Semay Yücemöz

Çıkar ilişkileri psikolojisi ve davranışsal yansımalar





Çıkar ilişkileri psikolojisi, bireylerin sosyal ilişkilerde kendi çıkarlarını ön planda tutarak nasıl davrandıklarını, davranışların altında yatan psikolojik süreçleri, bireylerin çıkarları temelinde inceleyen bir alandır.
Çıkar ilişkileri psikolojisi; sosyal değişim teorisi, karşılıklı bağımlılık teorisi, sosyal karşılıklılık teorisi, güç ve kontrol teorisi ile birlikte irdelenen bir teoridir.
Sosyal değişim teorisi, bireylerin ilişkilerinde maliyet ve kazanç analizleri yaptığını öne sürer. Bu teoriye göre insanlar, sosyal ilişkilerinde elde ettikleri ödüllerle katlandıkları maliyetleri dengeleme eğilimindedirler. Ödüller maddi kazanç, duygusal destek veya statü olabilirken, maliyetler zaman, enerji veya duygusal stres olabilir. Kişilerin davranışlarının belirleyicisi, sosyal ilişkilerindeki maliyet ve kazanç beklentileridir.
Örneğin, çalıştığı kurumda müdür yardımcılığı görevi ile ilgili kendine hedef koyan personelin, sosyal ortamlarda ve iş dışı zamanlarda, müdürü ile daha fazla zaman geçirme eğilimi içerisine girmesi, personelin statü kazanma kapsamında sosyal değişim teorisi içerisinde açıklanabilen bir davranıştır.
Karşılıklı bağımlılık teorisi, bireylerin birbirine bağımlı olduğu ilişkilerde her iki tarafın da karşılıklı olarak birbirinin çıkarlarını gözettiğini ve ilişkilerin bu karşılıklı bağımlılık üzerine kurulu olduğunu vurgular. İlişkilerin kalitesi ve devamlılığı, tarafların birbirine sağladığı faydaların dengesine bağlıdır. Taraflardan birinin sağlamış olduğu faydanın sınırlanmasıyla beraber ilişki de kopma sürecine girer.
Örneğin, ayni firmada üretim ve pazarlama bölümlerinde çalışan personel, karşılıklı bağımlılık teorisi kapsamında birbirine bağımlıdırlar. Üretim bandında olanlar ürünlerin pazarlandığı ölçüde firmanın kar sağlayarak kendilerine de ekonomik yansıması olacağını bilerek, firmanın pazarlamacılarına değer verirken, firmanın pazarlama bölümü de pazarlanacak olan ürünü ortaya çıkartan çalışanların, işin devamlılığı için olmazsa olmaz olduklarının farkındadırlar.
Aile birlikteliklerinin birçoğu da karşılıklı bağımlılık teorisine örnektir. Evin düzeninin sağlanabilmesi adına,aile bireyleri evdeki görevleri ilgi, yetenek ve becerilerine göre bölüşmüşlerdir. Bu bağımlılık, sıkıntılı ilişkilerin sürdürülmesine de neden olabilmektedir.
Sosyal karşılıklılık ilkesi, bireylerin kendilerine yapılan iyiliklere veya kötülüklere karşılık verme eğiliminde olduğunu belirtir. Bu ilke, sosyal ilişkilerde denge ve adalet duygusunu korur.
Kültürümüzden bir örnek olarak, komşudan gelen ikram tabağının içerisine bir şeyler konularak komşuya iade edilme davranışı sosyal ilişkilerde karşılıklılık teorsi temelinde denge yaratmak amacı ile yapılan bir davranıştır.
Güç ve kontrol teorisinde ise ilişkilerinde güçlü olmak ve ilişkileri kontrol edebilir olmak önemlidir. Bireyler, sosyal ilişkilerinde kendi çıkarlarını maksimize etmek için güç ve kontrol stratejileri kullanabilir. Bu stratejiler, müzakere, ikna ve baskı gibi çeşitli yöntemleri de içerebilir. İlişkilerde esas olan güçlü olmak, gücünü hissettirmek ve ilişkilerini kontrolü altında tutmaktır.
Çıkar ilişkilerinde bireylerin bilişsel ve duygusal hazır bulunuşlukları önemlidir. Beklentiler, algılar, motivasyonlar ve duygular, bireylerin çıkar ilişkilerindeki davranışlarını ve kararlarını olumlu veya olumsuz olarak etkileyebilir.
Çıkar ilişkilerinin farkına varmak sosyal dinamikleri daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

Çıkar ilişkileri psikolojisi ve davranışsal yansımalar

Yorumlar kapalı.