Hasan Hastürer

Eroğlu, siyasal yaşamımızın yaşayan tarihidir…





Derviş Eroğlu’nu siyasete adım atmadan önce, Mağusa Türk Gücü başkanıyken tanımaya başladım.

Siyasete adım attığı günleri, Eğitim Bakanlığındaki ilk yıllarını anımsarım.

1976 sonrası CTP’nin yanına UBP, TKP eklenmişti.

Ancak Öğretmenler Sendikası, muhalefetin en etkili partisi gibiydi.

Daha önce dinlemiştim.

Eroğlu, 1976 seçimlerinde UBP’den Mağusa Milletvekili seçilmiş ardında Eğitim Bakanı olmuştu. Sonrasında Salamis Bay Hotel’de o zamanki unvanıyla KTFD Başkanı Rauf Denktaş, bakanlar kuruluna yemek vermiş.

Rauf Denktaş’ın hemen yanında eşi, rahmetli Aydın Denktaş oturuyormuş.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikasının yönetimi ve üyeleri, Rauf Denktaş’ı ve UBP’yi rahatsız etmişti.

Daha yemeğin başında Aydın Hanım, ‘Hani O Derviş’ dedikten sonra yüzüne bakarak, ‘Siyaset yapan bu öğretmenleri sür’ demiş.

Meral Eroğlu, eşi Derviş Eroğlu’nun vereceği yanıtı, hem heyecan hem de kaygıyla beklenmiş. Derviş Eroğlu’nun yanıtı, Meral Hanımı çok mutlu etmişti.

Ne demişti Derviş Eroğlu?

‘Kuzey Kıbrıs’ın her yeri bizim hizmet alanımız. Sürgün yeri değil. Suç varsa yasal olarak yapılması gereken yapılır.’

Meral Hanım mutlu olmasına olmuştu ama o akşam Rauf Denktaş’la Derviş Eroğlu’nun arasında ilk mesafe açılması yaşanmıştı.

***

Derviş Eroğlu, 1983 Aralık ayında, Rauf Denktaş’ın yönlendirmesiyle değil, UBP’nin iç dinamizmiyle UBP Genel Başkanı seçildi.

Önceden Denktaş’ın Başbakan olarak işaret ettiği UBP’nin de Başkanı olurdu.

Eroğlu, UBP Genel Başkanı olarak Başbakanlık koltuğuna yerleşti.

UBP’deki bu değişim hazmedilemediği için dokuzlar hareketiyle UBP’den ayrılanlar Demokrat Parti’yi kurdu.

1993 sonunda genel seçimde UBP birinci parti olmasına rağmen Rauf Denktaş, ikinci sıradaki Demokrat Parti’ye hükümeti kurma görevini verdi. DP – CTP Koalisyonu kuruldu.

Demokrat Parti’nin kuruluşu ve DP – CTP Koalisyonu, UBP ya da Eroğlu ile Rauf Denktaş’ın yollarını ayırdı.

Bir müddet sonra Denktaş, Eroğlu’na ‘Sen kurduğum partiyle, aramı açtın’ dedi.

***

1995’te Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda, Rauf Denktaş yüzde 40.40, Derviş Eroğlu ise yüzde 24.14 oy aldı.

Rauf Denktaş, ilk kez ikinci tura kalarak seçildi.

2000’de de Rauf Denktaş ve Derviş Eroğlu ikinci tura kaldı. Eroğlu, adaylıktan çekildi. Denktaş, ikinci turda seçildi.

Bunlar Rauf Denktaş’ın liderlik erozyonuydu. Cumhurbaşkanı seçilmiş ancak bir anlamda liderliğini kaybetmişti. Sorumlusu da Eroğlu’ydu.

***

Dün, Bayramın birinci günüydü.

Öğleden sonra Derviş Eroğlu ve eşi Meral Eroğlu’na yine bayram ziyareti yaptım.

Sohbetimizin son bölümüne kızları, Resmiye Eroğlu Canaltay da katıldı.

Eroğlu ile sohbetimiz her zaman eksiksiz bir samimiyetle gerçekleşir.

Asla, ‘Laf aramızda’ ya da ‘Yazılmamak üzere’ diye bir ifade kullanılmaz.

Dünkü sohbetimizde 1974 sonrası siyaset yaşamımızda yaşanan pek çok önemli gelişmenin perde gerisini konuştuk.

***

Pek çok siyasetçi, aktif siyasetten koptuğu andan başlayarak, neredeyse ‘değersiz’ bir varlığa dönüştü. Düşünceleri hiç merak edilmez. Geçmişten gelen saygı görmezler. Bırakın toplum genelini, partilileri bile onları bayram günlerinde bile anımsamaz.

Halbuki Derviş Eroğlu, UBP’nin yaşayan lideri olarak saygı ve sevgi görüyor. Sohbetimiz süresince telefonu aralıksız arandı.

Arayıp bayramını kutlayanlar çok geniş bir yelpazedendi.

HP Genel Başkanı Kudret Özersay da, Türkiye’den Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da…

Süleyman Demirel’in hayatta olduğu sürece her bayram ve özel günde Derviş Eroğlu’nu sabahın erken saatlerinde mutlaka aradığını da dünkü sohbette öğrendim.

Dünkü sohbetin içeriğinden, çok sayıda makale değil, kocaman, çok sayfalı bir kitabı çok rahat yazarım.

… Eroğlu, siyasal yaşamımızın yaşayan tarihidir…

Eroğlu, siyasal yaşamımızın yaşayan tarihidir…

Yorumlar kapalı.