“ÇİFTÇİNİN EMEĞİ ÇÖPE ATILAMAZ”… Tedavi için İngiltere’ye gitmek zorunda kaldığını, döndüğünde TÜK müdürünün kendisinden dilekçe yapmasını istediğini, 2 hafta sonraysa ürününü alamayacaklarını, tüccara vermesini söylediklerini anlatan Sermet Beyazhasan, “Çiftçinin emeği çöpe atılamaz. Yazıktır, günahtır. Bir yıllık emeğin, alın terimin bedeli olan 3 milyon TL tarlada atıl kaldı. Herkes elini vicdanına koysun. Üreticiye köstek değil, destek olunsun. Bizi üretimden koparmasınlar” dedi.
ARKUT: 20 BİN TONLUK TALEBİ UYGUN BULMADIK… TÜK Müdür Vekili Mehmet Arkut, çiftçiye eşit davrandıklarını ifade ederek, “Kurallar belli. Alımdan sonra başvuru kabul etmemiz mümkün değil. TÜK planlı hareket etti. Bu yıl 78 bin ton tahıl aldık. Tahılın 17 bin tonunu açığa depoladık. Üzerlerini sera naylonla örttük. Koruma altına aldık. Ödemelerinizi de planlayarak yaptık. Bütçenizi ona göre ayarladık. Çiftçimizin 20 bin tonluk talebini yönetim kurulunca değerlendirdik, talebi uygun bulmadık” dedi.
Sedef BOŞNAK
Alaniçi’nde oğluyla birlikte, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşarak geçimini sağlayan 63 yaşındaki Sermet Beyazhasan, Toprak Ürünleri Kurumu’nun (TÜK), ürettiği tonlarca arpayı, başvurmakta geç kaldığı gerekçesiyle almadığını söyledi. Beyazhasan, sağlık sorunları nedeniyle yurt dışına gittiğini, bu nedenle TÜK’e geç başvurduğunu belirterek, yetkililerden anlayış beklediğini kaydetti.
“Servetimiz çöpe gidiyor” diyerek ilgililerin insafsız davrandığını iddia eden Sermet Beyazhasan, ilgilileri göreve davet etti. Sermet Beyazhasan, “Çiftçinin emeği çöpe atılamaz. Yazıktır, günahtır. Bir yıllık emeğin, alın terimin bedeli olan 3 milyon TL tarlada atıl kaldı. Herkes elini vicdanına koysun. Üreticiye köstek değil, destek olunsun. Bizi üretimden koparmasınlar” dedi.
TÜK Müdür Vekili Mehmet Arkut ise, çiftçiye eşit davrandıklarını ifade ederek, “Kurallar belli. Alımdan sonra başvuru kabul etmemiz mümkün değil. Çiftçimizin 20 bin tonluk talebini yönetim kurulunca değerlendirdik, talebi uygun bulmadık” diye konuştu.
Beyazhasan: Sevincimiz kursağımızda kaldı
Yıllardır kuraklık yaşanan ülkede, çiftçinin yüzünün bu yıl güldüğüne dikkat çeken Sermet Beyazhasan, hikaye gerekçelerle ürününü almadıklarını savundu ve hükümet edenlere yardım çağrısı yaptı.
KIBRIS’ı arayarak sıkıntılarını anlatan Sermet Beyazhasan, şöyle konuştu:
“63 yaşındayım. 2 evladım, 3 torunum var. Oğlumla birlikte hayvancılık yaparak ailemizi geçindiriyoruz. Bu yıl hasat uzun sürdü. Çok şükür bereketli bir yıl geçirdik. Ancak, TÜK yönetim kurulunun insafsızlığı sevincimizi kursağımızda bıraktı. Ürünümü almak istemiyorlar. Çalmadığım kapı kalmadı. Alımlar 22 Ağustos’ta son buldu. Ben rahatsızlığım nedeniyle İngiltere’ye gitmek zorunda kaldım, 15 gün sonra geldiğimde, ürününü alamayız dediler.
TÜK Genel Müdürü Mehmet Arhun’u aradım bana, dilekçe yapmamı ve TÜK yönetim kurulunun durumu değerlendireceğini söyledi. Aradan 1 hafta geçti. Bu kez, Çiftçiler Birliği ve bakanlığa dilekçe yapmam istendi. Gerekenlerin tümünü yaptım, 2 hafta sonunda bana alım yapamayacaklarını, ürünümü tüccara vermemi söylediler. Geç kalsam da alıma engel değil, zaten tüm üreticinin ürünü ambar dışında muhafaza ediliyor.
Bölgede bir tek bizim ürünümüz alınmadı. Oğlumla beni büyük zarara uğrattılar. Kurumu idare edenler bize ürünümüze sahip çıkmadı. Tüm haykırışlarımıza ilgisiz kaldı. TÜK yönetim kurulu başkanı, bizzat bana, ‘ben burada oturduğum sürece ürünün alınmayacak. Ancak istifa edersem ürünün alınır’ dedi. Hiçbir üretici böyle bir muameleyi hak etmez. Ben biran evvel ürünümü TÜK’e teslim etmek istiyorum. Kış kapıda. Aksi halde, tarlada ıslanıp, çimlenecek, nemlenecek, kurtlanacak, çöp olacak.
Tüccara ver diyorlar. Tümünü alamazlar, alsalar da, maliyetin altında alacaklar. Bu durumda hem biz, hem devlet, hem de tarım sigortası zarara uğrayacak. Devletin vergiden kaybı olacak, tarım sigortasına gerekli yatırım yapılmayacak. Ben emeğimin karşılığını alamayacağım. Verimli yıllarda tarım sigortasına para yatmazsa ne zaman yatacak. Verimli yılda üretici ürettiğinin hakkını almazsa ne zaman alacak?
3 ay hasat, 2 ay ekim. 5 ay tarlada ter döktük. Döşek yüzü görmedik. Gece gündüz çabaladık, ürettik. Kimse sahip çıkmıyor! Tüccara satmaya kalksam, maliyetin altında alacak. Alsa da yeni yıla kadar bitiremem. Tahammülüm kalmadı. Çare bulun. Bizi bizim seçtiklerimiz idare etsin, seçtiklerimizin atadıkları değil. Alın terimizi bir çırpıda çöpe atmasınlar.”
Arkut: Ayrıcalık yok
TÜK Müdür Vekili Mehmet Arkut, kurumun tahıl alımının hangi tarihler arasında yapılacağını defa defa basın yoluyla çiftçiye duyurduğunu söyledi.
Bu yıl 78 bin ton tahıl aldıklarını açıklayan Arkut, çiftçiye eşit davrandıklarını ifade ederek, “Kurallar belli. Alımdan sonra başvuru kabul etmemiz mümkün değil” dedi. Arkut, 17 Haziran’dan 23 Ağustos’a kadar alım yapıldığını vurgulayarak, Alaniçi’ndeki çiftçinin TÜK’e eylül ayında başvurduğunu anlattı.
Arkut, şöyle dedi:
“TÜK planlı hareket etti. Alım tarihlerini, fiyatlarını belirledi. Kurallar dışına çıkana müsamaha göstermedi. Bu yıl 78 bin ton tahıl aldık. Tahılın 17 bin tonunu açığa depoladık. Üzerlerini sera naylonla örttük. Koruma altına aldık. Ödemelerinizi de planlayarak yaptık. Bütçenizi ona göre ayarladık. Çiftçimizin 20 bin tonluk talebini yönetim kurulunca değerlendirdik, talebi uygun bulmadık”.



















Yorumlar kapalı.