Gökhan Güler

Dijital dünya düzeni- 2





Bugün ki yazımda geçmişte de birçok kez değindiğim, günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler ve geleceğe ne kadar hazır olunduğu ile ilgilidir…
Şu an sahip olduğumuz teknolojik imkânları acaba 25-30 yıl önce kim hayal edebilirdi? İnsanlar günümüzde oturduğu yerden sayısız hizmeti artık internet üzerinden satın alabilmekte, oturduğu yerden para kazanmakta, pek çok kişiyle eş zamanlı olarak hem yazılı hem de görüntülü iletişime geçebilmektedir.
Çağımız teknoloji, bilgisayar programcılığı, yazılım ve buna bağlı teknolojik gelişmeler ve icatlar çağıdır. Dünyada yaşanan değişim ve dönüşümleri takip etmekte zorlanmaya başladık.
Geçtiğimiz 10-15 yılda teknolojinin, bilgisayarların, arabaların ve telefonların ne şekilde değişim yaşadığını hep birlikte görerek yaşadık. Gelecek 15-20 yılda acaba bizleri ne gibi yeni gelişmeler bekliyor?
Önümüzdeki 10 yıl içerisinde robotların niteliksiz işgücünün %50’sinin yerine geçeceği, hatta birçok yönetici pozisyonda bulunan beyaz yakalıyı işsiz bırakacağı, bunun da çok ciddi sosyal sonuçlara neden olacağı iddia edilmektedir.
Tüm çalışanları robotlar olan karanlık fabrika olarak nitelendirilen iş yerlerinin sayılarının önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde artacağı ileri sürülmektedir.   İnsan gibi düşünebilen ve davranabilen, akıllı sistemler yapay zekâlar artık devrede. Giyilebilen bilgisayarlar başta sağlık, askeri vb. birçok alan olmak üzerek kullanılmaya başlandı.
***
Bakınız devletler bir bakıma kayıt birliği demektir. Her devletin kendine göre kapalı devre kayıt birlikleri vardır. Önümüzdeki süreçte devletlerin gerekli tedbirleri almamaları durumunda Blockchain sisteminin, olumsuz etkileri ortaya çıkmaya başlayacaktır.
Devletle vatandaşlar arasındaki en önemli bağlardan bir tanesi de paradır. Kağıt paraların piyasalardan çekilerek yerini Blockchain sistemi üzerinden kripto paraların alması ile birlikte vatandaşların devletleri ile olan bağlarının zayıflatılma tehlikesi gündeme gelecektir.
Yine devletle vatandaşlar arasındaki en önemli bağlardan diğer bir tanesi de kimliktir. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak yüz tanımlama sistemleri ile kimliklerin de süreç içerisinde önemini kaybedeceği iddia ediliyor. Blockchain’e kaydolan birinin süreç içerisinde kimliğe de ihtiyacının kalmayacağı bu anlamda ifade edilmektedir.
Blockchain, tüm dünyaya açık bir teknolojik bilgi hizmeti sunmaya başladığından dolayı kişiler bireysel olarak evlenme, tapu, kimlik ve banka kayıtlarını bu sisteme kayıt ettirerek tüm dünyada geçerli hale getirmeye yönlendirilmektedir.
Bu konudaki önemli öngörülerden biri de birçok devletin süreç içerisinde seçimleri Blockchain platformu üzerinden yapacağıdır. Blockchain bir nevi dünyanın onay mercii, noteri olarak kabul görmeye başlamıştır!
Blockchain, vatandaşları devletlerinden kopartıp kendi kurduğu sisteme entegre ederek devletleri etkisizleştirme ve küresel bir konsensüs sağlama projesi olarak da nitelendirilmektedir.
21. Yüzyılın Dijital Dünyasının kurgucuları çocuk ile aile, devlet ile vatandaş, insan ile toprak, insan ile ruhu arasındaki bağı kopartıp, zihinlere yeni bir format atarak yeni kavramlarla dünyayı/evreni düzenleyebilme/ tasarlayabilme peşindedirler.
Bu noktada bize düzen en büyük görev, Blockchain teknolojisine av olmayıp, bizim Blockchain teknolojisini kendi sahip olduğumuz öz değerler çerçevesinde nasıl kullanabileceğimizi bulup ortaya çıkartmak olmalıdır.
****
Teknolojik gelişmeler hayatımızı çok önemli ölçüde etkileyerek çok ciddi değişim ve dönüşümler yaşamamıza neden olmaktadır. Bu bağlamda teknolojiyi üreten akıl, hayatımızın gelecekte ne şekilde değişeceğini de yıllar öncesinden planlamaktadır!
O yüzden yerli ve milli yazılımlara büyük önem vermeliyiz. Mevcut dışarıdan gelen teknoloji ve yazılımlar konusunda son derece dikkatli olmalı ve bu bağlamda bizi kendi istedikleri yönde şekillendirmek ya da kendi istedikleri biçimde tasarımlamak isteyenlere av olmamalıyız!
Geleceği yakalamak isteyen devletler hiç zaman kaybetmeden yüksek katma değerli ürünleri yerli ve milli olarak geliştirerek üretmeye yönelik girişimleri hedeflemelidir.   Geleceği yakalamak isteyen devletlerin mutlaka gerek mevcut sahada bulunan neslini, gerekse gelecek nesillerini göz önünde bulundurarak teknoloji, bilgisayar programları ve yazılımlar konusunda kendilerini geliştirmeye yönelik plan ve programları geliştirerek uygulamaya sokmalıdır. Bu bağlamda özellikle milli teknolojik bilgisayar program ve yazılımlarına büyük önem verilmedir.
Yerli ve milli olmayan tüm teknolojiler iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Yeni teknoloji ve yazılımları üretenlerin perde gerisindeki esas gayelerini zamanında, doğru biçimde kavrayamazsak ileride çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz!
Sonuç itibarı ile şunu iyi idrak etmeliyiz ki günümüzdeki mesleklerin birçoğu önümüzdeki süreçte geçerliliğini yitirecek. Gelecekte hem de çok yakın bir gelecekte çağımızın yeni meslekleri öne çıkmaya başlayacaktır. Burada en önemli mesele bugünden gelecekte neler olabileceğini ön görerek kendimizi buna hazırlamamız gerektiğidir. Geleceğe gerek bireysel gerekse millet olarak ne kadar hazırlıklıyız? Esas can alıcı nokta budur…

GÖKHAN GÜLER

[email protected]

Dijital dünya düzeni- 2

Yorumlar kapalı.