Olgun Beyoğlu

Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkileri





1) Sermayeye etkisi
   Enflasyon, işletmelerin sermayesini aşındırmakta bunun sonucu olarak da işletmenini sermayeye gereksinimi artmaktadır.
   Yabancı kaynaklar ile sermaye gereksiniminin karşılanması kaynak maliyetini artırmakta ve bu artış da işletmenin aktif yapısına yansımaktadır.
2) Kâra etkisi
   Enflasyon ortamında hesaplanan kâr, gerçek kârın çok üstünde olduğu için kurmaca kârlar ortaya çıkmaktadır.
   Kurmaca kâr rakamları, vergi ve kâr payı dağıtımı konularında etkisini hissettirmektedir.
3) Vergiye etkisi 
   Enflasyon ortamında işletmeler gerçek kârlar üzerinden değil kurmaca kârlar üzerinden vergilendirilecektir.
   Kurmaca kârlar üzerinden vergilendirme yapılması ise sermayeyi yıpratmaktadır.
4) Kâr dağıtımına etkisi
   Oluşan kurmaca kâr rakamları temel alındığında yapılacak kâr dağıtımı, gerçek kâra göre daha çok kâr dağıtılacağı anlamına gelmektedir.
   Bu da kâr dağıtımı için öz kaynakların kullanılması demek olacağından sermayenin yıpranması anlamına gelmektedir.
5) Kararlara etkisi
   Enflasyon ortamında kendisini gösteren risk ve belirsizlik, yatırım kararlarının akılcı olmasını engellemektedir.
   Bunun yanında öz kaynak bulma sorunları yatırımlarda işletmeleri yabancı kaynaklara yöneltmektedir.
   Kaynak bulmadaki güçlükler, yatırımın tamamlanmasını geciktirdiği gibi yatırımın maliyetini de arttırmaktadır.
   Gerçek kâr artışlarına dayanmayan yatırımlar için verilecek kararlar işletmeleri uzun süre etkisi altında tutabilmektedir.
   Kârların gerçek değerinden fazla olması ve elde edilmesindeki kolaylık, işletme yöneticilerini rahatlığa yöneltebilir ve gerçekçi kararlar vermesini engelleyebilir.
   Zamanında yapılmayan yatırımlar ise pazar kaybına neden olmaktadır.
6) Üretim kararlarına etkisi
   Enflasyon dönemlerinde görülen kâr rakamları içerisinde üretim maliyetlerini oluşturan girdi değerliğinin yüksekliği ve satış sırasında paranın satın alma gücündeki düşme sonucunda gerçek olmayan kârların ortaya çıktığı bir gerçektir.
   Satın alma ile satış sürecinin uzunluğu, yani dönüşüm hızının yavaşlığı farklı üretim hatlarında farklı şekilde kendini göstermektedir.
7) Stoklara etkisi
   Enflasyonun stoklar üzerindeki etkileri incelendiğinde artan fiyatlar maliyet bedeli üzerinden kayıtlara geçtiğinden stoklara yansımaktadır.
   Piyasa değerinin çok altında kalan stoklar bilançoda düşük değerler üzerinden gösterilmeye devam etmektedir.
   Stokların kullanım sıklığı, elde kalma süreleri diğer bir deyiş ile stokların devir hızı yanında stok değerleme yöntemleri de stokların enflasyondan etkilenme derecesini etkilemektedir.
   Stoklara yatırım yapmanın işletmeye kaynak maliyeti olarak yansıyacağı bilinmesi gereken bir gerçektir.
   Bu nedenle enflasyon ortamında stok politikaları bu belirleyici öğeler göz önünde tutularak şekillendirilmelidir.
8) Yıpranma payı (amortisman) giderlerine etkisi
   Gelir çizelgesindeki yıpranma payı giderleri, ilgili varlığın tarihi maliyetle değerlemesinden dolayı tarihi değerleri ile gösterilir.
   Yeniden değerleme uygulaması olsa bile, yeniden değerleme uygulamasındaki çeşitli kısıtlamalar nedeniyle tarihi değerleri tam olarak düzeltilemez.
   Bu bakımdan, yıpranma payı giderleri oldukça düşük düzeyde raporlanır.
9) Diğer etkiler
   Enflasyon üretim ortamında; verimlilik ve kalite üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.
   Bunun sonucunda üretim maliyetlerinde artış olmaktadır.
   Enflasyonun da etkisi ile izlenen yanlış üretim ve satış politikaları işletmenin gücünü olumsuz yönde etkilemektedir.
   Bütün bunların sonucunda mevcut ve potansiyel yatırımcılar başta olmak üzere, devlet, ortaklar ve yöneticilerin işletmeye yönelik kararları gerçek ölçütlere dayanmadan verilen kararlardan oluşmuş olmaktadır.  

Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkileri

Yorumlar kapalı.

Olgun Beyoğlu

Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkileri





   Yüksek enflasyonun geçerli olduğu ekonomilerde tarihi maliyet (historical cost) temeline dayalı muhasebe dizgesindeki mali çizelgeler; işletmelerin parasal durumunu ve faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun bir biçimde yansıtmamaktadır.
   Fiyat değişimlerinden meydana gelen bu olumsuz etkilerin giderilmesi ancak parasal çizelgelerin fiyat hareketlerine göre yeniden düzenlenmesi ile olasıdır.
   Bu düzenleme ise enflasyon muhasebesi uygulanmasını gerektirir.
   Enflasyon muhasebesi uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerimi bir sonraki yazımda anlatacağım.
  

Paranın satın alma gücündeki değişmeler

   Günümüzün en önemli ekonomik olaylarından birisi hiç kuşkusuz, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli dalgalanma, bir başka deyişle paranın satın alma gücündeki değişmelerdir.
   Ekonomide istikrar öncelikle fiyat istikrarı yani düşük enflasyon demektir.
   İstikrar paketlerinin de öncelikli hedefi enflasyonu düşürmektir.
   Olağan koşullarda tüketici enflasyonu (TÜFE) gelişmiş ekonomilerde yıllık yüzde 2, azgelişmişlerde ise yıllık yüzde 4’dür.
   Düşük enflasyon ülke ekonomisinin denge halinde olduğunu gösterir.
   Denge hali dış borç almadan devam ettiriliyorsa ülkenin ekonomisi yapısal olarak istikrarlıdır.
   Eğer denge sürekli dış borç alınarak sağlanıyorsa istikrar sürdürülemez.
   Tüketici fiyat endeksi incelendiği zaman ülkemizde şiddetli enflasyon yaşandığı ve enflasyonun süreğen olarak devam ettiğidir.
  

Enflasyonun ekonomi üzerindeki etkileri

   Enflasyon, ekonomik ve sosyal yaşamı derinden etkileyen bir olaydır.
   Enflasyon makro düzeyde;
   – Gelir dağılımını sabit gelirliler aleyhine bozmakta ve düşük gelir kümelerinin ödediği vergiler, tersine oranlı adaletsiz bir vergi olmaktadır.
   – Kurmaca fiyatlar kaynakların yanlış dağılımına ve kullanımına neden olmaktadır.
   – Geleceğin belirsizleşmesi uzun vadeli planlama yapmayı güçleştirmektedir.
   Mikro düzeyde ise, enflasyon işletmeleri olumsuz yönde etkilemektedir.
(Devam edecek)

Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkileri

Yorumlar kapalı.