Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan ılımlı havayı da değerlendirdi.

Holguin tarafından Kıbrıs Türklerinin ve Kıbrıs Rumlarının tek bir halk gibi görülmesini ve meselenin tam anlamıyla anlaşılamamış olmasını büyük bir hata olarak değerlendiren Ertuğ, tecrübeli bir diplomat olan Holguin’in, Kıbrıs meselesindeki tecrübesizliği ve İngilizler tarafından kullanılan argümanları kullanıyor olmasını, dikkat çekici bir şekilde gündeme getirdi.

Holguin’in demokrasiye olan inancını sorgulayan Ertuğ, sivil toplumla yeterince etkileşimde bulunmadığını vurgulayarak, Holguin’in tarafsızlığından şüphe edilen bir rapor sunabileceği uyarısında bulundu.

BM’nin Kıbrıs meselesinde yanlı bir tutum sergilediğini ifade eden Ertuğ, Kıbrıs Türk halkının öz haklarının kabul edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, Rumların adanın tek sahibi gibi hareket ettiğine dikkat çekti, Güney Kıbrıs’ın bu tutumunu eleştirdi.

“Holguin, Kıbrıs meselesini anlamadı!”

Eski Müzakereci Ertuğ, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Holguin’in Kıbrıs meselesine yaklaşımını sert bir dille eleştirdi. Holguin’in Kıbrıs halkını tek bir varlık gibi görmesini ve meseleyi anlamamasını büyük bir hata olarak değerlendiren Ertuğ, Holguin’in kariyerli bir diplomat olmasına karşın Kıbrıs meselesinde tecrübesiz olduğunu ve söylemlerinin İngilizler tarafından yönlendirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Holguin’nin sergilediği tavırlardan aldığımız ilk işaretlere göre gerçekten Kıbrıs meselesini anlamamış gibi gözüküyor. Bunu birkaç örnek ile açıklarsak; Holguin öncelikle “Kıbrıs halkı” diyerek ciddi bir yanlışlıkla başladı. Kıbrıs’ta bir değil, iki halk vardır ve Kıbrıs’ta hassasiyetlere özen göstermek gerekir. Bu Rum tarafının argümanıdır çünkü Rumlar tek halk olduğunu savunuyor. Holguin tarafından kullanılan “Kıbrıs halkı” tabiri kesinlikle çok yanlış ve yanlış tabir Holguin’in Kıbrıs meselesini anlamadığını gösteriyor. Bir de Holguin çok kariyerli bir diplomat, özellikle özgeçmişine baktığımızda bunu net bir şekilde görüyoruz ama Kıbrıs meselesinde son derece yeni. Kendisini burada bulunan çalışma arkadaşları ve ofisi yanlış yönlendiriyorsa eğer bu çok vahim bir durum. Kıbrıs meselesi ile ilk elden İngiliz ve Amerikalılar başta ilgileniyor ve Holguin’in bu söylemleri kesinlikle İngilizler tarafından yönlendirildiğini gösteriyor.”

Ertuğ, Holguin’in öncelikle Kıbrıslılar terimini kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini vurgulayarak, 1960 Anayasası’nın tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlattı. 1960 Anayasası’nda açık bir şekilde Türk ve Rum halklarına işaret edildiğine dikkat çeken Ertuğ, “Her şeyden önce, Kıbrıslılar demekten vazgeçmesi gerekiyor.” dedi.

“Sadece belli bir kesim ile görüştü”

Holguin’in liderlerin halkın söylemlerine kulak vermesi çağrısını da eleştiren Osman Ertuğ, “Holguin demokrasiye ne kadar inanıyor? İki lider de demokratik yollarla seçilmiş liderlerdir. Sonra bu kadar kısa bir sürede sivil toplumun bütününe ulaşmak kesinlikle mümkün değil ve başarılı da olmadı zaten. Belli bir kesimle sadece görüşmeler sağlayarak Genel Sekreter’e bir rapor verilmesi doğru değil. Buradan o zaman şunu anlarız: Genel Sekreter yanlış yönlendiriliyor. Eğer raporunda da Kıbrıs’ta sergilediği yaklaşımı sergilerse o zaman tarafsızlıktan uzaklaşmış olur.” dedi.

“Genel Sekreter, Hristodulidis’in ne kadar samimiyetsiz olduğunu gayet iyi biliyor”

Ertuğ, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Crans Montana’da gösterdiği çabaları ve Kıbrıs meselesine olan aşinalığına dikkat çekti. Ertuğ, Genel Sekreter, taraflarla yaptığı temaslarla neyin ne olduğuna inandığını belirterek, Hristodulidis’in samimiyetsiz olduğunu ve Crans Montana’yı başarısız kılan kişilerden biri olduğunu bildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Genel Sekreter Crans Montana’da da bulundu ve bu işin içine girdi. Taraflarla da çok temaslar yaptı ve kimin ne yaptığını ve ne yapmak istediğini anlayabilir. Hristodulidis’in bütün diyalog çağrılarına rağmen ne kadar samimiyetsiz olduğunu ve Crans Montana’yı yıkan iki kişiden birisi olduğunu gayet iyi biliyor Genel Sekreter. Kıbrıs Türk tarafı olarak Genel Sekreter ile kapalı kapılar ardında görüştüğümüzde hiçbir zaman suçlayıcı veya yanlı bir tutum içinde olmadı. Baştan beri kendi misyonunu bir yuvarlağı kare yapma egzersizi olarak tanımladı. Bunun geometride mümkün olmadığını ama siyasi iradenin sağlanması durumunda diplomaside mümkün olduğunu ifade etti. Hatta imkansıza yakın bir konu olduğunu da belirtti ama siyasi irade olduğu zaman mümkün olduğunu da ekledi. Peki, biz bu siyasi iradeyi Güney Kıbrıs’ta görüyor muyuz? 1968 yılından bu güne diyalog içerisindeyiz ama diyalog sadece masada oturup karşılıklı konuşmak değil. Diplomasinin her türlü mekanizmaları Kıbrıs meselesinde denendi. Holguin’in şu anda da uyguladığı da mekik diplomasisidir. Bu da daha önce denenmiş bir şeydir ve Kıbrıs’ta denenmemiş bir şey kalmadı. Cenevre’de 2021 yılında yapılan görüşmeden sonra Genel Sekreter tarafından yapılan açıklamanın metini hala elimizdedir. Orada da ortak zemin olmadığı açık bir şekilde ortaya konmuştur.”

“BM’nin yapısı tarafsız değil!”

Ertuğ, Bileşmiş Milletler’in yapısal sorunlarının çözüm sağlamadığına dair birçok örnek bulunduğunu ifade ederek, Gazze örneği ile BM’nin işlevini tamamen yitirdiğine dikkat çekti. BM’nin yapısının tarafsız kalmaya izin vermediğini vurgulayan Ertuğ, “Bileşmiş Milletler’in yapısı öyle bir yapı ki bugüne kadar bir sorunu çözdüğü görülmedi. Gazze’de bir soykırım oluyor ve BM ne yapabiliyor? BM’nin yapısı öyle bir yapı ki 5 daimi üyeden biri bir veto ile bütün yapının işleyişini durdurabiliyor. Böyle bir sistemde nasıl bir fayda görmeyi bekliyoruz? Güvenlik Konseyi kararlarından birinde baskı ve empoze yoluyla çözüme gidilmeyeceği belirtiliyor, ama Holguin ben baskı yoluyla bu işi çözebilirim diyor. Holguin’in şu anda rapor etmesi gereken burada ortak bir zemin olmadığını söylemektir. Holguin’in açıklamalarında bir yargı var ama Holguin bir hakem ya da yargıç değil.” İfadelerine yer verdi.

“Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözü tam olarak BM’nin durumuna işaret ediyor”

Eski Müzakereci Ertuğ, mevcut yapıyla BM’nin tarafsız davranamadığını belirterek, Güvenlik Konseyi’nde 5 ülkeden birinin vetosuyla karşılaşıldığında, BM’nin yapısının işlevsiz hale geldiğini ifade ederek, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözü de bu duruma işaret ediyor, ancak BM henüz bu büyüklüğünü gösterememiştir.” diye konuştu.

“Kıbrıs meselesi hâlâ masada durmaya devam ediyor…”

Ertuğ, Türkiye ve Yunanistan arasında belirli kırmızı çizgilerin hâlâ varlığını koruduğunu ifade ederek, Ankara’da gerçekleşen TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasında geçen görüşmeyi değerlendirerek, sözlerini şöyle noktaladı:

“Belli kırmızı çizgiler Türkiye ve Yunanistan için hâlâ geçerli. Dünya genelinde birçok ülke bu sorunları açıkça dile getirmese de, potansiyel etkilerini göz önünde bulunduruyorlar. Şu anda Türkiye ile Yunanistan arasında üç ana konuda belirgin çizgiler bulunmakta: Birincisi, Ege Denizi, adalar ve karasuları sorunları hala devam ediyor ve bu konuda bir değişiklik olmadı. İkinci olarak, Kıbrıs meselesi masada durmaya devam ediyor. Kırmızı çizgilere fazla dokunmadan daha ılımlı bir tablo çizilmeye çalışılıyor. Ancak, bu konulara dikkat çekildiğinde ilişkiler genellikle çıkmaza giriyor. Kıbrıs, Ege, Doğu Akdeniz ve münhasır ekonomik bölge gibi alanlarda kırmızı çizgiler hâlâ geçerliliğini koruyor. Bu konulara girmeden önce daha olumlu konulara yöneliyor.”

0
mutlu
Mutlu
10
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Ertuğ’dan Holguin’e sert eleştiri: Kıbrıs meselesini anlamadı!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.