Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, KIBRIS TV’de Dilek Kırcı’nın konuğu olduğu programda Kıbrıs meselesi, hükümetin dört yıllık icraatları, ekonomik tedbirler, sosyal medya düzenlemeleri, taksicilerin talepleri ve erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıklı, bölgede yaşanan gelişmelerin Kıbrıs meselesine bakışı da etkilediğini belirterek, Birleşmiş Milletler parametrelerinin artık geçerliliğini yitirdiğini savundu. “BM parametreleri tozlu raflara karıştı” diyen Arıklı, KKTC’nin kendi iç sorunlarına ve kalkınma projelerine yoğunlaşması gerektiğini ifade etti.
Taha Can GÜRLEK
“Kıbrıs meselesinin çözümü her zamankinden daha uzak”
Kıbrıs meselesinde federasyon zeminine dönüşün artık mümkün olmadığını dile getiren Arıklı, Türkiye’nin 2020 yılından itibaren iki devletli siyasete yöneldiğini söyledi.
Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik, Yunanistan’daki üslenme faaliyetleri ve Güney Kıbrıs’taki yabancı askeri varlığa dikkat çeken Arıklı, bu koşullarda Türkiye’nin Kıbrıs’ın tamamının Avrupa Birliği ve ABD kontrolüne girmesini kabul etmeyeceğini belirtti.
Arıklı, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da artık federasyon söylemini öne çıkarmadığını savunarak, “Kıbrıs meselesinin çözümü her zamankinden çok daha uzak. Güney’deki seçimlerden sonra da ciddi bir gelişme beklemiyorum” dedi.
Kapıların açılması ve geçişler konusuna da değinen Arıklı, özellikle 1975 göçmeni vatandaşların Güney Kıbrıs’a geçişinde yaşanan sorunun bugüne kadar müzakere masasına taşınmadığını söyledi. Arıklı, bu konunun toplum liderleri tarafından gündeme getirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Bu hükümet yapılamayan işleri yaptı”
Programda hükümetin dört yıllık icraatlarını da değerlendiren Arıklı, hükümetin KKTC tarihinde uzun soluklu bir dönem geçirdiğini belirterek, birçok alanda önemli işlere imza atıldığını ifade etti.
Arıklı, 50 yıldır el değmeyen yolların yapıldığını, uzun yıllardır tamamlanamayan Ercan Havalimanı’nın bitirildiğini, 4.5G’ye geçildiğini, sağlık ve eğitim alanlarında yatırımlar yapıldığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı döneminde 50 yıllık tarihte yapılamayan kadar derslik yapıldığını belirten Arıklı, tarımda verilen teşvikler, turizmde yeni destinasyonlar ve sosyal konut projeleriyle de önemli adımlar atıldığını dile getirdi.
Arıklı, buna karşın hükümetin yaptığı işleri kamuoyuna yeterince anlatamadığını belirterek, “Gazetelere iki üç demeç vermekle toplumun bilgilendiğini zannediyoruz. Oysa yazılı ve görsel basın sosyal medyaya yenildi. Vatandaş artık gelişmeleri sosyal medyadan takip ediyor” ifadelerini kullandı.
“Sosyal medya daha etkin kullanılmalı”
Bakanların ve milletvekillerinin icraatlarını sosyal medya üzerinden daha güçlü anlatması gerektiğini vurgulayan Arıklı, bazı siyasilerin sahte hesaplardan gelen hakaret ve saldırılar nedeniyle sosyal medyadan uzak durduğunu söyledi.
Arıklı, kendisine yönelik eleştirilerin büyük bölümünün sahte hesaplardan geldiğini belirterek, ciddi eleştirilere yanıt verdiğini ancak hakaret içeren paylaşımları çoğu zaman dikkate almadığını ifade etti.
Sosyal medyada hakaret, iftira ve sahte hesaplarla mücadele için Türkiye’deki ilgili kurumlarla iş birliği yapılacağını belirten Arıklı, Türkiye Siber Güvenlik Başkanlığı ve BTK ile temaslar yürütüleceğini kaydetti.
“Bilişim suçlarıyla mücadelede Türkiye ile iş birliği yapılacak”
Arıklı, sosyal medyada hakaret eden, iftira atan ya da sahte hesaplar üzerinden saldırı yapan kişilere karşı daha etkili yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.
Türkiye’de sahte hesapların önlenmesine yönelik çalışmalar bulunduğunu aktaran Arıklı, KKTC’de de benzer bir mekanizmanın Türkiye üzerinden hayata geçirilebileceğini ifade etti.
Arıklı, “Fake hesapla herkese hakaret edilemeyecek. Türkiye’yi bu konuda devreye sokarak bilişim suçlarını büyük ölçüde engellemeye çalışacağız” dedi.
“2024’te üç hayat pahalılığı verilmesi hataydı”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıklı, 2024 yılında hayat pahalılığının üç kez verilmesinin bütçe üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti.
Arıklı, hükümetin 2024’e kadar maaşları borçlanmadan ödediğini ancak üç kez hayat pahalılığı verilmesi ve yabancıya taşınmaz satışına getirilen sınırlamalar nedeniyle gelirlerde düşüş yaşandığını söyledi.
Yabancıların mülk edinimine ilişkin düzenlemelerin inşaat sektörünü olumsuz etkilediğini dile getiren Arıklı, bu sektörün birçok yan sektörü de beslediğini kaydetti.
Arıklı, “İnşaat sektörü bir anda krize girdi. İnşaat sektörü ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biridir. Bu alanda yaşanan daralma devlet gelirlerini de etkiledi” dedi.
Geçici tapu, muhaceret affı ve stok affı gündemde
Hükümetin gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbirler üzerinde çalıştığını belirten Arıklı, yabancı yatırımcıların tapu süreçlerinin hızlandırılması için geçici tapu uygulamasının gündemde olduğunu açıkladı.
Arıklı, güvenlik soruşturması süreci tamamlanana kadar yabancı alıcılara geçici tapu verilmesi halinde devletin ciddi gelir elde edebileceğini söyledi.
Bunun yanında muhaceret affı ve stok affı gibi düzenlemelerin de gündemde olduğunu ifade eden Arıklı, aile bağı bulunan ve ülkede kalış süresiyle ilgili sorun yaşayan kişilerin aftan yararlanabileceğini belirtti.
Arıklı, bakanlık bütçelerinde de kesintiye gidildiğini, acil olmayan bazı projelerin ileri tarihlere bırakıldığını söyledi.
“Seçim için en uygun tarih ekim ayıdır”
Erken seçim tartışmalarına da değinen Arıklı, Yeniden Doğuş Partisi olarak uzun süredir erken seçim istediklerini hatırlattı.
2026 yılının ekonomik açıdan zor geçeceğini daha önce söylediklerini belirten Arıklı, alınacak sert ekonomik tedbirlerin önünde zaman olan bir hükümet tarafından uygulanması gerektiğini ifade etti.
Arıklı, yaz aylarında seçim yapılmasının mümkün görünmediğini belirterek, “Bu saatten sonra seçim tarihi ekim ayı olmalıdır. En uygun zaman ekimin ilk haftası ya da en geç ikinci haftasıdır” dedi.
Taksicilerin talepleri: “Kaçak taksi konusunda haklılar”
Taksicilerin eylemleri ve taleplerine ilişkin de konuşan Arıklı, kaçak taksicilik konusunda sektör temsilcilerinin haklı şikayetleri bulunduğunu söyledi.
Ancak taksi ücretlerine yüzde 70 civarında zam talebinin doğru olmadığını belirten Arıklı, yüksek fiyatların hem vatandaşları hem de turistleri olumsuz etkilediğini kaydetti.
Arıklı, Ercan Havalimanı’ndan bazı bölgelere taksi ücretlerinin zaten yüksek olduğunu belirterek, “Tarifeler arttıkça kaçak taksicilik de artar. Bu nedenle elinizi vicdanınıza koyun diyorum” ifadelerini kullandı.
Arıklı, taksicilerle yeniden görüşüleceğini ve makul bir noktada uzlaşma sağlanabileceğini söyledi.




















Yorumlar kapalı.