Kurban Bayramı öncesi KIBRIS’a konuşan kasaplar, canlı kuzu fiyatının 480-500 TL bandına dayanmasından şikayetçi…
“Yıllık kayıp 250 milyon euro”… Kasap Halil Akbıçak, canlı kuzu fiyatının 4 ayda yüzde 55 artarak 500 TL’ye dayandığını, kuzu etinin ise bin 300 TL seviyelerine çıktığını belirtti. Güney’den et alışverişine dikkat çeken Akbıçak, “Sadece etten yıllık kayıp 250 milyon euronun üzerinde.” diyerek devletin ciddi gelir kaybı yaşadığını vurguladı.
Kasaplar bu akşam toplanıyor… Kasap Mehmet Kermeoğlu, haftada 100 kuzu keserken bugün 10 kuzu bile kesemez hale geldiklerini belirterek, “Günümüzü müşteri bekleyerek geçiriyoruz. Tükendik, kasapçılık bitme noktasına geldi, esnaf batma noktasında.” dedi. Kermeoğlu, kasap esnafının çözüm arayışıyla bu akşam Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nda toplantı yapacağını açıkladı.
“Giderler yüksek, alım gücü düşüyor”… İsmail Kamkam, kesim ücretlerinin hayvan başına küçükbaşta 500 TL, büyükbaşta ise 4 bin TL olduğunu belirterek artan maliyetler ve düşen alım gücünün sektörü zorladığını söyledi. Kamkam, “Her geçen gün zamlara alıştık. Giderler yüksek, vatandaşın alım gücü düşüyor. Hayvancılıkla uğraşanlar da ciddi sıkıntı içinde.” dedi.
Cemre CEMALİ
Kurban Bayramı’na bir ay kala kurbanlık piyasasında belirsizlik ve fiyat artışları dikkat çekiyor.
Güney Kıbrıs’ta ortaya çıkan şap hastalığı sonrası alınan önlemlerle ülkemizde et tüketimine yönelik güven yeniden sağlansa da et piyasasında bu kez durgunluk hakim.
KIBRIS ekibi bayram öncesi Başkent’te kasaplarla konuştu. Kasaplar, canlı kuzu fiyatının şimdiden 500 TL’ye dayandığını belirterek artan maliyetler ve Güney Kıbrıs ile açılan fiyat farkı nedeniyle satışların düştüğünü ve piyasanın ciddi bir darboğazdan geçtiğini vurguladı.
Kasaplar, sorunların çözümü için devletin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak üretici, satıcı ve tüketicinin karşı karşıya gelmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda kasaplar, ortak bir tavır belirlemek ve çözüm yollarını değerlendirmek amacıyla bu akşam Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nda bir araya gelerek toplantı yapacak.
Akbıçak: Fiyatlar yarı yarıya daha yüksek
Akbıçak Kasap İşletmecisi Halil Akbıçak, Güney Kıbrıs’ta ortaya çıkan hastalığın ardından ülkemizde ilk etapta ciddi bir tedirginlik yaşandığını belirterek, “İlk kez bu kadar sıkı önlemler alındı. Karantina bölgeleri oluşturuldu, giriş-çıkışlar engellendi, o bölgelerden hayvan sevkiyatı durduruldu. Aynı zamanda hızlı bir aşılama süreci yürütüldü. Bu sayede hastalığın yayılması önlendi. Süreç oldukça başarılı yönetildi, halkın güveni de yeniden sağlandı” dedi.

Ancak ekonomik açıdan tablonun ağırlaştığını vurgulayan Akbıçak, vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti:
“Şap önlemleriyle güven tazelendi ama eti yine ‘alabilen’ alıyor. Çünkü fiyatlarımız Güney’e göre neredeyse yarı yarıya daha yüksek. Güney’de 700-750 TL olan et bizde bin 250-bin 300 TL. Buna rağmen Güney Kıbrıs’tan alışveriş artarak devam ediyor.”
Akbıçak, bu farkın en önemli nedeninin Güney’de ithalatın serbest olması olduğunu belirterek “Yunanistan’dan her hafta taze küçükbaş eti alıyorlar, ayrıca Avrupa Birliği ve Güney Amerika’dan çeşitli et ürünleri ithal ediliyor. Bizde ise ithalat sınırlı; sadece biftek ve bonfile getirtebiliyoruz. Bu etler de zaten pahalı olduğu için vatandaşın ulaşabileceği seviyede değil” diye konuştu.
Bayramlar ve özel günlerin peş peşe gelmesiyle birlikte arz-talep dengesinin tamamen bozulduğunu dile getiren Akbıçak, hayvan sayısının nüfusa göre yetersiz kaldığını ve bunun piyasaya doğrudan yansıdığını söyledi.
“Canlı hayvan fiyatı 500 TL’ye dayandı”
Akbıçak, canlı hayvan fiyatlarındaki artışın çok sert olduğunu vurgulayarak, “Yılbaşında 320 TL olan canlı kuzu fiyatı bugün 500 TL’ye çıktı. 4 ayda yaklaşık yüzde 55 artış var. Bu da doğrudan et fiyatlarına yansıdı ve kuzu eti bin 300 TL seviyelerine ulaştı. Vatandaş bu fiyatlarla et alamıyor” dedi.
Ülkeye kaçak et girişinin de ciddi bir sorun haline geldiğini savunan Akbıçak, “Güney’de hastalık olmasına rağmen kaçakçılık artmış durumda. Güneyden karkas kuzu ve kemiksiz dana eti kaçak yollarla ülkemize alınıyor. Buna karşı yeterli mücadele verilmiyor” ifadelerini kullandı.
Akbıçak, sektör olarak ithalat talep etmediklerini ancak fiyatların dengelenmesi gerektiğini belirterek hükümete çağrıda bulundu:
“Vatandaşın Güney’e yönelmesini engellemek için burada fiyatların dengelenmesi şart. Bu destekle mi olur, sınırlı ithalatla mı olur, hayvan sayısının artırılmasıyla mı olur, buna hükümet karar vermeli.”
“Etten yıllık kayıp 250 milyon euro”
Akbıçak, devletin önemli bir gelir kaybı yaşadığını da dile getiren Akbıçak, et başta olmak üzere birçok ürünün Güney’den alınmaya başladığını ve bunun ekonomiye ciddi zarar verdiğini kaydetti.
“Sadece etten yıllık kayıp 250 milyon euronun üzerinde. Devlet bugün borçlanarak maaşları ödeyecek duruma geldi ancak ödediği maaşların büyük kısmı güneyde harcanıyor” ifadelerini kullanan Akbıçak, KKTC’deki kasaplardaki et satışlarının ciddi şekilde düştüğünü belirtti.

Akbıçak, “haftalık satışlarımız yarı yarıya azaldı. Restoranlar bile bizden et almıyor çünkü fiyat farkı çok yüksek” diyerek et fiyatlarında güney ile olan farka dikkat çekti.
Ülkemizde fiyatların etin kalitesine göre değiştiğini belirten Akbıçak dana etinin 950 TL ile bin 200 TL, kuzu etinin ise bin 100 TL ile bin 280 TL arasında olduğunu açıkladı.
“Kurbanlık kuzu 30-35 bin TL”
Kurban Bayramı öncesi canlı hayvan fiyatlarındaki belirsizliğin sürdüğünü de ifade eden Akbıçak, bugün bir kurbanlık kuzunun 30-35 bin TL seviyesinde olduğunu belirtti:
“Olması gereken fiyat 20-25 bin TL civarındaydı. Ama maliyetler ortada. 60 kiloluk bir kuzuyu zaten 30 bin TL’ye alacağız. Üzerine kesim ve diğer giderler eklendiğinde fiyat vermek bile zorlaşıyor” dedi.
Akbıçak, artan maliyetlerin esnafı da çıkmaza sürüklediğini vurgulayarak, “Elektrik faturam geçen ay 114 bin TL geldi. Bu şartlarda işçi çalıştırmak, sigorta ödemek giderek zorlaşıyor. Bu sorunları ne bireysel ne de birlik olarak çözebiliriz. Hükümetin acil adım atması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Elinde 20-25 kurbanlık talebi bulunduğunu ancak kuzu temininde zorlandığını dile getiren Akbıçak, “Vatandaşa net fiyat veremiyoruz ‘şunu söyleyebiliriz ki 30 bin TL’nin üzerinde olacak’ diyoruz. Canlı kuzu fiyatı 450 TL deniyordu, şu an 470-500 TL bandına çıktı. Bu belirsizlik nedeniyle vatandaş kurban almaktan da vazgeçebilir. Piyasada net bir fiyat yok” dedi.
Kamkam: Piyasada belirsizlik var
Kamkam Et Pazarı İşletmecisi İsmail Kamkam, güneydeki şap hastalığı nedeniyle özellikle sürecin ilk dönemlerinde ülkemizdeki tüketici davranışlarında değişiklik gözlendiğini söyleyerek ancak zamanla bu durumun normale döndüğünü belirtti.

Kamkam, Güney Kıbrıs’ta görülen hastalık sonrası halkta kısa süreli bir endişe oluştuğunu belirterek, “Vatandaşlar güvendikleri kasaplardan alışveriş yapmayı sürdürdü. Şu anda ciddi bir korku yok. Devletimiz de bu süreçte önemli çalışmalar yaptı, kendimizi güvende hissediyoruz” dedi.
Güncel et fiyatlarına ilişkin bilgi veren Kamkam, kuzu etinin bin 300 TL, dana kıymanın ise yaklaşık bin TL olduğunu, bonfile ve antrikot gibi nitelikli et ürünlerinde ise fiyatların değiştiğini söyledi.
Kamkam, canlı hayvan fiyatlarındaki artışın doğrudan et fiyatlarına yansıdığını vurgulayarak Kurban Bayramı öncesi piyasada belirsizlik olduğunu dile getirdi.
“Kesim ücreti kuzuda 500, danada 4 bin TL”
Canlı kuzu fiyatlarının haftadan haftaya değiştiğini belirten Kamkam, küçükbaş hayvanın kilosunun 440 TL ile 500 TL arasında değiştiğini, büyükbaşta ise fiyatların yaklaşık 340 TL seviyelerinde olduğunu aktardı.
Kamkam, kasapların en önemli girdilerinden biri olan mezbahanelerdeki hayvan kesim ücretlerine de değinerek küçükbaş hayvanlarda kesimin 500 TL, büyükbaşta ise 4 bin TL olduğunu ifade etti.

Artan maliyetlere dikkat çeken Kamkam, “Her geçen gün zamlara alıştık. Giderler yüksek, vatandaşın alım gücü düşüyor. Hayvancılıkla uğraşanlar da ciddi sıkıntı içinde” diye konuştu.
Uzun yıllardır kurbanlık satışı yapmadığını da belirten Kamkam, “Kesim süreci zor ve ciddi organizasyon gerektiriyor. Eleman bulmak kolay değil” diyerek bu alandaki en büyük sorunun nitelikli personel eksikliği olduğunu söyledi.
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Kamkam, “Güvenebileceğiniz yerlerden alışveriş yapın. Devletimize güvenimiz tam, ülkemizde hastalıkla ilgili bir sıkıntı yok” ifadelerini kullandı.
Kermeoğlu: Günümüzü müşteri bekleyerek geçiriyoruz
Kermeoğlu Kasap İşletmecisi Mehmet Kermeoğlu, şap hastalığı sonrası ülkemizde gerekli önlemlerin hızlıca alındığını ifade ederek, “Et satışlarında o dönem 1-2 hafta toparlanma oldu ama sonra yine eskiye döndük. Gün içinde 3-4 kilo kıyma satabiliyoruz, bu satışla dükkan masrafını karşılamak mümkün değil” dedi.

Canlı hayvan fiyatlarındaki hızlı artışa da dikkat çeken Kermeoğlu, “Geçen yıl kuzuyu 280 TL’ye alıyorduk, bir süredir 450 TL civarına çıktı. Şimdi 480-500 TL isteniyor. Hayvancı da haklı ama fiyatlar ikiye katlandı. 50 kiloluk kuzu 30 bin TL, 80 kiloluk hayvan ise 50 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bu şartlarda vatandaşın kurbanlık alması çok zor” diye konuştu.
Kermeoğlu, güney ile aradaki fiyat farkı nedeniyle kâr marjlarını da arttıramadıklarını söyleyerek “Güney’e geçebilenler 600-700 TL’ye ithal et alıyorlar. Artık insanlar kaliteye değil fiyata bakıyor.” ifadelerini kullandı.
Sektörün ciddi bir çıkmazda olduğunu vurgulayan Kermeoğlu, “Haftada 100 kuzu keserken şimdi 10 kuzu kesemez hale geldim. Günümüzü müşteri bekleyerek geçiriyoruz. Tükendik, kasapçılık bitme noktasına geldi, esnaf batma noktasında.” dedi.
Kermeoğlu, pos cihazı ödemelerinde de yüzde 5 komisyon kesildiğini belirterek, “Biz bankaya çalışıyoruz. Bu kesintilerin kaldırılması ve hayvan kesim ücretlerinde de destek sağlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sorunların çözümü için devletin devreye girmesi gerektiğini ifade eden Kermeoğlu, üretici, satıcı ve tüketicinin karşı karşıya gelmemesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda kasap esnafı olarak bir araya geleceklerini de belirten Kermeoğlu, “Bu akşam Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nda toplantı yapacağız. Tüm kasap arkadaşlarımızı davet ettik, fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.



















Yorumlar kapalı.