KIBRIS’ın yabancı işçilerin emek sömürüsüyle ilgili manşet haberi, iş veren eliyle kaçak duruma düşen işçilerin umudu oldu
Mağdurlar konuşuyor.. KIBRIS Gazetesi’nin gündeme getirdiği Pakistanlı işçi Altaf Hussain’in haklı mücadelesi, ülkede sessiz sedasız sömürülen onlarca yüzlerce emekçi için umut ışığı oldu. Haberin ardından KIBRIS İhbar Hattına ihbarlar yağdı. Haberin, sosyal medya yorumları birer suç duyurusuna dönüştü. Mağdurlar, yaşadıklarını ve işveren baskılarını bir bir gün yüzüne çıkarmaya başladı.
Cemre CEMALİ
KIBRIS Gazetesi’nin geçtiğimiz hafta ‘Bu düzene artık dur denmeli’ manşetiyle araladığı iş yaşamındaki sömürü perdesi, hem ülke içinden hem ülke dışından yükselen bir çığlığa dönüştü.
Pakistandan çalışmak için KKTC’ye işçi Altaf Hussain’in KKTC’deki haklı mücadelesi, kapalı kapılar ardında susturulan çok sayıda emekçi için umut ışığı oldu.
Haberimizin ardından KIBRIS ihbar hattına ve sosyal medya platformlarındaki haber linklerinin altına adeta ihbarlar yağdı.
Kimi “pasaportuma el koydular” , kimi “maaş almadan çalıştım” kimi de “Bize ‘çalışma izni çıkarılacak’ diyerek oyaladılar, kaçağa düştük” cümleleriyle yaşadığı dramı haykırdı.
Sosyal medyadan ve ihbar hattımızdan bize ulaşan onlarca işçi yardım çağrısında bulundu.
İhbar hattımıza ve sosyal medya hesaplarımıza yağan mesajlar, ülkemizdeki çalışma yaşamında yer alan karanlık tabloyu her yönüyle deşifre etti.
KIBRIS Gazetesi olarak, bize ulaşan bu çığlıkları kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine getiriyoruz. İşte o sarsıcı tanıklıklar:
“Çalışma izni” yalanıyla gelen ‘kaçak’ tuzağı
Birçok işçi, işverenlerin “izninizi çıkarıyoruz” vaadiyle aylarca oyalandığını iddia ediyor..
“Bizi kaçak duruma düşürdüler”… “Çalışma izinleri çıkıyor, çıkmak üzere dediler; 7 ay bizi kaçak duruma düşürdüler. Cezalı çıkmak zorunda kaldık. İnşaatları sürekli denetlesinler, biz zor durumda kaldık, kimse kalmasın.”
“Bizi oyalıyorlar”…“Bizim de şirketlerin birinde paramız kaldı. İzin evraklarını yapmadılar, cezalı çıkış yaptık. Bir yıldır bizi oyalıyorlar.”
Vietnamlı kadının dramı: “Aynı kaderi yaşayan Vietnamlı bir kadın var. ‘Çalışma izni yaptık’ demişler, polisin kimlik kontrolünde ‘kaçak’ olduğu ortaya çıktı. Kadın şu an nezarette ve deport edilecek.”
Dosyalar rafta bekliyor
İhbarlarda, denetim mekanizmalarının ve resmi dairelerin pasifliği en büyük şikâyet konusu:
İskele örneği: “Eşim eski işverenini İskele Çalışma Dairesi’ne şikâyet etti. 1 yıl geçti, dosyayı işleme koymadılar. Sormaya gittiğimizde ‘Gelmenize gerek yok, biz sizi ararız’ diyorlar.”

Son çare medya: “Eski işverenim hakkında Çalışma Dairesi’ne başvurdum ama geri dönüş alamadım. Şikâyetimi medya aracılığıyla iletmek istiyorum.”

Rüşvet iddiası: “Bir yakınımın başına geldi, işveren ceza almıyor çünkü içeride tanıdıkları var. Şikâyet etsen de işletmeye devam ediyor. Bu adada tanıdıkla, rüşvetle birçok çarkı döndürüyorsunuz maalesef.”
Tehdit ve şantaj
İşçilerin en temel haklarının gasp edildiği ve korkuyla yönetildikleri şu ifadelerle belgelendi:
Pasaport Gaspı: “Birçok kişi bizim gibi insanları tehditle çalıştırdı. Pasaportumuza el koydular, hakkımızı vermediler. 2 yıl boyunca gece gündüz demeden çalışıyoruz. Hakkımızı savunamıyoruz, deport olacağız diye ailelerimizin korkusuyla yaşıyoruz.”

Depozito ve maaş mağduriyeti: “Restoranda çalışıyordum, 5 Nisan’da ayrıldım. 3 aylık maaşımı ve bin Euro banka depozitomu vermiyorlar. Ayrıca 3 yıllık izin ücretimi de ödemiyorlar.”

Kesinti var maaş yok: “Restoranda çalıştım; 13 bin TL çalışma izni, 10 bin TL de ev kirası kesti. 2 ay çalıştım, hiç maaş alamadım. Helal etmiyorum.”
“Bayramda çalıştırdı, ödemedi”… “İşveren bayramda çalıştırdı, ödemedi. Şikayet edecektim ama Allah’a havale ettim.”

Yirmi yıllık ‘acı anı’
Sömürünün sadece bugüne mahsus olmadığını, yıllardır süregelen korkunç yöntemleri bir vatandaşın şu anısı özetliyor:
“20 yıl önceydi… 1 yıl gece gündüz çalıştım; ‘maliyeye borcum var’ diyerek iznimi çıkarmadılar. Alacaklarım birikince kapı dışı edildik. Yıllar sonra oğlumun askerlik ziyareti için adaya geldiğimde kapıda tutuklandım. Meğer arkamızdan ‘hırsızlık ve dolandırıcılık’ diye asılsız ihbarda bulunmuşlar. Bir polis şefinin titiz araştırması sayesinde boş yere 3 suçtan 7’şer yıl ceza almaktan kurtuldum. O güneş görmeyen nezaret, bize anı oldu”

Aileler de mağdur
Sömürü sadece işçiyi değil, ailesini de vuruyor:
“Kardeşim de bu mağdurlardan biri, şu an af çıkmasını bekliyor.”





















Yorumlar kapalı.