Mizah ve bilimsel psikolojiyi harmanlayarak gösteri formatına çeviren ve Bar Psikoloğu olarak ünlenen Ferhat Aydın, girişimciliği ile dünyada bir ilke imza attı:
“Ben komedyenim demiyorum, terapistim demiyorum. Ben psikoloji anlatıcısıyım ve hiç bilmeyen bir insana psikoloji nasıl anlatılır, buna kafa yoran biriyim.
Hiç psikoloji ile ilgili bilgisi olmayan ama psikolojiye birazcık merakı olan insanlara 3 saat boyunca onları sıkmadan, yer yer güldürerek, yer yer şaşırtarak, yer yer sinirlendirip, ayarlarını bozarak, yer yer de farklı duygular hissettirerek psikoloji anlatıyorum.”
Pınar SAVUN
ODTÜ Psikoloji bölümünden mezun olan Ferhat Aydın (Bar Psikoloğu) hem gerçek bir psikolog hem de sıra dışı bir girişimci. Türkiye’de ve dünyada ilk kez hayata geçirilen Bar Psikoloğu – Psikogösteri konseptinin yaratıcısı ve uygulayıcısı. ‘İnsanlar psikoloğa gitmiyorsa psikolog insanlara gitsin’ düşüncesiyle hayata geçirdiği bu gösteri formatı, temel psikoloji bilgilerinin mizahla harmanlanarak insanlara sunulduğu bir ‘drink and talk show’dur. Aydın, başta BKM Mutfak olmak üzere Psikogösteri konseptini Türkiye’nin ve KKTC’nin çeşitli sahnelerinde sergiliyor.


Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan sosyal girişimcilik örneği psikogösteri iki perdeden oluşuyor. Ferhat Aydın, birinci perdede kendisine günlük hayatta sıklıkla sorulan sorulara ve yanlış bilinen konulara değiniyor. Günlük hayattan psikoloji ile ilgili durumları, metaforlar aracılığıyla nükteli bir şekil anlatan Aydın, programın ikinci perdesinde ise mikrofonu seyircilere uzatıyor ve sorulan sorulara yalın bir şekilde psikoloji bilimi prespektifinden cevaplar veriyor.
Bugüne kadar, 40’ı aşkın üniversitede ‘Sıra Dışı Kariyer – Kariyerini Kendin Yarat’ başlıklı konuşmasıyla Bar Psikoloğu’nun ortaya çıkış hikayesini meslektaş adaylarına ve üniversite öğrencilerine ilham olsun diye paylaşan Ferhat Aydın, Türkiye ve KKTC’de 40’ı aşan şehirde, 1200’ünden fazla sahne deneyimiyle psikoloji kültürünün oluşmasına katkı sağlamak amacıyla sürekli bir turne halinde çalışma hayatına devam ediyor. Aydın ayrıca Psikotatil adı altında çok nitelikli kamplar da düzenliyor.
Ferhat Aydın’ı 2019 yılında gerçekleştirdiğim Anne- Çocuk Kamp’ına davet etmiştim. Onunla tanışmamız bu vesile ile olmuştu. İlk görüşte çok yakın hissettiğiniz ve güçlü bir dostluk kuracağınızı anladığınız kişiler olur ya Ferhat da benim için onlardan biriydi. Ferhat, daha sonra yaptığım festival ve organizasyonların çoğunda da hep yanımda oldu. Her zaman içten ve güler yüzlü olan Psikolog Ferhat Aydın ile İstanbul’da Moda’daki tatlı ve huzurlu evinde yaptığımız samimi sohbeti gelin birlikte okuyalım.
Pınar Savun: Ferhat Aydın kimdir bize kendinizden söz eder misiniz?
Ferhat Aydın: Ferhat Aydın 2011 ODTÜ psikoloji mezunu, son 7-8 yıldır sadece psikoloji anlatıcılığı yapan bir sahne emekçisidir. Çok farklı sektörlerde, özel okullarda, danışmanlık merkezlerinde çalıştıktan sonra ‘Bar Psikoloğu’ diye bir isimle mizah ve bilimsel psikolojiyi harmanlayarak sahnede bir gösteri formatına çeviren bir turne insanıyım.
Pınar Savun: Bar Psikoloğu fikri nasıl ortaya çıktı?
Ferhat Aydın: Hep terapist olmak, kendi kliniğimi açmak istiyordum. 2015 yılında İstanbul’a gelip Bakırköy’de bir danışmanlık merkezinde çalışmaya başladım. Orada Türkiye’de bu işi yapmanın birçok sebepten dolayı çok zor olduğunu fark ettim. Terapist olmak için bir sürü eğitim ve süpervizyon almanız, master yapmanız hem de ekonomik bir sorununuzun olmaması gerekiyor. O süreçte çok zorlandım ve kısa sürede ben bu işi yapamayacağım, peki ben ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Farklı farklı, değişik şeyler geldi aklıma. Bakırköy’de çalıştığım için akşamları iş çıkışı Taksim’e gidiyordum. Orada bir bara müdavim oldum. Sonra o bar sahibi Ergün Abi ile çok iyi anlaştık ve O beni oradaki insanlarla tanıştırdı ve onlarla sohbet etmeye başladık. Psikolog olduğumu duyan oradaki insanlar ‘Sen psikolog musun, şu nasıl oluyor, ben psikoloğa gittim işe yaramadı, benim şöyle bir sorun var…’ diye bana bir sürü soru sorunca ben mesleki tatminimi barda yaşadığımı fark ettim.
Pınar Savun: Bar psikoloğu formatına öyle mi geçtin?
Ferhat Aydın: Öyle. Orada Ergün Abi’ye “Burada bana sürekli çok soru soruyorlar ve ben de bu sorulara yanıt vermeyi çok seviyorum. Niye her hafta toplanıp düzenli bir etkinlik yapmayalım?” diye sordum. Bunu sorarken kafamda bunu ekonomik bir kazanıma dönüştürmeye dönük bir şey yoktu, yani bilet satalım falan yoktu. Ben sahneye çıkarım, oradakilerle muhabbet ederim fikri ile yola çıktım. Facebook’ta event açtık. Beş günün sonunda beş yüz elli kişi geleceğini işaretledi. Ben şok oldum. Mekan kırk kişilik ve telefonlar susmuyor. Herkes bar psikoloğu ne diye soruyor, bunun nasıl olacağını çok merak ettiklerini söylüyorlar. Ben soranlara benim de bar psikoloğunun ne olduğunu bilmediğimi söylüyorum. Gösteriye iki gün kala talep çok olunca buna bir bilet koyalım, bir şey yapalım dedim. Ben o kadar çok ilgi olacağını düşünmemiştim. Sonuçta 15 TL giriş bileti ücreti koyduk. 10 lirasını ben, 5 lirasını mekan aldı. 60 kişi geldi. Ben 600 lira aldım, ev kiram çıktı. Bunu görünce kendime, “O zaman ben bu işi yapayım. Neden bu kadar zorlanıp, orada burada sürünüyorum.” dedim. Şu anda Türkiye’de klinik psikoloji master ücretleri 1 milyon lira dolayında. Master yapınca yetmiyor, bunun üzerine bir de terapi eğitimi alacaksın. Bu da dört- beş yıl sürüyor. Bu da yetmiyor. terapiye gideceksin, süpervizyon alacaksın, sosyal medyan olacak, isim yapman gerekiyor. Bu benim için yapılacak bir iş değildi ve hala çok zor. Bunları yapmak yerine ben kendime farklı bir yol çizdim.

Pınar Savun: Peki sonraki süreç nasıl ilerledi?
Ferhat Aydın: Bardaki ilk deneyimden sonra orada her hafta çıkmaya başladım. Gösteriyi sunum şeklinde yapıyorum. Arkamda slayt var, karikatürler var. Dört-beş hafta sonra kimse gelmemeye başladı. Ben dedim ki, “Yine olmadı.” İstanbul’dan gitmeye karar verdim. Önüme haritayı açtım. Marmaris’e gittim. Orada bir süre çocuklarla çalıştım. Sonra İstanbul’a geri dönmek istedim. ‘BKM Mutfak diye bir yer’ var dediler. İstanbul’a döndüm ama sadece sahne yaparak hayatımı idame ettiremiyorum, iş bakıyorum, okullara gidiyorum. Bir sabah çok gergin uyandığımı ve işe gitmek istemediğimi fark ettim. İşe gitmekten vazgeçtim ve kendime ‘Ben iki tane turne yaparım, geçinirim’ dedim. Sonra araya pandemi girdi. O dönemde hiç iş yapamadım. Pandemi bitince tekrar turneye başladım. Dünyayı araştırdığımda psikogösteri diye bir şey olmadığını gördüm. 9 yıldır psikogösteri adı ile yaptığım sahne şovunun patentini aldım. Ben komedyenim demiyorum, terapistim demiyorum. Ben psikoloji anlatıcısıyım ve hiç bilmeyen bir insana psikoloji nasıl anlatılır, buna kafa yoran biriyim. Önceleri barlarda yaptığım psikogösteriyi bir süre sonra sahnelere taşıdım. Çocuk kamplarında anne babalara da konuşma yaptım. Erzincan’da müftülükte de çıktım, festivalde de çıktım. Sonra barı biraz arka plana aldım. Ben de kendime psikoloji anlatıcısı dedim.
Pınar Savun: Ama adın “Bar Psikoloğu” olarak kaldı.
Ferhat Aydın: Evet adım Bar Psikoloğu olarak kaldı hala benim gerçek adımı çok büyük bir çoğunluk bilmiyor. 1200-1300 sahne yaptım. Hayalini kurduğum BKM’de de 6’ncı yılımı doldurdum. 6 yıldır düzenli bir şekilde BKM’de çıkıyorum. Ben şunu yapmaya çalışıyorum. Hiç psikoloji ile ilgili bilgisi olmayan ama psikolojiye birazcık merakı olan insanlara 3 saat boyunca onları sıkmadan, yer yer güldürerek, yer yer de şaşırtarak, yer yer sinirlendirip, ayarını bozarak, yer yer farklı duygular hissettirerek gösteriden farkındalık kazanarak çıkmalarını sağlamaya çalışıyorum. Ben bu işi 9 yıldır yapıyorum ama performansımdan 6 aydır memnun olduğumu söyleyebilirim. Ben sahnede politikaya da kültüre de psikologlara da saydırıyorum.
Pınar Savun: Bir psikolog olarak kendi terapine gidiyor musun?
Ferhat Aydın: Bir psikoloğun kendi terapisine gitmesini gerekli buluyorum. Ben de beş yıldır kendi terapime gidiyorum.
Pınar Savun: Sahneni izleyip, farkındalık edindikten sonra sana ‘Ben nereye gideyim?’ diye sorulduğunda onu yönlendireceğim psikolog arkadaşların, birlikte çalıştığın birileri var mı?
Ferhat Aydın: Bu işi yapmamın esas amacı psikoloji ve psikoterapi kültürünü yaymak. Ben terapi yapmıyorum ama insanların terapiye gitmesini sağlamaya çalışıyorum. Dolayısıyla bana ‘Terapi böyle bir şey anladık, peki ben kime terapiye gideceğim?’ dediklerinde fiyatları çok fahiş olmayan, eğitimine güvendiğim bazı isimleri önerebiliyorum. Seçenekler sunuyorum, onlar karar veriyorlar.
Pınar Savun: Bar psikoloğu olarak sahneye çıkmaya başladıktan sonra psikiyatri ya da psikoloji çevrelerinden nasıl tepkiler aldın?
Ferhat Aydın: Beni en çok üzen ya da sinirlendiren şey şuydu: Google’a bile yazmaktan ya da Instagrama girip bakmaktan aciz meslektaşlarımın sadece isimden yola çıkarak yaptığımın etik dışı olduğunu söylemeleriydi. Halbuki ben şunu yapmaya çalışıyordum: Bar muhabbeti tadında bir samimiyetle mesleğimi anlatıyorum. Dolayısıyla onların işine yarayacak bir şey yapıyorum. Yaptığımı kabul etmeleri çok kolay olmadı. Ben de bunu görüp 40 üniversiteye söyleşiye gittim. Onlara tamamen şunu anlatmak için gittim: Hepiniz terapist olmak zorunda değilsiniz. Bakın böyle şeyler de var. Ben bunu yaptım, ben bir şeyler başardım. Siz de girişimci olabilirsiniz. Dolayısıyla üniversitelere gittikten sonra bizim alandan tanınan hocalarla sahne aldım, farklı yerlerde televizyon programları, youtube programları, podcastler yaptım.’Bu adam güzel bir şeyler yapıyor’ demeye başladılar. Benim isteğim hocalarımın yaptığım işle ilgili bana geri bildirim vermeleriydi. Çünkü ben riskli bir şey yapıyordum. Alkollü ortamda ruh sağlığı anlatmak çok akıllı bir iş değil. Ama sonra bir baktım benim kitle oraya içmeye değil dinlemeye geliyor. Mekanların benimle ilgili en büyük şikayeti oraya gelen insanların içmemesiydi. Yaptığım işi iyi yapmaya çalışırken, ne yapmaya çalıştığımı anlatmak da beni çok yordu. Bana dönük yapılan eleştirilerle ilgili başetmem konusunda kendi gittiğim terapi çok önemliydi.

Pınar Savun: Senden esinlenerek Bar Psikoloğu olmak isteyen meslektaşların oldu mu, sana bunun için ulaştılar mı?
Ferhat Aydın: Oldu, bazıları ulaştı. Bazıları direk ulaşmadan kendisi yaptı ama adına Bar Psikoloğu diyemediler. Çünkü patenti bende. Biri ‘Psikotalk’ dedi, birisi ‘Dril terapi’ dedi. Farklı girişimler oldu ama tutmadı. Çünkü ben en organik temelinden bunu yaşadığım için ve insanlardan çok geri bildirim aldığım için devam ettirebildim. Onların işleri başka olduğu için yapamadılar. Bu yaptığım bir yan iş değil, benim esas işim.
Pınar Savun: Senin bir diğer markan da Psikotatil değil mi?
Ferhat Aydın: Evet, bu hafta bunun da 31’incisi yapacağız. Psikotatil ben Marmaris’te yürürken aklıma gelen bir fikirdi. Tatili seviyorum, psikoloji seviyorum. Psikotatil böyle ortaya çıktı.

Pınar Savun: Psikotatilin içeriğinde ne var ve hangi aralıklarla yapıyorsun?
Ferhat Aydın: Farklı şekillerde ve farklı bölgelerde yapıyorum. En son Mardin’de yaptık. Olimpos’ta 15 kez yaptık. Kapadokya’da ocak ayında yaptık. İçerik şu: Biz kamplarımıza insanlardan video ile başvuru alıyoruz. Nereden geliyor, neden geliyor diye hazırladıkları videolardan katılımcıları seçiyoruz. Eyleme dayalı, hızlı farkındalıkların olabileceği, alanında yetkin insanların davet edildiği, çok farklı mesleklerden insanların bir araya gelerek birbirlerinin hikayelerini dinlediği, eğlenip, muhabbet ettiği, bazen ağladığı, dışa dönük ayağı yere basan kamplar bunlar. Bu kamplarda psikoloji seven insanları bir araya getiriyoruz. Şimdi Fethiye’de 31’inci psikotatili yapmaya hazırlanıyoruz. Kamplarda kişi sayımız sınırlıdır, 20 kişiyi aşmamaya çalışıyoruz.
Pınar Savun: Sahnede konuşacağın konuları nasıl belirliyorsun?
Ferhat Aydın: Aslında günlük hayatta muhabbet ettiğim insanların ve sosyal medyada karşıma çıkan ve sıklıkla konuşulan konuların ne kadar yanlış bilindiği ve ne kadar yoğun konuşulduğu üzerine konuşmamı hazırlıyorum. Gündemdeki konuları da eklemeye çalışıyorum. Çocuk psikolojisi, psikoterapi, kişisel gelişim kavramları ve sosyal medyada dönen bazı muhabbetler, özetle bunları konuşuyorum.
Pınar Savun: Zamanla her şey değişiyor. İnsan ilişkileri değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor. Değişen teknoloji ile birçok şey de farklılaşıyor. Psikolojide buna bağlı olarak kuramların değişeceğini düşünüyor musun?
Ferhat Aydın: Hem evet hem hayır. Freud’u biz bugün hala niye konuşuyoruz? Onun 100 yıl önce ortaya attığı şeylerin ne kadar derin ve gerçek olduğunu anlamaya çalışan bir tarafımız var. Çünkü Freud da mitolojiden esinlendi. Dönem çok değişse de yaşam tarzımız çok değişse de bence insan dediğimiz canlı çok uzun zamandır, belki 200 bin yıldır, ayni gibi görünüyor. Bilinç, bilinç dışı, cinsellik, duygular, ilişkiler, belki dönem de ilişkilerin dinamiği çok değişiyor ama insan bence hala aynı insan. Kuramların altını doldurulmaya, teknikler geliştirilmeye devam ediliyor ama insan çok da değişmedi.

Pınar Savun: Kendini üç kelime ile tasvir eder msin?
Ferhat Aydın: Meraklı ama çok meraklı, azimli ve düşünceli.
Pınar Savun: Seni en çok ne mutlu eder?
Ferhat Aydın: Çocuklarla vakit geçirmek, güzel insanlarla bir araya gelerek muhabbet etmek, mesleğimle ilgili şaşırtıcı ve heyecan verici yeni şeyler öğrenmek, gezmek ve sinemaya gitmek.
Pınar Savun: Hayatını değiştiren bir şeyi bizimle paylaşır mısın?
Ferhat Aydın: ODTÜ’yü kazanmak ve orada okumak.
Pınar Savun: Hayatında yaptığın en iyi gezi hangisiydi, neden?
Ferhat Aydın: Kıbrıs (kahkahalar) tatil olarak Amsterdam, turne olarak Antalya, Muğla, Ankara, Kıbrıs, İzmir…
Pınar Savun: Bir enstrümanı profesyonel olarak kullanabilecek olsan hangisi olurdu?
Ferhat Aydın: Bateri.
Pınar Savun: En kötü alışkanlığın nedir?
Ferhat Aydın: Tembellik. Daha üretken olmayı isterdim. Ama bu hayatı ben seçtim.
Pınar Savun: Kendi terapinde fark ettiğin en büyük farkındalık nedir?
Ferhat Aydın: Çok genel söyleyim, bir insanın bütün hayatını, ilişkilerini yaşarken ne kadar da farkında olmadan geçmişi ile bağlantılı hayatına devam etiği bilgisini hala sindirmekte çok zorlandığım bir şey.
Pınar Savun: Kendini nasıl ödüllendirirsin?
Ferhat Aydın: Yavaş bir yemek ve kahvaltı ile ödüllendiriyorum. Bazen tek başıma tatile giderek de ödüllendiriyorum.
Pınar Savun: Rüyaların siyah beyaz mı renkli mi?
Ferhat Aydın: Çok renkli. Bazen gece boyu dizi izler gibi
Pınar Savun: Kıbrıs senin için ne ifade ediyor?
Ferhat Aydın: Bayılıyorum, çok seviyorum. Benim için çok özel ve güzel bir yer.
















Yorumlar kapalı.