Şu Rum Yönetimi hakikaten bir alemdir.
Bayılıyorlar olmayacak işlerle uğraşmaya.
Dalga geçilecek kadar abuk-sabuk işler yapıyorlar.
Kıbrıs Türk tarafının Türkiye tarafından da yüzde yüz oranında desteklenen masaya oturma koşullarına , yani Kıbrıs Türk Halkı’nın egemen eşitliğini kabul edeceklerine AB ve BM’yi devreye sokmaya çalışıyorlar.
İngiliz Yüksek Komiseri İrfan Sıddık , GKRY lideri Hristodulidis ile Rum Başkanlık Sarayı’nda gerçekleştirdiği ilk görüşmede, İngiliz hükümetinin, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlaması konusunda Nikos Hristodulidis’in girişimine tam destek verdiğini ifade etmiş.
Edebilir.
Üsler nedeniyle Rumlardan korktukları için öyle söylüyorlar ama gerçeği onlar da biliyorlar.
Çözüm istemedikleri için Rumların uzlaşmazlığını, hırslarını, hayallerini kullanıyorlar.
İngiliz resmen Rumlarla oynuyor.
Ne diyor Sıddık, Birleşik Krallık’ın bu hedef için somut bir girişim üstlenip üstlenmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine?
Aynen şöyle diyor: “Birleşik Krallık’ın tarafların istemediği bir şeyi dikte etmesi veya dayatması veya önermesi gerektiğine inanmıyorum.”
Yani, Türkiye ve Kıbrıs Türk Halkı bir şey istemezse ben yapamam diyor.
Almanya Dışişleri Bakan Yardımcısı KatiaCoyle “Almanya Federal Hükümeti, sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımıyor ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin topraklarının bu kısmının, uluslararası hukuka aykırı olarak işgal edildiğini düşünüyor” demiş.
Halt eylemiş.
Almanya’nın Türkiye’ye söz söyleme hakkı ve gücü mü var Allah aşkına?
Belli ki Almanlar kıytırık bir yetkili ile Rumları avutmaya çalışmışlar.
Asla mümkün değil…
Türkiye ile Almanya’nın ekonomik ilişkileri, üretimleri, tüketimleri o kadar iç içe girmiştir ki Almanya asla Kıbrıs Rumları yüzünden Türkiye’yi karşısına almaya yeltenemez…
GKRY lideri geçtiğimiz Çarşamba günü BM Genel Sekreterinin Yardımcısı RosemaryDiCarlo ile gerçekleştirdiği toplantıda net bir şekilde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile ortak bir görüşme yapma isteğinde ısrar etmiş ve Rum tarafının pozisyonunu şöyle özetlemiş:
* Türkiye’deki seçimler öncesinde, üstlenilecek girişimlerle zeminin ön hazırlığı yapılmalıymış.
* Siyasi eşitliğe dayalı, iki kesimli iki toplumlu federasyon için müzakereler Crans-Montana’da kalınan yerden yeniden başlamalıymış.
* Crans-Montana’da üretilen çalışmalar, Kıbrıs’taki iki toplumun özgür iradesinin bir ürünüymüş ve müzakerelerin kazanımları tam olarak değerlendirilmeliymiş.
*BM Genel Sekreteri Kıbrıs için yeni bir özel temsilcisi atamalıymış.
Niçin bunları istiyor efendi?
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam etmesi. Yapılacak bir Anayasal çalışma ile Kıbrıs Türkünün bu Devlet’e yama yapılması ve bunun adına federasyon denilmesi için.
Kıbrıs Türk Halkı’nın ayrı egemenliğini, tek egemenlik politikası ile ortadan kaldırmak , dolayısı ile Kıbrıs Türk Halkı’nı Devlet kuran bir Halk noktasından , azınlık bir toplum noktasına indirgemek için.
Güzelyurt, Maraş dahil KKTC topraklarının üçte birini yutmak için.
Sıfır asker, sıfır garanti için. Yeni Türkiye’yi Kıbrıs’tan atmak için..
Eeee…Var mı bunlara KKTC ‘de evet diyecek bir baba yiğit?…
Ersin Bey böyle bir sürece asla girmez.
Tufan Bey girer mi?
Sanmam…
Eğer CTP içindeki “ federasyon olsun da ne olursa olsun, Türkiye gitsin AB bize yeter” diyen azınlık galip gelmez, CTP’yi ele geçirmezse ben Tufan hocanın Hristoduludis’in isteklerine boyun eğeceğine ihtimal vermiyorum.
Türkiye’nin tavrı da net…
Türkiye, “ federasyon bitti , artık KKTC’nin tanınması ve dünyaya kabul ettirilmesi ile uğraşacağız” noktasında çok kararlı bir duruş sergiliyor.
Güney Kıbrıs’ta yayınlanan Kathimerini gazetesine göre TÜRKİYE , KKTC’Yİ TAYVANLAŞTIRMAK PEŞİDEDİR…
Gazeteye göre Nikos Hristodulidis’in, Avrupa Konseyi’nin güçlü bir siyasi yetkili atayarak, Kıbrıs sorununda inisiyatif alması talebine Türkiye, AB’nin almak zorunda olduğu tek inisiyatifin, 2004’te üstlendiği; KıbrıslıTürklerin izolasyonuna son vermek ve AB üye devletleri ile KKTC arasında doğrudan ticaretin başlaması olduğu cevabını verdi.
TEKRAR EDİYORUM; KIBRIS TÜRKLERİ OLARAK KIBRIS KONUSUNU İSTEDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZMEYE ÇOK YAKINIZ. YETER Kİ UBP, CTP, DP, YDP, TDP bir araya gelsin ve tek BİR SES olarak EGEMENLİĞİMİZİDEN , TÜRKİYE’DEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİMİZİ DÜNYAYA HAYKIRSIN…
HAYDİ GAYRET…
Haydi CTP’nin duyarlı , gerçekten barış, antlaşma isteyen kesimi..
Haydi…Haydi…





Yorumlar kapalı.