Hasan Hastürer

Her koşul altında EVET fazla çıkardı…





   2004 Annan Planı Referandumunda Kıbrıslı Türklerin % 65 EVET demesini, Ankara’da yeni hükümet olan AKP’nin desteğine bağlamak en yalın tanımlamayla Kuzey Kıbrıs’ta sandığa yansıyan iradeye saygısızlıktır.

   Bir başka çok büyük saygısızlık EVET demenin doğru olduğuna inananların ve aktif çalışanların, birilerinin adamı olduğu ya da maddi çıkar elde ederek EVET yönünde çalışma yaptığı iddialarıdır. Fikir fukarası olanların bu tür yaklaşımları bir yerde ACİZLİK GÖSTERGESİDİR.

   O zaman en ön safta EVET için çaba harcayan, yazı yazan BRT’de her gün “HASTÜRER’LE 52 dakika” isimli programı yapan kişi olarak, maddi kazanç için bunu yaptığımı söylemeye kalkanlar, maddi çıkar elde ettiğimi kanıtlasın, anında gazeteciliğe nokta koyarım.

   20 yıl önce referandumda her koşul altında EVET fazla çıkardı.

***

Annan Planı referandumunun 20. yıldönümü nedeniyle, 2004’ten çok önce, 2001 hatta öncesinden yazdığım yazılarımı taradım.

İlk fırsatta kitaplaştırmaya karar verdim.

***

   Referandumda Kıbrıslı Türklerin, kendi kaderini belirleme hakkı yönünde ayrı sandıklarda, Kıbrıs tarihinde ilk kez oy kullanmasının ne manaya geldiğini ya görmediler, ya da görmezlikten geldiler.

   Referandum Yasasını Rauf Denktaş, imzalamaktan kaçındı. Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşmaya gittiğinde, 15 Nisan 2004’te dönemin Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu tarafından Cumhurbaşkanı vekili sıfatıyla imzalandı.

   O zaman bu durum, “Bir Denktaş engeli daha aşılmış oldu” şeklinde değerlendirilmiş, Ekenoğlu, “İstedim ve imzaladım” dedikten sonra şunları söylemişti: “Yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından da oybirliği ile uygun bulundu. Dolayısıyla ben kendimi Anayasa Mahkemesinin üzerinde görmüyorum. Orası en üst kurumumuz.”

                                                             ***

KKTC’de EVET yönünde, önüne geçilemeyecek bir rüzgar eserken 15 Nisan 2004’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşan Rahmetli Rauf Denktaş, Kıbrıslı Türklerin HAYIR demesinin yararlarını anlatmıştı bir anlamda… İşte Denktaş’ın o konuşmasının özü yansıtan bölümü:

   “ …Hayır sonucunu aldıktan sonra, KKTC’nin uluslararası camia tarafından tanınması ve içinde bulunduğumuz izolasyondan çıkılması için anavatan Türkiye ile birlikte yoğun çabalar sarf etmemiz gerekecektir. Böylelikle Avrupa Birliği’nin yapmış olduğu büyük yanlıştan dönmesine olanak sağlayabilecek bir temas sürecinin kapılarını açmış olacağız… İnanıyoruz ki, Annan Planı’nın gündemden düşmesi ile Avrupa Birliği bizim tanınma çabalarımıza paralel olarak KKTC ile temas olanaklarını arayacaktır. Bu arada KKTC’ye uygulanmakta olan ambargoların kaldırılmasının gündeme gelmesi de kaçınılmaz olacaktır.
Hayır sonucunu aldıktan sonra aziz anavatanımızdan koparılmaya razı olmamış Kıbrıs Türkleri olarak huzur ve mutluluk içerisinde Avrupa Birliği uyum çalışmalarımızı yoğunlaştıracak ve uluslararası camianın saygın bir üyesi olarak kabul edilmek için gayretlerimizi artıracağız. Ancak bu surette Kıbrıs’taki güney komşularımızı bizimle adil ve kalıcı bir çözüme zorlayabileceğimizi düşünüyoruz.”

                                                           ***

   Aradan 20 yıl geçti. HAYIRCILARIN lideri de olan Rauf Denktaş’ın öngörülerinden kaçı gerçek oldu?

   SÖYLENİLENLER, HAYAT BULDUĞU ORANDA DEĞERLİDİR.

   Politikalar, yol haritasıdır da…

   Bazıları “Allah bizi acıdı da, Rumlar hayır dedi” der.

   Rumlar HAYIR, dedi, kaybetmedi.

   Bir yere kadar doğrudur.

   Esas acı olan, EVET diyerek dış dünyadan sempati toplayan Kıbrıslı Türkler, istikrarlı bir politika izlenemediği için EVET’ten yeterince yararlanamadı.

   Ancak, net olan EVET DİYEREK HİÇ BİR ŞEY KAYBETMEDİĞİMİZDİR.

Her koşul altında EVET fazla çıkardı…

Yorumlar kapalı.