Hasan Hastürer

“Taşınmaz Mal Komisyonu’nda adalet terazisi, kusursuz tartıyor”






Uluslararası geçerliliği olan koçana sahip olanların mülkiyetle ilgili hakları çözümlenmezse Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunsa da, sorun gerçek anlamda çözülmüş olmayacak. Mülkiyet haklarını aramada Kıbrıslı Rumlar daha aktif olduğu için, Kıbrıs’ta mülkiyet sorunu, Rumların Kuzey Kıbrıs’ta kalan mallarıyla ilgili bir sorun gibi algılanır. Tabii ki bu yanlıştır. Güneyde taşınmaz mal bırakıp, Kuzey’e gelenlerin de mülkiyetle ilgili sorunları var.

***

KKTC’de yasayla kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu, Kıbrıs’ta taşınmaz mallarla ilgili taleplerin, başvuruların değerlendirilebileceği tek, uluslararası meşru kurumsal yapıdır. Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanı Növber Ferit Vechi ile Taşınmaz Mal Komisyonu’nu konuştuk.

İşte sohbetimizin bütünü:

 

   Soru: Taşınmaz Mal Komisyonu, popüler bir kurumsal yapı olmasına rağmen bugünlere gelene kadar olan süreç yeterince bilinmiyor. Sizden dinleyebilir miyiz?

N. FERİT VEÇHİ: Sizlerin de malumları olduğu üzere Loizidou kararından sonra yüzlerce Kıbrıslı Rum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) mülkiyet başvurusunda bulunmuş, Avrupa Konseyi (AK), AİHM gündeminde olan Rum mülkiyet başvurularının yığılmasından dolayı bir çare aramak durumunda kalmıştı. AİHM, mülkiyet meselesinde kendisinden önce başvurulacak bir iç-hukuk merci olması halinde meselenin boyut değiştireceğinin sinyalini vermişti.

Bizim açımızdan da bu iç-hukuk mekanizmasının istenen standartlara uyması halinde KKTC’nin iç-hukuku resmen tanınacak ve bundan sonra mülkiyetle ilgili davalar önce KKTC’de görülecek, halledilemediği takdirde Mahkemeye başvurulacaktı. AİHM’nin bu kararı, KKTC açısından yeni bir sürecin başlangıcı olarak sayılmıştır.

 

   Soru: Bu süreç Mal Tazim Komisyonu’nun kurulmasıyla mı ivme kazandı?

N. FERİT VEÇHİ: Bu çerçevede 49/2003 sayılı Yasa tahtında Mal Tazmin Komisyonu kurulmuştur. Xenides-Arestis başvurusu Türkiye ve KKTC açısından, yeni kurulan, Mal Tazmin Komisyonu’nun iç hukuk yolu sayılabilmesi için yapılan çalışmalarının değerlendirildiği ilk karardır.

Ancak Xenides-Arestis davasında beklenilen sonuç gerçekleşmemiştir. Bu davada AİHM, Mal Tazmin Komisyonu’nun görev ve yetkilerini incelemiş ve eksikliklerini dile getirmiş, bunların tamamlanması halinde iç hukuk yolu olabileceğini belirtmiştir.

Şöyle ki, AİHM’nin yapmış olduğu tespitlerden ilki, Mal Tazmin Yasası’nın menkul mallara ve manevi tazminata yönelik düzenlenmemiş olmasıdır. İkincisi ise, Komisyon’un kişilere sunduğu zarar giderme yöntemleri arasında taşınmaz malların iadesi durumunun düzenlenmemiş olması.. Son olarak AİHM, Komisyon’un üyelerinin bağımsızlığına değinerek, üyelerin bir bölümünün yabancı olmasının güven açısından önemine vurgu yapmıştır.

 

   Soru: Sonra neler yaşadın?

N. FERİT VEÇHİ: Daha sonra AİHM kararı çerçevesinde, 2005 yılında 67/2005 sayılı Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi Yasası, KKTC Meclisinden geçirilmiş ve Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) kurulmuştur.

 

   Soru: UBP’nin itiraz ettiği

N. FERİT VEÇHİ: Evet. 67/2005 sayılı Yasa’nın çeşitli hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla dönemin Ana Muhalefet partisi olan Ulusal Birlik Partisi (UBP), iptal talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu..

Ancak KKTC Anayasa Mahkemesi söz konusu yasayı Anayasaya aykırı bulmamış, 67/2005 sayılı Yasa’yı uluslararası hukuka uygun yorumlayıp, neticesinde, bu başvuruyu reddetmiştir. TMK 67 /2005 sayılı Yasası kapsamına giren taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde hak iddiasında bulunanların haklarının ispatı için gerekli usul ve koşulları ve bu kişilerin mallarının iadesine, takasa ve alacakları tazminata ilişkin esasları, KKTC mevzuatına göre mülkiyet hakkına ya da kullanım hakkına sahip olanların haklarını da koruyarak ve Kıbrıs Sorununa bulunacak kapsamlı bir çözümün Kıbrıs Türk Halkına sağlayacağı haklara halel getirmeyecek bir biçimde faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

   Soru: TMK ne zaman resmen AİHM’de iç hukuk yolu olarak kabul edildi?

N. FERİT VEÇHİ: 67/2005 sayılı Yasa tahtında oluşturulan TMK 1 Mart 2010 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demopoulos ve Diğerleri davasının kararı ile Kıbrıslı Rumların kuzeyde bırakmış olduğu mallarıyla ilgili mülkiyet taleplerinde etkili iç hukuk yolu olduğu kabul edilmiştir.

Bu gelişmeyi takiben mülkiyetle ilgili Türkiye aleyhine olan birçok Kıbrıslı Rum başvurusu AİHM nezdinde reddedilmiş, AİHS 35. Maddesi uyarınca etkin iç hukuk yolu olarak kabul edilmiş olan TMK’ya yönlendirilmiştir.

 

   Soru: Rum liderliği, bunu kolay kabul etti?

N. FERİT VEÇHİ: Rum siyasi liderliği, Rum mülk sahiplerinin, başvurularının kabul görmesi ve sonuçlandırılmasını istiyor mu? Gayet açıktır ki, istemiyor. Ancak Kuzey’de malı bulunan Rumlar bir an önce, takas, tazminat ya da iade ile amaçlarına ulaşmak istiyor.

TMK çatası altında Demopoulos kararının ardından TMK’nın etkinliğini sorgulama gayesiyle AİHM’e yapılan Meleagrou, Loiziou, Joannou başvurularında TMK’nın etkin olduğu vurgulanmış ve bu başvurular AİHM tarafından kabul edilemez bulunmuştur. Dolayısıyla 2006 yılından beri TMK’nın kurulması ve etkin bir iç hukuk yolu olarak gerekli şartları yerine getirmesiyle günümüzde AİHM’ne gitmeden önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak önem kazanmıştır. AİHM kararları ve icrası bakımından Kıbrıs’taki iç hukuk yolu olan TMK’nın varlığı Türkiye için de önemlidir.

 

   Soru: Bu kadar yüksek sorumluluk taşıyan komisyonun üye yapısı nasıldır?

N. FERİT VEÇHİ: TMK’da 5 Türk üyeye ilaveten, 2 yabancı üye görev yapmaktadır. Yabancı üyemiz Daniel Tarschys, Stockholm Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Yönetimi bölümünde onursal profesör olarak görev yapmaktadır. Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği, İsveç’te Devlet Bakanlığı, İsveç Parlamentosu’nda Milletvekilliği ile Parlamentodaki Sosyal İşler ve Dışişleri Daimi Komiteleri Başkanlığı ve Uluslararası Siyasi Bilimler Derneği (IPSA) Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütmüştür. Ayrıca İsveç Bankası Tercentenary Vakfı Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Christina Kruger ise, Strazburg’da üç kez Baro Başkanlığı yapmış AİHM konularında uzman hukukçudur.

 

   Soru: Peki, TMK’da süreç nasıl başlar, ilerler ve sonuçlanır? TMK tek başına mıdır?

N. FERİT VEÇHİ: TMK sürecinin uzunluğu gerek Başvuranın gerekse Davalı Bakanlık’ın sorumluluklarını yerine getirmesine bağlıdır. Şöyle ki Başvuruya ilişkin görüşün 4 dayandırıldığı Tapu ve Kadastro Dairesi tarafından araştırma raporunun tanzim edilmesi, Başvuranın başvurusunu ispat edebilmesi için ibraz edeceği ek belgeleri dosyalaması, Başvurunun neticelenme süresini etkilemektedir. Her mekanizmada olduğu gibi TMK’da da sorunlar olabilir. Ancak TMK tüm paydaşlarıyla birlikte, çözüm odaklı, aktif, adil, hızlı şekilde çalışmaktadır.

Bu çerçevede Av. Özkul Özyiğit’in başkanlığında K.T. Barolar Birliği Taşınmaz Mal Komitesi oluşturulması da memnuniyet vericidir.

 

   Soru: Başvuru dosyalarına bakış açınızın zemini nedir?

N. FERİT VEÇHİ: TMK’nın önündeki her dosya kendine özeldir ve ona göre değerlendirilir. Her mülkün kendi değeri olduğundan, genelleme yapılarak değer biçilmesi mümkün değildir. Başvurulardaki mülkler sadece toprak değil, ev, arsa, otel, fabrika, apartman vs hatta taşınır malları kapsayabilir.

Diğer yandan şunu da söylemem gerekir ki TMK önündeki başvurular ele alınmakta ve davalı ve başvuran, iki tarafın da mutabakatı ile dostane çözümle neticelenmektedir. Eğer ki davalı ile başvuran aralarında anlaşamamışsa o zaman TMK önünde duruşmaya gidilir. Biz önümüze gelen dosyayı inceleyip, şahitleri dinleyerek bir karar verme yoluna gideriz. Bu süreçte de mahkemedeki usulü uygularız.

Bir anlamda TMK quasi-judical (yarı yargısal) yetkisine sahip bir kurumdur.

 

   Soru: Özellikle, değerlendirmeyi az daha açar mısınız?

N. FERİT VEÇHİ: Mülklerin değerlendirilmesi Tapu Dairesi tarafından raiç değerler baz alınarak yapılır ve dosyayı tamamlamak üzere tarafımıza ulaştırılır. Bu değerler çerçevesinde davalı taraf bir teklif yapar başvuran/davacı da bu teklifi kabul eder veya etmez, duruşmaya başvurur. TMK kararı da, tarafları tatmin etmezse, o zaman taraflardan biri TMK kararını Yüksek İdare Mahkemesi’ne götürür. YİM kararından da tatmin olmama söz konusuysa, iç hukuk sonuçlanmış olacağından AİHM’ne gidebilir.

 

   Soru: Kararlarınız, kulaktan kulağa da konuşuluyor. Bundan rahatsızlık duyuyor musunuz?

N. FERİT VEÇHİ: Bu güne kadar TMK’nın almış olduğu kararlar AİHM tarafından da kabul görmüştür. Bizler bundan kurumumuz adına mutluyuz. TMK’da adalet terazisi, kusursuz tartıyor. TMK konusunda etrafta müthiş bir bilgi kirliliği olduğunu görüyorum elbette. Bizler buradayız. Eğer ki bilgi istenirse, vermeye hazırız.

 

   Soru: TMK’yı rakamlarla özetleyin, desem, neler aktarırsanız?

N. FERİT VEÇHİ: 29 Ocak 2024 itibariyle, Komisyona toplam 7,482 adet başvuru yapılmış ve bunlardan 1,502 tanesi sonuçlandırılmıştır.

Komisyon, şu ana kadar başvuranlara 422 milyon 109 bin 211.- Sterlin tazminata karar verilmiştir. Ayrıca, 5 başvuru için iade, 2 başvuru için takas ve tazminat, 8 başvuru için de iade ve tazminat kararı verilmiştir. Bir başvuru için çözümden sonra iade ve bir başvuruda da kısmi iade doğrultusunda karar verilmiştir. 10 başvuru da 13/2008 sayılı Yasa kapsamında, kirasında bulunan malın Rum sahibini bulmak suretiyle TMK vasıtasıyla anlaşıp satın alma şeklinde tamamlanmıştır.

67/2005 sayılı Yasa’nın 18. Maddesi çerçevesinde ödeme işlemleri Komisyon’dan bağımsız olarak, ödenecek olan tazminat miktarları ve diğer giderler için Maliye İşleriyle Görevli Bakanlık, her bütçe yılı için Bütçe Yasasında ayrı bir kalem ihdas ederek ödemelerin bu kalemden yapılmasını sağlar. Kısacası, ödemelerden sorumlu merci Maliye Bakanlığıdır. Bu bağlamda Maliye Bakanlığı’ndan almış olduğumuz bilgiye göre 2023 ve 2024 yıllarında 32 tane başvurunun 12 milyon 189 bin 670- Sterlin ödeme işlemleri tamamlanmıştır.

 

   Soru: Kapalı Maraş’tan başvuru var mı?

N. FERİT VEÇHİ: Kapalı Maraş Bölgesiyle ilgili halihazırda TMK’ya 506 başvuru yapılmış olup, bu başvurular bakımından süreç ve araştırma devam etmektedir.

 

   Soru: Adettir, sohbetin sonunda eklemek istediğiniz var mı? Sorusu sorulur. Ben de soruyorum.

N. FERİT VEÇHİ: TMK, Yasal Kimliğini KKTC Meclisinin yaptığı yasadan almıştır. KKTC’nin uluslararası tanınmış bir kurumsal yapısıdır. Ancak başvuranları düşündüğünüz zaman bizler Uluslararası bir yargı organı gibiyiz. Bize başvuru yapan Kıbrıslı Rumlar ne kadar adil davrandığımızı görüp, takdirlerini seslendirmektedir. Kıbrıs’ta mülkiyet sorununun çözümüne giden yol Taşınmaz Mal Komisyonu’ndan geçer. Çalışmalarımızın daha da hızlanarak devam edecektir.

“Taşınmaz Mal Komisyonu’nda adalet terazisi, kusursuz tartıyor”

Yorumlar kapalı.