Levent TEZEL
Hiç dağ yürüyüşü yaptınız mı? Veya ucsuz bucaksız kırlarda derdi tasayı bir kenara bırakarak uzun bir yürüyüşe çıktınız mı? Belki evet, belki hayır.
Trekking ya da Türkçe adıyla “Doğa Yürüyüşleri” doğayla iç içe ve mesafeleri yürüyerek aşacağınız, kişisel her hangi bir beceri gerektirmeyen bir spor türüdür. Bu noktada hemen belirtmeliyim ki dağcılıkla ve tırmanmayla trekking veya Doğa Yürüyüşünü sakın karıştırmayın. Dağcılık veya çok yüksek zirvelere tırmanma başka bir şey. Trekking; kendini dinç hisseden, sağlık problemi olmayan her yaş grubundan insanın katılabileceği türden bir etkinliktir. Son yıllarda ülkemizde de çeşitli türde doğa yürüyüşleri yapılmaktadır.
Ülkemizde durum ne?
Ülkemizde “Trekking” yani dağ yürüyüşü ile ilgili faaliyet gösteren dernekler mevcut. Ortak amaçları yerli yabancı tüm doğa tutkunlarına ülkemizi tanımak, ülkemizin doğal güzelliklerini göstermek olarak belirlenmiş. Bu amaç doğrultusunda Yeşilırmak’tan Karpaz’a kadar tüm ülkemizde onlarca yürüyüş parkuru var.
Bir tutku
Klasik tatil türlerinden sıkılan her kesimden yerli veya yabancılar hafta sonu, monoton yaşamının ağırlığından, zamanla yarışın yarattığı stresten sıkılan her yaş ve meslek grubundan insan, değişik organizasyonlarla soluğu doğa yürüyüşlerinde alıyorlar. Doğayla iç içe spor yapmanın keyfini alan modern insan için “doğa yürüyüşü” bu açıdan bakıldığında giderek bir tutkuya da dönüşüyor.
Stresten kaçıp kurtulmak için bire bir
Dünyada, Türkiye’de ve ülkemizde “Trekking” faaliyetleri, çoğunlukla Dağcılık spor kulüpleri tarafından veya dernekler aracılığıyla organize ediliyor. Modern dediğimiz aslında elektronik aletler arasında sıkışıp kalan insan yaşamının hızlı koşuşturması, insan kalabalıkları, trafik keşmekeşi, kirli hava, hayat pahalılığı, işsizlik, asgari ücret, maaş, pahalılık… gibi günlük yaşamı çekilmez kılan sorunlar, insanın, modern çağın hastalığı stresin pençesinden kaçıp kurtulmasını da zorlaştırıyor.
İşte tüm bunlardan kurtulmak isteyenler için doğa yürüyüşleri bulunmaz bir fırsat. Dağlarımızın olağanüstü güzelliği, bitki ve çiçek örtüsü, çıkılası zirveleri ve yaban hayatı doğa yürüyüşlerinin unutulmaz parçalarını oluşturuyor. Öyle anlar var ki, doğa yürüyüşleri esnasında bir günde dört mevsimi yaşayarak, doğayı daha iyi tanımak mümkün olabilmekte…
Dağlar, tepeler ovalar bizleri bekliyor
Dağlarda ve yürüyüş rotaları üzerindeki yeşilin her tonu, binlerce çeşit çiçek, nadide kelebekler, sevimli dağ keçileri… Endişelerden uzak ve doğayla iç içe olma fırsatı…Onca yolu yürümüş olmanıza rağmen, dönüş yolunda etrafınızda oturanların gözlerinin içinin güldüğünü, yanakların renklendiğini görebiliyorsanız,belkide dünyanın en ucuz sportif faaliyeti olan doğa yürüyüşlerinin ne kadar çok severek yapıldığınıda anlamış olursunuz.
İster tek başınıza, ister arkadaşlarınızla, isterseniz ailecek böyle bir faaliyetin içinde olmak, koca bir haftanın yorgunluğunu, ülkemizin güzel doğasıyla iç içe, saçlarınızı okşayan rüzgarla uğurlamak, gelecek bir hafta için, size yetecek oksijeni depolamış olarak evinize dönmek isterseniz ülkemizin dağı, tepesi, ovası bizleri bekliyor. Gidilmemiş yol, çıkılmamış dağ, ziyaret edilmemiş tepe kalmaması dileğiyle.



















Yorumlar kapalı.