Doç. Dr. Akşit: Bölgesel genişleme stratejisi



featured


YDÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, ABD’nin Güney Kıbrıs ile Stratejik Diyalog Anlaşması imzalamasının nedenini yorumladı.

“ABD, Türkiye’yi karşısına almak istemez”… Doç. Dr. Sait Akşit, anlaşmanın ABD’nin 2019 yılından bu yana sürdürdüğü Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki bölgesel etkinliğini genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülebileceğini ifade etti. Akşit, ABD’nin Türkiye aleyhine dengeyi bozacak şekilde Rumların bu silahlanma çabasını destekleyeceğini düşünmediğini söyledi.

Cemre CEMALİ

Güney Kıbrıs ile ABD arasında “Stratejik Diyalog Kurulması Anlaşması” imzalanması Güney Kıbrıs’taki çeşitli çevrelerce memnunlukla karşılanırken bu gelişme ülkemiz açısından da merak uyandırdı.

Bununla birlikte ‘Anlaşmanın askeri alandaki etkisi nasıl yorumlanabilir?’, ‘Bu gelişmenin Kıbrıs sorunu açısından olası etkileri ne olur?’ sorusu akıllara geldi.

KIBRIS muhabiri, bu soruları Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit’e sordu.

Sait Akşit, her ne kadar Türkiye-ABD ilişkilerinin halen beklenen düzeyde olmasa da ABD’nin Türkiye aleyhine dengeyi bozacak şekilde Rumların bu silahlanma çabasını destekleyeceğini düşünmediğini söyleyerek ABD’nin dengeyi gözetmeye çalışacağını ifade etti.

Akşit, ABD ile Güney Kıbrıs arasında imzalanan stratejik diyalog anlaşmasının Kıbrıs sorunu açısından değerlendirerek; gelişmenin şu an Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen çabaları olumsuz etkileyeceğini düşünmediğini, ABD’nin Kıbrıs sorunu taraflarının, müttefiklerinin, müzakere masasına oturmasını tercih edeceğini belirtti. Bu kapsamda, ABD kaygısının daha çok bölgesel kazanım olduğunu, Kıbrıs sorununun bu çaba açısından bir engel olarak görülmediğini açıkladı.

Akşit: ABD’nin bölgesel etkinliğini genişletme stratejisi

YDÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, ABD ile Kıbrıs Rum Yönetimi arasında Stratejik Diyalog Anlaşması imzalanmasını ABD’nin 2019 yılından bu yana sürdürdüğü Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki bölgesel etkinliğini genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülebileceğini belirterek “Bu stratejinin özellikle Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ile İsrail, Mısır ve diğer Orta Doğu ve Körfez ülkeleri arasında bir iş birliği mekanizması oluşturarak Doğu Akdeniz’deki ABD etkisini artırırken; Rus ve Çin etkisini sınırlamayı hedeflediğini hatırlatmak lazım.” ifadelerini kullandı.

Akşit, ABD’nin rahat hareket edebileceği ittifaklara ihtiyacı olduğunu, Kıbrıs Rum Yönetiminin de tarihsel duruşunun aksine Rusya’dan uzaklaşmayı kabul eden ve ABD’ye daha bağımlı bir ilişki içerisine girdiğini kaydederek ABD’ye bölgesel olarak ihtiyaç duyduğu üs ve ikmal alanları yaratıldığına dikkat çekti.

Anlaşmanın askeri alandaki etkisi hakkında değerlendirmede bulunan Akşit, Kıbrıs Rum Yönetiminin silahlanma açısından bu anlaşmayı bir fırsat olarak gördüğünün anlaşıldığını, başka kaynaklarca da belirtildiği gibi adanın daha fazla militarize olma riski olduğuna vurgu yaptı.

“ABD, Türkiye’yi karşısına almak istemez”

Akşit, buna karşın ABD’nin Türkiye aleyhine dengeyi bozacak şekilde Rumların bu silahlanma çabasını destekleyeceğini düşünmediğinin altını çizerek  “Her ne kadar Türkiye-ABD ilişkilerinin halen beklenen düzeyde olmasa da ABD Türkiye’yi karşısına almak veya uzaklaştırmak istemeyecektir. Gelişmelere bağlı olarak ABD dengeyi gözetmeye çalışacaktır.” dedi.

ABD ile Güney Kıbrıs arasında imzalanan stratejik diyalog anlaşmasının Kıbrıs sorunu açısından değerlendiren Akşit, “Gelişmenin şu an Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen çabaları olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum. ABD, Kıbrıs sorunu taraflarının, müttefiklerinin, müzakere masasına oturmasını tercih edecektir. Bu kapsamda, ABD kaygısının daha çok bölgesel kazanım olduğunu, Kıbrıs sorununun bu çaba açısından bir engel olarak görülmediğini söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.

0
mutlu
Mutlu
3
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Doç. Dr. Akşit: Bölgesel genişleme stratejisi

Yorumlar kapalı.