Dr. Öykü Bakalım Akdöner’den hastalara mesaj: Bize güveniniz



featured


Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde acil tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. Öykü Bakalım Akdöner’den hastalara mesaj:

“Hastalarımız bize güvensin. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’ndeki acil servis ekibi çok iyi ve deneyimlidir. Ekip olarak hastalarımız için en iyisini yapıyoruz. Onlar dışarıda beklemek zorunda kalıyorlarsa bizler içeride başka hastalara acil müdahalede bulunuyoruz. Acilde herkes yüksek özveri ve iyi niyetle çalışıyor.

Acil tıp bir uzmanlık alanı ve Türkiye’de 1994 yılından beridir var. Acil servisin kullanım amaçları ile birlikte her konuda bilgi sahibi olmanız gereken bir konumda çalışmak durumunda kalıyorsunuz ama aslında acilin işi kritik hasta bakmaktır. Kritik hasta yönetimi yapmaktır ve benim uzmanlık alanım da bu yöndedir.”

Pınar SAVUN

Dr. Öykü Bakalım Akdöner, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu acil servisinde görev yapıyor.  Kendisi bir acil tıp uzmanı. Acil ya da kritik durumdaki hastalara anında karar vererek müdahale etmek durumda olan birisi. Yaptığı işi çok ama çok severek yapıyor. Sorumluluk bilinci oldukça yüksek. Motivasyon kaynağı ise bazen kritik bir hastayı yaptığı müdahale ile hayata döndürmek, bazen de gelen hastalara doğru teşhisler koyarak, onları tedavi için doğru uzman doktorlara yönlendirmektir. Bu onu her yeni günde acil servisine getiren itici bir güç. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde çalışan beş uzman acil tıp uzmanından birisi olan Dr. Öykü Hanım acildeki yoğunluğa rağmen nöbetlerinde güler yüzü ile hastalarını rahatlatan bir yapıya sahip.  Kendisi ile nöbette olmadığı bir sabah Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisinde sabah kahvelerimizi yudumlarken konuştuk. Gelin bu keyifli sohbeti birlikte okuyalım.

Pınar Savun: Sizi tanıyabilir miyiz?

Öykü Bakalım Akdöner: 1991 yılında Alanya’da doğdum. Annem Kıbrıslı, babam Türkiyeli. Üniversiteyi İzmir’de okudum. 11 yılım orada geçti, uzmanlığımı ve tüm üniversite eğitimimi Ege Üniversitesi’nde yaptım.

Pınar Savun: Sizi buraya ne getirdi?

Öykü Bakalım Akdöner: Buraya yerleşme, bir yerde sabit kalabilme isteği beni buraya getirdi. Türkiye’de devlet memuriyeti içerisinde olacaksanız gitmek istediğiniz bir yere gitmek o kadar kolay olmaz. Türkiye’de sabit bir yerde yaşamak isterseniz bir süreyi farklı yerlere gidip hizmet vererek geçirmeniz gerekiyor. Ben bunu yapmak yerine bir yer seçip yerleşmek istedim, bu nedenle de Kıbrıs’ı tercih ettim. Annenim ailesi de zaten hep burada. Ben asistanlık döneminde bu planı yapmıştım, uzman olduktan sonra da buraya geldim.

Pınar Savun: Acil doktoru olmaya nasıl karar verdiniz, neden bu bölümü seçtiniz?

Öykü Bakalım Akdöner: Bazıları için asla yapılmayacak bir iş gibi görünse de benim acili seçmemde çok fazla neden var. Uzmanlık aşamalarına geçmeden önce pratisyen olarak bir acil serviste çalışmayı düşünüyordum. O dönemde acil serviste çalışmayı hedefliyordum bu nedenle bir süre pratisyen olarak çalıştım ve bunun bir uzmanlıkla yapılması gerektiğini gördüm. Bunun üzerine TUS sınavına girip acil uzmanlığını yazdım ve kazanıp, uzmanlığımı bu alanda yaptım. Ben sadece acil uzmanlığı yazmak ve bunu kazanmak için TUS’a girdim. Başka bir tercihim olmadı. Acil uzmanı olmayı seçmemdeki en büyük nedenlerden biri vardiya usulü çalışma sisteminin olmasıdır. Bunu birçok insan tercih etmiyor ama benim hayat beklentilerime bu şekilde çalışmak çok uygundu. Bu alanda çalışmanın en güzel avantajlarından biri vardiya usulü çalışmak. Çünkü ne kadar çok yoğun bir iş yaparsanız yapın, yaptığınız işi bitirdikten sonra kalan süre sizin kendinize ayırdığınız zaman oluyor. Bu bence çok önemli bir şey. Belki herkesin üç günde yaptığı işi siz acil serviste bir günde yapıyorsunuz ama kalan iki gün sizin oluyor. Bir de acilin en güzel yanlarından biri de yaptığınız işin sonucunu hemen görüyor olmanızdır. Bir bekleme süreci yok. Yaptığınız bir müdahalenin olumlu ve olumsuz yanını hemen görebiliyorsunuz. Bu iş tatminini çok yüksek tutan bir şey. İnsanının çalışmaya devam etmek için bir motivasyona ihtiyacı var. Acil servis size o motivasyonu zorla veriyor.

“Her konudan bir şeyler bilemeyiz”

Pınar Savun: Acil uzmanlarının diğer uzman doktorlardan farkı nedir? Siz her alandan bir şeyler mi biliyorsunuz?

Öykü Bakalım Akdöner: Beklenti aslında her konudan bir şeyler bilmemiz ama işin aslı öyle değildir. Nasıl ki kulak boğaz burun uzmanı kendi işi ile ilgili konuları biliyor ve diğer konuları biraz daha az biliyorsa, bir acil tıp uzmanı da acilleri iyi biliyor ve onun dışındakileri daha az biliyor. Acil tıp bir uzmanlık alanı ve Türkiye’de 1994 yılından beridir var. Acil servisin kullanım amaçları ile birlikte her konuda bilgi sahibi olmanız gereken bir konumda çalışmak durumunda kalıyorsunuz. Ama aslında acilin işi kritik hasta bakmaktır. Kritik hasta yönetimi yapmaktır ve benim uzmanlık alanım da bu yöndedir.

Pınar Savun: Kritik hastayı tanımlar mısınız?

Öykü Bakalım Akdöner: Medikal anlamda değil ama şöyle tanımlanabilir. Kritik hasta siz bir müdahale yapmazsanız hastanın hayatını kaybetmesi veya sonrasında bir sakatlık yaşaması ile sonuçlanacak bir duruma müdahale etmektir. Sizin orada çok hızlı bir karar verip bir müdahale yapmanız gerekir. Bu bir travma hastası, kalp krizi, doğum eylemi ya da kaza sonucu ortaya çıkan bir durum da olabilir. Bakıldığı zaman bizim her konuda bilgi sahibi olduğumuz görünmekle birlikte aslında bu konuların hepsinin kritik kısmı, acil müdahale kısmıdır bizim uzmanlık alanımıza giren.

Pınar Savun: Acil bir durumu olmayan hastalar acile ne kadar sıklıkla geliyor?

Öykü Bakalım Akdöner: Çok sıklıkla geliyor. Bu konuyla ilgili elimizde sağlıklı bir istatistik verisi yok ama genel olarak acil servislere gelen hastaların yüzde 10’u kritik hastalardır. Yani bizim kırmızı alan dediğimiz gerçek anlamda acil durumu olan hastalar. Yüzde 30’u ise bizim sarı alan dediğimiz yine bizim acil olarak bizim hastamız olarak kabul ettiğimiz, bir müdahale yapılması, hastaneye yatırılması gereken veya bir planlama yapılması gereken hastalar. Bunların dışında kalan yüzde 50-60 oranındaki hastalar, ki bu duruma ve nöbete göre değişiyor, acil olmayan hastalardır. Bu acil olmayan hastaların içerisinden o kırmızıları ayırt etmek tek başına bir iştir.

Pınar Savun: Serviste bu ayırt etme işlemini yapacak bir görevli bulunur mu?

Öykü Bakalım Akdöner: Bunlar için bir triyaj sistemi var. Triyaj sistemleri tek değildir. Yani hastanın aciliyet durumunu, ne kadar acil olabileceğini, ne kadar hızlı bir şekilde içeriye alınıp bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirleyen sistemler var. Göğüs ağrısı olan bütün hastalar kırmızı alandadır diye de bir şey yoktur. Bunu belirlemek için hastanın şikayeti hem hastanın vital değerleri, tansiyon, nabız. oksijen değeri, ateş yüksekliği ve bunlar dışında hastanın bir de genel durumu-görünümü tecrübeli bir kişi tarafından yapılır ve hasta ona göre içeri alınır. İdeal koşullarda yapılması gereken budur. Bunu biz burada yapmaya çalışıyoruz. Burada böyle bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Ancak bunun için personel sayısının yeterli olması gerekiyor, bu nedenle de biz bunu istediğimiz gibi yapamadık. Sistemi tam olarak oturtamadık.

“Kendinize ‘Acile gitmem gereken bir durumda mıyım?’ sorusunu sorun”

Pınar Savun: Acil servislerin doğru kullanılabilmesi, halkın bu konuda bilinçlendirilmesi için önerileriniz nelerdir?

Öykü Bakalım Akdöner: Kişi acil servise başvuruda bulunacağı zaman bunu basitçe düşünebilir. Şunu kendine sorabilir: “Ben şu anda acile gitmem gereken bir durumda mıyım?” Kişi acil servise başvurmadan kendisini değerlendirmelidir.  Bazen ayırt edilemeyecek durumlar da olabiliyor ama şunu net bir şekilde söyleyemeyiz. ‘Şu ağrınız varsa acile gelmeyin.’ diyemeyiz Çünkü farkı sosyo ekonomik koşullarda yaşayan insanların ağrıları farklı olabiliyor ve onlar bunu farklı şekillerde yorumlayabilir. Çok sınırlarla bunu ayırmak mümkün değildir. Kişi bazen ağrılarını doğru tanımlayamayabiliyor. Bu nedenle hastayı biz içeri alıp bunu değerlendirmemiz gerekiyor.

Pınar Savun: Doktorlar arasında konsültasyon sorunları oluyor mu?

Öykü Bakalım Akdöner: Oluyor. Bu sadece burası ya da ada içi geçerli bir durum değildir. Her yerde olabilen bir sıkıntı bu.  Acil servis sizin tanımladığınız, tanısını koyduğunuz veya hastanın tanı konulması için yatmasına karar verdiğiniz bir yer. Siz bunun için başka branşlarla devamlı iletişim halindesiniz.  Yani yatması, tedavi sağlaması gereken branşlarla. Bu durum acil serviste çalışan bir hekim için hasta ve hasta yakınları ile zaman zaman yaşanan zorlu ilişkiden daha zor bir hale gelebiliyor.

Pınar Savun: Acil servise en çok hangi şikayetlerle gelinir?

Öykü Bakalım Akdöner: Bu yerine göre değişiyor. Bir devlet hastanesine daha çok göğüs ve karın ağrısı ya da minör travmalar nedeni ile geliniyor. Yaşlı hastalar da sıklıkla geliyor.

Pınar Savun: Acil servislerin kapasitesini yeterli buluyor musunuz?

Öykü Bakalım Akdöner: Kapasiteden kastınız yatak sayısı ise bu elbette artırılabilir ama bu tek başına yeterli değildir. Yatak sayısına paralel olarak sabit hekimler var. Bunlardan beşi acil uzmanı diğerleri ise pratisyen. Şu anda acil uzmanı sayısı güzel. Pratisyen hekim sayısı artarsa daha iyi olabilir.

Pınar Savun: Ekipmanlarınız yeterli mi?

Öykü Bakalım Akdöner: Yeterlidir diyebilirim. İstenilen ekipmanlar genellikle geliyor. Kullandığımız alet ve edevatlar genellikle sağlanıyor.

“Hasta yakınlarının anlayışsızlığı büyük sorun”

Pınar Savun: Acil serviste hasta yakınları ile yaşanan sorunlar nelerdir?

Öykü Bakalım Akdöner: Hasta yakınlarının diğer hasta yakınlarına karşı anlayışsızlığı en büyük sorundur. Genelde hasta yakınları ‘İçerdekini bırak benim hastama bak.’ yaklaşımını sergiler. Bu doğru bir yaklaşım değildir.

Pınar Savun: Acil servis personelinin motivasyonunu yükseltmek için neler yapılabilir?

Öykü Bakalım Akdöner: Personeli motive etmek gerekir. Bu konuda eksiklik olduğunu söyleyebilirim. Acil serviste yapılan işlemler takdir gören işlemler değildir. Siz basit şikayetle gelen birisine kritik bir tanı koyarsınız ve kendinizi takdir edersiniz, kimse sizi takdir etmez. Siz o kritik kararı verir ve o hastayı devredersiniz.  Acil servis kendi kendisini motive etmeyi başarır.  Asistan olduğum dönemde bir ailenin tedavi sonrasında bana teşekkür etmesini hiç unutamam. Bu nadiren rastladığımız bir durumdur.

Pınar Savun: Çok soğukkanlı olunması gereken bir yerde görev yapıyorsunuz. Bu soğukkanlılığınızı nasıl koruyorsunuz?

Öykü Bakalım Akdöner: Yaptığınız işi biliyorsanız, kendinize güveniyorsanız daha soğukkanlı olabiliyorsunuz.

Pınar Savun: Bir hastanın kaybından sonra, kaybı aileye bildirmek çok zorlayıcı olsa gerek bu konuda ne söylemek istersiniz?

Öykü Bakalım Akdöner: Kötü bir haber vermek zor bir iş olsa da maalesef bu da işimizin bir parçası.

Pınar Savun: Günlük olarak acil servise kaç hasta girişi oluyor?

Öykü Bakalım Akdöner: Yaklaşık 400-500 dolayında.

Pınar Savun: Sizin için sağlık ne demek?

Öykü Bakalım Akdöner: Oturduğunuz, yattığınız yerde rahat olabilmek, rahat uyuyabilmek sağlıktır.

Pınar Savun: Mutluluk ne demek?

Öykü Bakalım Akdöner: Sevdiklerinle olabilmektir.

“Adaletli, huzurlu ve kabullenmiş birisiyim”

Pınar Savun: Kendi iyi olabilme halinizi nasıl koruyor, bunun için neler yapıyorsunuz?

Öykü Bakalım Akdöner: Müzik dinler, tatil planlarım.

Pınar Savun: Kendinizi üç kelime ile tanımlar mısınız?

Öykü Bakalım Akdöner: Adaletli, huzurlu ve kabullenmiş.

Pınar Savun: Bu mesleği seçmeseydiniz hangi mesleği yapıyor olurdunuz?

Öykü Bakalım Akdöner: Tamirci olurdum herhalde, yine çözüm yapardım. Son durumu çözen kişi olmak isterdim.

Pınar Savun: Günlük rutininizde neler var?

Öykü Bakalım Akdöner: Çalışmadığım bir günde ailemle görüşerek, kedimle oynayarak, müzik dinleyip, kitap okuyarak ya da film izleyerek geçiririm.

Pınar Savun: Acil duruma gelen hasta ve hasta yakınlarına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Öykü Bakalım Akdöner: Hastalarımız bize güvensinler. Acil servis ekibi çok iyi ve deneyimli. Ekip olarak hastalarımız için en iyisini yapıyoruz. Onlar dışarıda beklemek zorunda kalıyorlarsa bizler içerde onlar gibi başka hastalara acil müdahalede bulunuyoruzdur. Acilde çalışan herkes yüksek özveri ve iyi niyet ile çalışıyor.

1
mutlu
Mutlu
43
alk_
Alkış
1
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Dr. Öykü Bakalım Akdöner’den hastalara mesaj: Bize güveniniz
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.