Hasan Hastürer

Kıbrıs sorunu, kaç kelimeyle konuşuluyor?






BRÜKSEL- Brüksel’e kaçıncı gelişimdir? Bilmem.

Kaç kez geldiysem tümünde de Kıbrıs Sorunuyla bağlantısı var.

   Kendimi bildim bileli, Kıbrıs sorunu vardır.

   Kendimi bildim bileli, Kıbrıs sorunu kalıplaşmış kelimelerle konuşulur.

   Solda da sağda da Kıbrıs sorunuyla ilgili konuşulurken, kelime sayısı sınırlıdır.

   Sağ taraftan konuşanlar, geçmişin acı yaşanmışlıklarını öne çıkararak konuşur.

   Sol taraftan konuşanlar, geçmişe çok atıfta bulunmadan geleceği konuşmayı tercih eder.

   Konuşulanları dinlemeye başlarım… İlk sözler dinlememin devam edip etmeyeceğini belirler.

   Yazıya başlık olarak, ‘YORGUN KIBRIS SORUNU’ yazmayı düşündüm. Fazla düşünmeden vazgeçtim.

   Çok az kelimeyle konuşulmasını, Kıbrıs sorununa çözüm arayışı içinde olanların yorgunluklarına bağlarım. Ya da çözüm yolunda yaratıcılıklarının sonlanmasına.

***

Brüksel’e AKEL tarafından bugün düzenlenecek ‘KIBRISLI TÜRKLER VE AB – KIBRIS’IN YENİDEN BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN PERSPEKTİFLER’ başlığıyla düzenlenecek paneli izlemek için geldim.

Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlardan davetliler var.

Bugünkü panelin en önemli konuşmacısı AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu…

   Bütün Rum siyasi partileri Kıbrıs sorununa paralel yaklaşım içindedir, yaklaşımı yaygın olsa da, AKEL’in sağ partilere göre Kıbrıs sorununa Kıbrıslı Türkleri de düşünen bir yaklaşım içinde olduğuna inanırım.

Bu inancımın beslenmesi için AKEL’in Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun ağzından, alışılmış kalıpların dışında ne söyleyeceğini, dinlemek için Brüksel’deyim.

   Anastasiadis sonrası Başkanlığa seçilen Hristodulidis’in müzakerelere kalındığı yerden devam etme istemini, laftan öte bir anlam olarak algılamam.

   Hristodulidis, bu kafada devam ederse, Rumların geleneksel beklentilerinin uzağında, mevcut durumun kalıcılaşmasına imza atmadan imza atacağını herkes görecek.

   Bir gün heykeli dikilirse, Rumların tükürmesi için dikilecek.

***

Pazartesi öğle saatlerinde geldiğimiz Brüksel’de doğal olarak Kıbrıs’ı Kıbrıs sorununu konuşuyoruz.

   Politikaların, alışılmış kalıpların içine sıkışması, birey olarak pek çok arkadaşı çok yönlü sorgulama noktasına getirdi.

   Sağduyu ile yaklaşan herkes, amaç değişmese de pozitif gelişme için ancak yeni açılımlarla, yeni girişimlerin olabileceğine inanıyor.

***

Dün akşam geniş katılımlı yemekte AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, kısa bir konuşma yaptı.

   Terminoloji Kıbrıs sorununda ortak noktada buluşmaya ne kadar yakın ya da ne kadar uzak olunduğunu anlamaya yeter hatta artar.

   Samimiyetle ifade edeyim, AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun Kıbrıs sorununun çözüme ulaşmasını samimiyetle istediğine inanırım.

   Ancak, yaşayabilir bir çözüm ancak tarafların, sahiplenmesiyle mümkündür.

   Tarafların tek yanlı istedikleri, karşı tarafça müzakereye bile değer bulunmadığı sürece, sorunla bağlantılı değer taşımaz.

   Bunu sadece Türk tarafı için düşünmemek gerekir. Rum tarafının müzakere ya da çözüm modeli için önerilerinin, konuşulmaya değer olması gerekir.

***

   Belirsizlik, her türlü olumsuz gelişmeye de açıktır.

   Kıbrıs sorununda, önce tarafların kabulü, sonra uluslararası camia tarafından onayı olmadığı sürece mevcut durumun, kime ne kazandırıp, ne kaybettireceği belli değildir.

   Kıbrıs’ın yakın tarihine bir göz atıldığı zaman ne demek istediğim çok daha kolay anlaşılır.

Kıbrıs sorunu, kaç kelimeyle konuşuluyor?

Yorumlar kapalı.