Çocuklarla hayatın provasını yapıyoruz



featured


Tiyatro dünyamızın değerli sanatçılarından Asu Demircioğlu, 8-10 yaş grubu çocuklarla drama çalışmalarında hem mutlu oluyor hem de mutluluğun ipuçlarını sanatla harmanlayarak öğretiyor

    Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçılarından Asu Demircioğlu, 8-10 yaş grubu çocuklarla drama çalışmaları yapıyor. Drama çalışmaları sonucu çocukların ortaklaşa var ettiği, bir içerikle oyun sahneleniyor.

Sorularımızı yanıtlayan Demircioğlu, “Bilgisayarlar, telefonlar bizi birbirimizden uzaklaştırırken çocuklarımızı da bizden ve çevreden koparıp ayrı dünyada yaşamaya itiyor ve böylesi bir dünyada 10-15 çocuk birlikte oyun oynuyor, kendilerini ifade ediyor, beraber bir şeyler yaratmanın mutluluğunu yaşıyor, sorunlar yaşıyor, sorunları aşmayı öğreniyor, hayatın provasını yapıyor. Tiyatro olarak 8-10 yaş yaratıcı drama çalışmalarındaki hedefimiz tüm bunları yaşatabilmek.” dedi.

Demircioğlu, Hasan Hastürer’in sorularını yanıtladı.

Hastürer: Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nda oyuncusunuz nasıl başladı tiyatro yolculuğunuz?

Demircioğlu: İlk sahneden de öncesinde başlayan yolculuk sayesinde. Tiyatronun tarihi sayesinde. Hep bir büyüydü tiyatro tozlu raflarda kalan demek isterdim ama sadece anılarda kalanlar tozluydu. Yoksa babamın kocaman kütüphanesinde kalan tiyatro oyunları tozları alınmış dururdu yerinde. Babamın kütüphanesi benim odamdaydı ve küçükken karıştırırdım okurdum. Fotoğraflar vardı geçmişten kostümlü dekorlu oynanan oyunlardan sahnelerden. Babam ve amcam ilk sahne öncesinden devlet tiyatrolarına uzanan yolculukları vardı sonrasında da annemin ilk heyecanım böyle alevlendi. Onların o zamandan kalan hatıraları anlattıkları heyecanlarıyla. Şiir gibi başlattım anlatmaya ama gerçekten gizemli ve duygusal her yönden büyüleyici ve etkileyiciydi benim için. Yıllar sonra lisede tiyatro kolunda sergilediğimiz oyunda oynadım. Arkasına Devlet Tiyatrosu ve Belediye Tiyatrosu’nun ortak konservatuar hazırlık kursları düzenlediğini duyup katıldım. Deniz Çakır ve Osman Alkaş beni sınavlara hazırladı, ki hiçbir zaman emeklerini, haklarını ödeyemem. Böylece konservatuar yolculuğum başladı. Dört yıl Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarında oyunculuk eğitimi aldıktan sonra 27 yıldır Lefkoşa Belediye Tiyatrosundayım.

Hastürer: Belediye Tiyatrosunda oyuncusun, aynı zamanda çocuklarla çalışmalara nasıl başladınız?

Demircioğlu: Çok sevdiğim Deniz ablam sayesinde. Tabiî ben de çocukları çok seviyordum. Deniz ablam çocuklarla derneklerde drama çalışmaları yapıyordu ve bir gün sen de gel bana yardım da edersin dedi. O günden beridir çocuklarla çalışmalarım devam ediyor. Zaten Belediye Tiyatrosunda da Yaşar (Ersoy) abi gençlerle çalışmalar yapıyordu. Onun çalışmalarına da katılmaya gözlem yapmaya başlamıştım. Çocuklarla ilgili çalışmalarım giderek gelişti. Bir baktım BRT’de de çocuk programı sunmaya başladım. Belediye Tiyatrosu dışında derneklerde, okullarda ve kreşlerde çalışmalar yaptım.

Hastürer: Lefkoşa Belediye Tiyatrosu bu eğitimlere gördüğüm kadarıyla önem veriyor.

Demircioğlu: Evet, belediye tiyatrosu her zaman gerek çocuklar gerekse gençler olsun her zaman önem vermiştir. Geleceğin sanatçılarının yetiştirilmesi yanında, çok yönlü bakış açısı geliştirme… Sekiz yaşından 50 yaşına kadar gruplarımız var.

“Çocukları yaratıcı dramayla tanıştırıyoruz”

 

Hastürer: Peki çocuklarla yaptığınız çalışmalarda belediye tiyatrosunun amacı ve hedefi nedir?

Demircioğlu: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Belediye Tiyatrosunun 8-10 yaş grubuyla yaptığı çalışmalar yaratıcı drama çalışmalarıdır. Çocuklarla çalışmalar deyince “Siz mi oynayacaksınız, oyun mu sahneleyeceksiniz ya da çocuklar oyun mu oynayacak?” gibi sorularla karşılaşıyorum. Biz tiyatromuzda 8-10 yaş grubuyla yaratıcı drama çalışmaları yapıyoruz. Amacımız, yaratıcı drama çalışmalarını çocuklarımızla buluşturmak. Bunun yanında her sene mutlaka çocuklarımız için çocuk oyunu sahneliyoruz.

Hastürer: Yaratıcı drama derken oyun sahnelenmiyor mu, farkı nedir?

Demircioğlu: Yaratıcı drama çalışmalarında belirli yazılı bir oyun metni yoktur. Doğaçlamalar yaratıcılığı geliştiren oyunlarla ve tekniklerle ilerliyoruz. Çocuğa durum verilir ve ezber yapmadan belirli hareketlerle sınırlanmadan yönlendirici komutlar sayesinde ilerlenir ve inanın yıllar içindeki gözlemlerime göre, çocuklar oyun çalışmaktan daha çok zevk aldıkları, eğlendikleri bir süreç yaşarlar. Yaratıcı dramada seyirci yoktur. Oyun çalışırken yazılı bir metin vardır. Ezber yapılır hareketler belirlenir ve oynanır.  Bunlar belirlenirken süreç içerisinde yaratıcı drama tekniklerinden de yararlanılır tabiî ki. Artık belirlenip kesinleşen repliklerin hareketlerin dışına çıkılmaz. Seyirciye oynanır. Alışkanlık oldu sanırım, çocuklara ve ailelere aktardığım gibi altını çize çize anlattım size de.

Hastürer: Ama hem çalışmalarına yaratıcı drama diyorsun, farkını da ortaya koyuyorsun,  sonra da oyun  sergiliyoruz diyorsun?

Demircioğlu: Yaratıcı drama çalışmalarında oyun sahnelenecek diye bir şart yoktur. Hatta sergilenmez. Ben de çalıştırdığım yaş grubuyla oyun sahnelemeyi tercih etmiyorum aslında. Hedefimiz direkt oyun çalıştırmak değil. Çalışmalarımıza kayıt olurken ailelerimize vurguladığım ilk şey, lütfen oyun beklentiniz olmasın çünkü ailelerden gelen ilk soru genellikle “Oyun ne zaman sahnelenecek?” oluyor. Oyun sözü vermiyorum ama bazen hissedersiniz ya çalışmalardan öyle güzel şeyler yaratılıyor ki, çocuklar da seyirciyle buluşmaya hazır hissediyorlar. Hatta bazı çocuklarımız sahnede kalabalık önünde olmak istemezler. Sonra yıl içerisinde kendileri annemize babamıza oynayalım derler. Kalabalık önünde asla oynamam diyen çocuk cesaretle çıkar rolünü oynar. Çalışırken yazılı bir oyundan yola çıkmak yerine ihtiyaçlardan doğan konuları çocuklarla beraber doğaçlamalarla yaratıp sahnelemeyi tercih ediyorum. Böylece yıl içerisinde yaptığımız tüm çalışma ve yaratıcı drama tekniklerini kullanarak kendi yaratılarını ortaya koymanın mutluluğunu ve güven duygusunu birlikte yaşıyorlar. Oyun hepimizin oluyor. Bu tür çalışmaları yapmak zordur, uyum gerektirir. Beraber hareket etmek, iş birliği ve tiyatronun disiplinleriyle tanışmayı birlikte getirir. Her aşamasında çocuklarımızın aştığı basamakları görürüz ve onlarla birlikte yaşarız.

Hastürer: Çocuklar çok değişti bizim zamanımızda diye başlayan cümleler vardır…

Demircioğlu: Dünya değişiyor. Bilgisayarlar tabletler, telefonlar hepimiz değişiyoruz. Günümüzde çocuklar çok değişti diyoruz ya biz de değişiyoruz, bizim çocuklarımız da değişiyor. Bizim doğurduğumuz, bizim eğittiğimiz değişen gelişen dünyada, olumlu ve olumsuz yönleriyle büyüyorlar doğal olarak. Özellikle pandemi sonrası biraz daha iletişim de konsantre sorunu yaşadığını çocuklarımızın gözlemliyorum. Benim mesela kızıma yaptığım sınır koymalar da problem yaşıyoruz. Günümüzde hemen hemen çoğu ailemiz birçok şeye ulaşabiliyor ve çocuklarımızı mutlu etmeyi hedefliyoruz. Ama bazen onlara sunduğumuz imkanların gelecekteki yaşamlarına etkilerini düşünemiyoruz. Ben de dahil. Bilgisayarlar telefonlar bizi birbirimizden uzaklaştırırken çocuklarımızı da bizden ve çevreden koparıp ayrı dünyada yaşamaya itiyor ve böylesi bir dünyada 10- 15 çocuk birlikte oyun oynuyor kendilerini ifade ediyor, beraber bir şeyler yaratmanın mutluluğunu yaşıyor, sorunlar yaşıyor, sorunları aşmayı öğreniyor, hayatın provasını yapıyor. Bizim Belediye Tiyatrosu olarak 8-10 yaş yaratıcı drama çalışmalarında ki hedefimiz tüm bunları yaşatabilmek. İletişim, yaratıcılık, kendilerine güven, iş birliği, konsantre olma, kendilerini ifade etme, sorunlarla baş etme, duygularını ifade edebilme, arkadaşlarıyla ortak yaratım sürecine katkı koymak.

Bana “Aferin” demiştiniz

 

Hastürer: Aileler ne diyor, ne tür dönüşler alıyorsunuz?

Demircioğlu: Ben kayıt sırasında ailelerin beklentileriyle ilgili bir bölümümüz var. Çoğu aile doldurmaz bile, es geçiyorlar ama beklentiler bana planımın ilk adımını attıran önem vereceğim noktalar gösterir. Örneğin dikkat sorunu ve topluluk önünde konuşmasına yardımcı olmanız için öğretmeni önerdi diyen bir ailenin beklentisini karşılamak için çocuğu gözlemleyerek çalışmalar programlayarak çocuğun ihtiyacına göre çalışmalarla bu sıkıntıları yenmesine yardımcı olmaya çalışırım. Çocuk zaten yaptığımız çalışmalarda,  Ailenin bile farkında olmadığı birçok şeyi ortaya çıkar.  Ben de uyguladığım oyunları, teknikleri tüm ekibe ve ihtiyaca göre harmanlar kendime adım adım bir program oluştururum. Oyun derken yazılı tiyatro oyunlarından değil yaratıcı drama çalışmalarından bahsediyorum. Bilinçli bir programla başlayınca gelişim oluyor mu, olmuyor mu,  zaten gözlemliyorsunuz. Ailelerle iletişime açık oldukları sürece paylaşarak ilerlemeyi tercih ediyorum. Onlarla beraber süreçleri değerlendirerek ilerliyoruz. Ben de tabiî bunları yaparken “Bunu söylüyorum, bu budur, ben bilirim” diye yola çıkmıyorum. Böyle bir şey haddim de değil. Ben de araştırıyorum. Uzmanlara danıştığım da oluyor. Aileye bazen ben bu durum karşısında böyle adım attım acaba sınıfta bu sorunlar yaşanıyor mu öğretmenine de danışın lütfen dediğim oluyor. Bunlar hep iş birliğine dayalı çalışmalar. Lütfen gözlemleyin diyorum. Ben yanlış gözlemlemiş olabilirim diyorum. Sonuçta uzman değilim hata yapmamak adına dikkatli adımlar atmaya çalışıyorum ve olumlu dokunuşlar için oradayım. O nedenle çalışmalarıma dikkat etmeye çalışıyorum.  Attığımız bir adım çocuğun dünyasında olumlu ya da olumsuz yönde büyük izler bırakabiliyor. Örneğin BRT’de bir çekim sırasında 20 yıl önce bir çocuğun başını okşayarak “Aferin” demişim. Yıllar sonra büyüdü, yollarımız kesişti ve bana bunu mutlulukla aktardı. Bunun yerinde olumsuz bir örnekler de olabilir.

Hastürer: Aralarında, oyunculuğu seçecek çocuk var mı?

Demircioğlu: Eğitmenliğini yaptığım 8-10 yaş gurubu oyunculuğu meslek olarak seçmek için çok erken bir yaş. Ama olmaz mı olur? Çocuk isteklidir oyuncu olacağım, der katılır. Yeteneği de vardır sınavlara hazırlanır ve oyuncu olabilir; ancak sadece oyunculuk yok tiyatro başlığının altında onun da altını çizmek isterim. Oyun yazarlığı, ışık tasarım, kostüm dekor tasarımı bu alanlara ilgi doğabilir verdiğimiz kurslar sayesinde. Zamanla tanıyorlar zorluklarını da mesela çalışma düzenini öğreniyorlar. Böylece tanıdıkça kendileri değerlendiriyor, artılarını eksilerini göz önüne alarak. Ailelerimize baktığımda özellikle 3-4 yıldır daha bilinçliler. Okulda öğretmenlerin yönlendirmesiyle gelen ailelerimizi çok gözlemliyorum. Öğretmenimiz bazen çok yeteneği var bazen gelişimine katkı için öneriyorlar. Öncelikle Belediye Tiyatrosu olarak bu yaş grubu çocuklarımızın gelişimine katkı koyarken ilerleyen zamanda gerek bizim gerek kendilerinin tiyatroyla ilgili bir bölüm seçmelerine destek olabiliyoruz. Bunun yanında topluma bilinçli bireylerin yetişmesine kendine güvenen, yaratıcı, araştıran, sorgulayan bireyler, farklı yönleriyle hayata bakmak, iyi bir seyirci, sanat alanlarına ilgi uyandırmak, geleceğin sanatçılarına kapı açmak, yol göstermek. Bizim eğitimlerimize her katılan çocuk oyuncu olacak diye bir durum yok. Bazen bana hocam, yeteneklileri ayırıp sadece iyi onlarla oyun yapın diyorlar. Benim her çocuğumun,  bir ileri adımını bu eğitimlerde gözlemlemek en büyük amacım, mutluluğumdur.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Çocuklarla hayatın provasını yapıyoruz
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.