Ceren ÖZBİL
“PSİKOLOG YA DA PSİKİYASTRİST DEĞİLİZ…” Yaşam koçluğunun günümüzde stres ortamı içerisindeki insanlık için yol olarak görülebilecek bir yöntem olduğunu ifade eden Tunçkol, yaşam koçluğunun psikolog ya da psikkiyatriststt ile karıştırmasının hiç doğru olmadığını ifade etti
Ceren ÖZBİL
Zihne yönelik bir çalışma olan yaşam koçluğu, günümüzün en popüler meslekleri arasında yer alıyor. Özellikle günümüzde artan stres ortamı nedeniyle birçok kişi yaşam koçu ile çalışmaya başvuruyor. Panik atak, sorunlu ilişkiler, fobiler gibi sorunlar yaşayanların birçoğu yaşam koçlarının kapısını çalıyor.
Yaşam koçu Korhan Tunçkol, yaşam koçluğu ve yaşam koçunun terapiler sırasında kullandığı teknikler hakkında Kıbrıs PAZAR Eki’ne bilgiler verdi.
Tunçkol’a göre bir insanın kendisi için yapabileceği en iyi şey, “acı beden” diye adlandırılan ve geçmişten kalan acı ve travmalardan kurtulmak.
“Kendimi geliştirme yolculuğundayım “
Korhan Tunçkol, 1993 yılından beridir kişisel gelişim konularında kendini geliştirmeye çalıştığını ve çeşitli eğitimlere kurslara katıldığını anlattı.
Bu kurslar sırasında kendisiyle ilgili bazı şeyler öğrendiğini kaydeden Tunçkol şu ifadeleri kullandı: Kendi içindeki yolculuğuma devam ediyorum. Toplumsal olarak, birey olarak bu yaşamın bir amacı var.
Oluşun amacı, sürekli sorguladığım şeyler olduğu için sürekli bir arayış ve kendimi geliştirme yolculuğundayım diyebilirim. “
“Kırılma noktası oldu”
Yaşam koçluğunun kendisi için bir kırılma noktasıydı olduğunu kaydeden Tunçkol, bu konuda sürekli kitaplar okuduğunu ve sürekli kendimi geliştirdiğini belirtti. Tunçkol ancak buna rağmen çözemediği birçok şey olduğunu söyledi.
Yaşam koçluğu eğitimi aldığı dönemde ilişkiler korkular gibi bazı konularda edindiği bilgilerin doğrultusunda kendisin çözmeye başladığını kaydeden Tunçkol, bunun kendisi için bir açılıma neden olduğunu ifade etti.
Tunçkol, konuşma fobisinden tutunda, başka fobilere kadar birçok şeyi çözmeye başladığını çözümledikten sonra da bunları paylaşma yoluna gidebildiğini anlattı.
“Hem kendi üzerimde hem
de başkalarında faydası oldu”
Yaşam koçluğu eğitimi almasının ardından öğrendiği ve uyguladığı tekniklerin hem kendi üzerinde hem de başkaları üzerinde faydasını gördüğünden söz eden Tunçkol şunları da belirtti:
Benim için bu bir dönüşüm noktası oldu. İçerisinde barındırdığı LNP teknikleri olsun, diğer şamanik teknikler olsun, trans teknikleri olsun, yaşam koçluğu içinde öğrendiğimiz tekniklerin de çok faydasını gördüm.
Uygulamalar yaptım. Uygulamaların kendi üzerinde gerekse de başkaları üzerinde faydası olduğunu gördüm.
Kısaca birçok konuda yaşam koçluğu kişinin bireysel gelişimine katkı koyabiliyor.
Bunun yanı sıra enerji terapisti dediğimiz pranik enerji tekniğini öğrendim. Bununla ilgili uygulamalar yaptık ve çok etkileyici sonuçlar elde ettim.
Enerjinin de insan üzerinde etkili olabildiğini ve bozulan enerji dengesinin bazı fizyolojik bozulmalara da neden olabileceğini gördük.
Bunların enerji terapisi ile de düzeltildiğinde gerek zihinsel gerekse de fizyolojik iyileşmeler olduğunu gözlemledik.
“Psikolog ya da psikiyatris değiliz”
Yaşam koçluğunun günümüzde stres ortamı içerisindeki insanlık için bir yol olarak görülebilecek bir yöntem olduğunu ifade eden Tunçkol , “Yaşam koçluğunu psikolog ya da psiketrist ile karıştırmak hiç doğru olmaz.
Bu bir üniversite eğitimi değil. Enerji tekniklerinin çoğu, bazı şaman kabinelerinden girip oradaki şifacı şaman üstatlarından öğrenilerek, onların izni alınarak kameraya çekilerek geliştirilen teknikler, bazıları ise ruhsal bilgiler, insanla ilgili bazı noktalar ve diğer psikologlar tarafından geliştirilen bazı yöntemleri içerisinde barındırır. Her türlü yaşam koçluğu eğitimi ayni düzeyde ayni seviyede ve aynı konuları içermiyor olabilir.
Ruhsal yaşam koçluğu olabilir, NLP Yaşam Koçluğu olabilir, Ericson Yaşam Koçluğu olabilir. Her biri farklı bir düzeni sistemi takip edebilir.
Baktığımızda psikoloji ya da psikiyatri eğitimi almış insanlar ciddi bir eğitimden geçiyor. Bu nedenle bunu psikolog ya da psikiyatrisi ile karıştırmak çok doğru olmaz.
Psikolog ya da psikiyatrisi rolüne bürünmekte doğru olmaz. Bu sadece farklı bir yoldur. İçerisinde birçok şeyi barındırır.
Yaşam koçluğunu platform olarak düşünün ve burada karşınızdaki insanı nasıl karşılayabileceğiniz, nasıl analiz edebileceğiniz ve onu nasıl yönlendirebileceğiniz önemlidir.
Eksik tarafları nelerdir, kendi içerisinde var olan cevapları açığı çıkaramamasının sebebi nedir gibi konuları içerir” ifadelerini kullandı.
“Kendine yardımcı olmakla başlanmalı”
Yaşam koçluğunun özellikle kısa dönemde alınan eğitimlerin yerleşmesi ve kişinin kendi üzerinde uygulamasının faydasını görmesi ve bir sene sonra bu bilgileri alıp diğer insanlara yardımcı olabileceği bir prosedür olduğunu belirten Tunçkol şu ifadeleri kullandı:
“Bu eğitimi alan her insanın yaşan koçu olduğunu söylemesi çok doğru olmayabilir. Bunu kendi üzerinde denemesi, görmesi ve başarılı olup olmadığını görmesi gerekir.
Ondan sonra da yardımcı olabileceği başka insanlar varsa onlara da yardımcı olması gerekir. Yaşam koçluğuna teknikler bileşkesi ya da bir platform diyebiliriz.”
“Çok farklı nedenlerle gelenler var”
Tunçkol, yaşam koçuna çok farklı nedenlerle danışan kişiler olduğunu söyledi ve bunların en başında panik atak rahatsızlığı ve ilişki şikâyeti olan kişiler olduğunu ifade etti.
Gelen insanı değerlendirmek gerektiğini söyleyen Tunçkol, çok farklı durumlarda yani çok öfkeli, kendini ifade edemeyen kişilerle de karşılaştıklarını belirtti.
Tunçkol, bu kişilere öncelikle enerji terapisi yapıldığını ve bazen nefes teknikleri, meditasyon müzikleriyle de destek verildiğini anlattı.
Yaşam koçluğunun birçok tekniği içinde barındıran bir eğitim olduğunu kaydeden Tunçkol, “Karşıdaki insanı analiz etmek ve hangi yönlerde sıkıntı yaşadığını bulup onu o durumdan çıkarmak için farklı yöntemleri kullanan bir platform olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
“Acı bedeni ortadan kaldırmamız gerek”
Tunçkol, insanların geçmişte yaşadıkları travma ve acıları unutmayarak, içinde tutarak acı beden denilen bir enerji oluşturduğunu söyleyen Tunçkol şu ifadeleri kullandı:
“Acı bedenin ortadan kaldırılması için yapılabilecek en güzel şey, her ne yaşadıysa bunun yaratıcısının kendisi olduğunu o kişiye anlatmaktır. Neden acı yaşadığını anlaması gerekir. Bunu bir kere anladıktan sonra da bakmaması gerekir. Her biriktirdiği travma bir dahaki sefere üzerine biraz daha eklenerek kişiyi bunaltabilir. Depresyona sokabilir, güvenini sarsabilir. Bazı anlarda boşaltamadığı bu duygular nefes ve hipnoz yöntemleri ile boşaltılmasının sağlanması kişiyi rahatlatır.
Ancak kişinin kendine de başkalarına da yapabileceği en güzel şey acı bedeni geçmişte bırakmaktır. Geçmişte yaşananlardan ders alınması ve geçmişte bırakılması gerekir.
Aksi halde sürekli olarak geçmişe bağlı kalmak demek olur. Kendini mağdur duruma sokarak, kendini bu yaşadığı olaylara döndürerek hayatını sürdürmesi hem hep o olayı hep yaşamasına neden olabilir, hem de geleceği yaratmasına da engel olur.
Geleceğin şu anda atacağımız adımlarla şekillendirebileceğimiz için şuanı kaçırmamamız gerekir.”
“Hipnoz tercih ettiğim bir yöntem değil”
Tunçkol, insanların hipnoza çok meraklı olduğunu ancak kendisinin çok tercih ettiği bir yöntem olmadığını ifade etti. Hipnoz yapılmadan önce kişinin çok iyi analiz edilmesi gerektiğini kaydeden Tunçkol, aksi halde tehlikeli olabileceğini belirtti. Tunçkol, hipnoz yapılırken neyin alınıp yerine neyin konulduğunun çok önemli olduğunu vurguladı.
“Bütün sıkıntılar insanı daha üst bir noktaya taşımak içindir”
Tunçkol insanların genelde zorlandığını ve çeşitli sıkıntılara maruz kaldığını söyleyerek, “ Hayat koşullarının getirdiği ortamı aslıdan olumlu yönde de görebilmek için biraz düşünmek gerekir. Gerçekte insan sıkılmadığı, zorlanmadığı sürece kişisel gelişimini manevi gelişimini sağlayamıyor.
Bu gelişimi elde etmek için bir şekilde zorlanması, dürtüklenmesi ve yaptırım altına sokulması gerekir.
Bu bir sistem gereğidir. Hepimiz varlık olarak bu dünyaya geliyoruz. Genelde belli bir eğitim alıyoruz. çocuklarımız oluyor ve onları büyütüyoruz. Ondan sonra ölüyoruz ve gidiyoruz şeklinde bakılıyor hayata…
Ancak çok daha derin bir şekilde değerlendirme imkânları var. Çok derin bilgiler var. Araştırma isteyen için piyasada bulabilecekleri kitaplar ve birçok kaynak var.
Bütün sıkıntılar sonundan insanı daha üst bir seviye taşımak içindir. Bir konuda bir mekânda sıkıntı yaşıyorsa, bir insan bilmelidir ki bunun üzerine çıkması gerekmektedir.
Bir yerde zorlanıyorsanız, bir iş yerinde, bir ilişki de bir konuda onu görmezden gelmemek gerekir. Görmezden gelip uzaklaşırsak ayni sorun yine karşımıza çıkacaktır.
Dönüp çözmemiz gerekir. Hayatın izlerini ve işaretlerini çözmemiz gerekiyor. Düşündüğümüz şeylere çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü düşüncelerimizin yaratıcı olduğunu bilmeliyiz” diyerek sözlerini noktaladı.



















Yorumlar kapalı.