Et fiyatları yükseldi, vatandaş ya tüketimi azalttı ya da Güney Kıbrıs kapısına yöneldi.
Herkes dertli!… Taşkınköy Kasap İşletmecisi Cengiz Topal, kasaplarda et satışlarının oldukça düşük seviyede ilerlediğine dikkat çekerken, KIBRIS’a konuşan vatandaşlar ise eskisi gibi et tüketememekten şikayet ediyor.
Cemre CEMALİ
Büyükbaş hayvan etine zam geldi. Geçtiğimiz hafta Hayvancılar Birliği’nin canlı hayvan fiyatlarına yaptığı yüzde 10’luk artış, kısa sürede kasap reyonlarına yansıdı.
Kasaplar, salhanelerdeki kesim ücretlerine de zam gelmesiyle maliyetlerin arttığını ve bu nedenle et fiyatlarını güncellemek zorunda kaldıklarını belirtti.
Kasım sonu ile Aralık ayına kadar kuzu etinde fiyatların sabit kalması beklenirken, “canlı dana kilogram fiyatındaki yükseliş” nedeniyle dana etinde artışın süreceği öngörülüyor.
Et fiyatlarındaki yükseliş, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını da değiştirdi.
KIBRIS’a konuşan bazı vatandaşlar, fiyatlar nedeniyle et tüketimini azalttığını, daha uygun olduğu için eti Güney Kıbrıs’tan aldığını ya da maliyeti düşürmek için hayvan alıp kestirerek et ihtiyacını karşıladığını ifade etti.

Topal: Kasaplar fedakârlık yapıyor
Taşkınköy Kasap İşletmecisi Cengiz Topal, canlı hayvan fiyatlarındaki artışın etiketlere yansımasının kaçınılmaz olduğunu belirterek şu anki durumu şu şekilde açıkladı:
“Canlı hayvan fiyatları her hafta zamlandı. Bundan bir ay önce 200 TL’ydi zaman içinde 210 oldu, 220 oldu, şimdi 240 TL olarak açıklandı. Ancak önceki gün itibarıyla 250 TL’den verildiği söylendi. Şu an danada satışları 250 TL üzerinden yapılıyor. Kuzuda ise durum farklı. Birliğin açıkladığı 330 TL’ye rağmen piyasada canlı kuzunun kilogram fiyatının 280 TL’den satıldığı bile söyleniyor. Bu dönem kuzunun bol olduğu dönem. Arz-talep dengesi şu an dana etinde, o yüzden dana fiyatları sürekli zamlanıyor.”
Topal, artan maliyetler karşısında kasapların da fiyatlarını güncellediğini ifade ederek şunları söyledi:
“Salhane fiyatları asgari ücret artışıyla birlikte yükseldi. Kasapların da girdileri var. Canlı hayvan fiyatının 240 TL olarak açıklandığı gün biz de fiyatlarımızı buna göre güncelledik. Şu anki fiyatlarımız 240 TL maliyeti üzerinden. 10 TL’lik son artışı hemen fiyatlara yansıtmadık, fedakârlık yapıyoruz.”
“Tüketici için Güney alternatifi”
Topal, kasaplarda et satışları oldukça düşük seviyede ilerlediğine dikkat çekerek “tek nedeni tüketici için güney alternatifi olmasıdır.” vurgusu yaptı ve şöyle devam etti:
“Herkes güneyden alma yolunu seçiyor. Haklı olarak vatandaş da kendi bütçesini düşünüyor. Burada dananın kilogram fiyatı 800 TL iken, güneyde 500 TL ise tabiî ki gidip oradan alır. Güneyde ithal et de var. Bizdeki dananın kalitesi orada var mı yok mu? O ayrıca tartışılacak bir konudur. Sonuç olarak ‘güneyden 500 TL’ye dana eti alıyoruz’ diyorlar, durum bu.”
“Danada artış sürecek gibi”
Topal, dana etinde fiyatların durmadığını vurgulayarak beklentilerini açıkladı:
“Kasım sonu, Aralık ayına kadar kuzu fiyatlarının bu seyirde devam edeceğini düşünüyorum ama danada artış sürecek gibi görünüyor. Çünkü fiyat her hafta değişiyor. Hayvancılar Birliği 240 TL açıklasa da maalesef üyeleri 250 TL’den satıyor. Fiyat konusunda hayvancıların devletle ya da kasaplarla da net bir anlaşması yok. Yani haklı haksız tartışmasını yapacak değiliz ama bu fiyatı belirleyen Hayvancılar Birliği’dir. Bizim girdilerimiz hayvancıların fiyatına göre de artıyor ki bu girdiler hiçbir zaman azalmadı. Canlı hayvana yapılan 10 TL zam, kasaba 25-30 civarında yansır.”
Vatandaşlar ne dedi?
Bülent Gizer: Eti güneyden alıyorum

“Et tüketiyoruz ama eskiye göre biraz azalttık çünkü fiyatlar malum. Eskiden en azından bütçemizden arttırıp pikniğe gidebilirdik, evde bir şeyler yapardık. 15 günde bir derken, şimdi 3 haftada bir ancak yapabiliyoruz. Et fiyatları daha da artarsa biraz kısacağız. Ama biliyoruz ki artışlar devam edecek.
Et fiyatlarının güncellendiğini biliyoruz ama açık konuşmak gerekirse, buradan genelde çok az alıyorum; genelde Rum tarafından alıyorum eti. Aslında temennimiz bu değil ama mecburum çünkü güneyde üçte bir fiyatına. Bu nedenle, bu memlekette gördüğüm kadarıyla herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor. Yapacak bir şey yok…”
Ozan Ozansoy: Önlem alınmalı artık

“Her zaman et tüketmiyorum, arada sırada tüketiyorum. Yerine göre bazen et, bazen vejetaryen besleniyorum. Et fiyatlarının güncellendiğini biliyorum. Fiyatlar çok yükseldi çünkü döviz yükseldi. Ya dövizi düşürecekler ya da ürün fiyatlarını düşürmeleri gerekiyor.
Önlem alınmalı artık; orta gelirli aileler hiçbir şey alamıyor. Asgari ücret yetersiz… Avrupa standartlarının gerisinde kaldık. Halk olarak ve devlet olarak biraz daha çalışmamız gerekiyor. Çiftçilere önem vermeliyiz. Çiftçiye destek yoksa halka da, hayvancıya da destek yoktur; devlete de hizmet olmaz.”
Murat Yayman: Bu zammı uygun görmüyorum

“Kıymanın kilosu bin TL olacak diyorlar ama insanlar zaten et yiyemiyor. Bu zamlardan sonra hiç et yiyemeyecek insanlar. Bu zammı uygun görmüyorum.
Ben de zamlardan dolayı et yiyemiyorum. Ayrıca ‘gut’ denilen et hastalığına yakalandım. Doktorum, ‘Et, tavuk yeme; sebze ye’ dedi. Eti çok seviyorum ama artık dokunuyor, yiyemiyorum. Hastalığım olmasaydı da bu fiyatlarla et tüketemezdim zaten.”
Muhtalip Çoban: Hayvan alıp kestiriyorum

“Ben hayvanı kendim alıp kesip tüketmeyi tercih ediyorum, böyle daha hesaplı geliyor. Başka türlü işin içinden çıkamam. Bir kilogram kıyma 800 TL olmuş. Yılda 2-3 kere bu şekilde hayvan alıp kestiriyorum, etleri de derin dondurucuya koyuyoruz. Et tüketimimizi bu şekilde karşılıyoruz. Dana kıymayı ise sadece dışarıdan almak zorunda kalıyorum.
Ete yine zam geldi. Türkiye’de şap hastalığı var. Eğer buraya sıçrarsa et de yiyemeyeceğiz. Bunlara önlem alınmalı; sadece fiyat anlamında değil, sağlık yönünden de ele almak lazım. İthalat yaptılar ama olmadı, zaten ithal etle olacak bir şey değildi. Üretim yok, bu nedenle bu yükseliş devam edecek. Herkes biliyor ki Rum tarafına geçebilenlerin çoğu eti gidip oradan alıyor.”




















Yorumlar kapalı.