Halkımız umutlarıyla oynayanlardan çok çekti. Son beş yıldır muhalefet partileri ve yöneticileri defalarca bıkmadan usanmadan bitmiş tükenmiş sonlanmış federasyon modeli konusunda umut balonları şişirdiler ve her defasında bu yalan balonları her defasında patladı. Patladı patlamasına ama bu kişiler bıkmadan usanmadan federasyon modeli konusunda yalan balonları şişirerek halkımızın umutlarıyla utanmadan sıkılmadan oynamaya devam ediyorlar!
Bakınız Kıbrıs müzakere tarihi bilindiği üzere, 3 Haziran 1968’den 7 Temmuz 2017 tarihine kadar olan yaklaşık 50 yıllık süre zarfında, BM iyi niyet misyonu çerçevesinde, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları federal bir çözüm kurulabilmesine yönelik her ayrıntıyı müzakere ederek defalarca konuşmuş ve süreç Rum tarafının değişmeyen katı ve uzlaşmaz tavırları neticesinde Crans Montana’da sonlanarak federasyon defteri kapanmıştır.
Amerika Birleşik Devletleri’nin 2012-2015 yılları arasında görev yapan eski Lefkoşa Büyükelçisi John Koenig, kısa bir süre önce Kıbrıs sorununa ilişkin yaptığı değerlendirmede, Anastasiadis’in çözüm masasında verdiği sözleri tutmadığını, “Yanıltıcı vaatlerde bulunduğunu ve hiçbirini yerine getirme niyeti olmadığını” belirterek Rum liderliğinin çözüm sürecine zarar verdiğini, Kıbrıs Rum lideri Nikos Anastasiadis’in “sahtekar ve palavracı” olduğunu ifade etmiştir.
Kıbrıs konusuna federal zeminde bir çözüm bulunamayacağı anlaşılarak ortadan kalktığı bir dönemde, 2020’de KKTC Cumhurbaşkanlığı’na aday olan Sayın Ersin Tatar, ‘egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü’ temelinde ‘iki devletin iş birliğine dayalı yeni uzlaşı vizyonunu’ ortaya koymuştur.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu Kıbrıs müzakere tarihinde son derece önemli bir milat olmuş ve Kıbrıs konusunda kritik bir paradigma değişikliği yaşanmıştır…
Kıbrıs Türk halkının yarıdan fazlası 2020 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü’ temelinde ‘iki devletin iş birliğine dayalı yeni uzlaşı vizyonuna’ destek vererek Sayın Ersin Tatar’ı KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı seçmiştir.
Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Nisan 2021’de BM Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres’in gözetiminde Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının yanı sıra, Garantör ülkeler, Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanları’nın katılımıyla Cenevre’de gerçekleşen 5 + BM toplantısında egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletin iş birliğine dayalı uzlaşı vizyonunu tüm taraflara sunarak kayda geçirmiştir.
Ersin Tatar’ın 5 + BM toplantısında Kıbrıs Türk Halkı’nın müktesep haklarının tescili anlamına gelen iki devletli çözüm vizyonu yazılı şekilde katılımcı taraflara sunulmak suretiyle uluslararası platformda resmiyet kazanmıştır.
Kıbrıs konusu bilindiği üzere Rumların egemen eşit ortağı olan Kıbrıs Türkleri ile adayı birlikte yönetme mutabakatını terk etmeleri, 1960’da kurulan ortaklık devletini silah zoru ve şiddet kullanarak gasp etmeleri ve Kıbrıs Türklerini silah zoru, terör ve şiddetle ortaklık devletinden dışlamaları neticesinde meydana gelmiştir.
BM Güvenlik Konseyi, 4 Mart 1964 günü siyasi bir karara imza atarak 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen eşit ortağı olan Kıbrıs Türklerini silah zoru ile kendi devletinden dışlayan elleri kanlı Rumları muhatap alıp 186 sayılı kararı üretmişlerdir. İşte Rumlar bu karara dayanarak silah zoru ile gasp ettikleri 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rum yönetimine dönüştürmüşlerdir.
Kıbrıs müzakere tarihi boyunca 1968’den itibaren BM iyi niyet misyonu çerçevesinde Türk ve Rum tarafları Kıbrıs konusunun çözümüne yönelik her ayrıntıyı müzakere ederek defalarca konuşmuştur.1977’den buyana federasyon temelinde sürdürülen resmi müzakereler Crans Montana’da 7 Temmuz 2017 tarihinde Rum tarafının değişmeyen katı ve uzlaşmaz tavırları neticesinde çökerek sonlanmıştır.
KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş, Kıbrıs müzakere tarihi boyunca 36 yılda Rum liderlerinden, Glafkos Klerides, Makarios, Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu ve Tasos Papadopulos ile Kıbrıs konusuna federasyon temelde çözüm bulabilmek için müzakere görüşmelerinde bulunmuştur.
KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum liderlerinden, Papadopulos ve Dimitris Hristofyas ile KKTC’nin 3. Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, Rum liderlerinden D. Hristofyas ve Nikos Anastasiadis ile KKTC 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da Rum lider N. Anastasiadis’le müzakere etmiştir.
Kıbrıs müzakere tarihi boyunca 1968’den itibaren BM iyi niyet misyonu çerçevesinde Türk ve Rum tarafları Kıbrıs konusunun çözümüne yönelik her ayrıntıyı müzakere ederek defalarca konuşmuştur.1977’den buyana federasyon temelinde sürdürülen resmi müzakereler Crans Montana’da 7 Temmuz 2017 tarihinde Rum tarafının değişmeyen katı ve uzlaşmaz tavırları neticesinde çökerek sonlanmıştır.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlerinden U Thant(1961-1971), Kurt Waldheim(1972-1981), Perez de Cuellar (1982-1991), Butros Gali(1992-1996), Kofi Annan(1997-2006), Ban Ki-moon(2007-2016) ve son olarak da 2017’den buyana görevde olan Antonio Guterres, Kıbrıs konusunun çözülmesine yönelik çalışmalarda bulunmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlerinden Perez de Cuellar, döneminde29 Mart 1986’da “Taslak Çerçeve Anlaşması”, Butros Ghali döneminde Ghali Fikirler Dizisi (1992) ve Kofi Annan döneminde de Annan Planı(Kapsamlı Çerçeve Anlaşması – 2004 ) Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmiş buna karşın Rum tarafınca reddedilmiştir.
Sonrasında ise BM Genel Sekreterlerinden Ban Ki-moon ile Antonio Guterres dönemlerinde(2008 – 2017 yılları arası) devam eden müzakere süreçleri neticesinde 2017 yılının Temmuz ayında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde gerçekleşen Kıbrıs Konferansı da yine Rum tarafının katı ve uzlaşmaz tavırları neticesinde çökerek sonlanmıştır.
Görüldüğü üzere Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs Müzakere Tarihi boyunca gündeme gelen onlarca öneriyi, taslağı ve çözüm planını 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni gasp ederek Rum yönetimine dönüştürmüş olmasının verdiği rahatlıkla her defasında katı ve uzlaşmaz tavırlar sergilemek suretiyle reddetmiştir.
Kıbrıs konusuna federasyon temelinde bir anlaşmaya varılamayacağı defalarca denenmiş ve her defasında başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu konuda hatırlanacağı üzere Rum Yönetimi Eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis, Kıbrıs sorununu çözmek için yapılan 15 öneriyi de reddettiklerini açıklamıştır…
Kıbrıs konusunun çözümüne dair müzakereler Haziran 1968’de Beyrut’ta başlamış. Kıbrıs Müzakere tarihi boyunca birçok lider, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, diplomat ve uluslararası temsilci Kıbrıs müzakerelerinde gündeme gelen çeşitli öneri, taslak, plan ve önerileri kapsamında konuşulmayan, değinilmeyen, denenmeyen, detay ve yöntem neredeyse kalmamıştır.
Halkımıza sahte umut balonları şişirerek iki devletli çözüm vizyonuna karşı federasyon tezini savunanların Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a karşı savaş açtıkları görülmektedir. Peki, söz konusu kesimler iki devletli çözüm vizyonuna Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti Hükümeti’nin, TBMM’nin iktidar ve muhalefetinin tam destek verdiğini bilmiyorlar mı? Bal gibi de biliyorlar! Peki, söz konusu kesimler iki devletli çözüm vizyonuna karşı durup federasyon tezini savunarak yani Türkiye Cumhuriyeti ile açıktan değil de örtülü olarak çatışarak neyi hedefliyorlar? Cesurca görüşlerini söyleyemeyip parmağının arkasına saklanan ve Türkiye Cumhuriyeti ile örtülü olarak çatışanlar acaba kime ve neye güveniyorlar? Ve bu yolla ne elde etmeyi amaçlıyorlar?





Yorumlar kapalı.