Gökhan Güler

Demokrasi kültürü bozulursa…





Çinli Filozof Konfüçyüs (M.Ö. 551 – M.Ö. 479), binlerce yıl önce; bir toplumun dili/kültürü bozulursa aile bozulur, aile bozulursa, ahlak bozulur, ahlak bozulursa hukuk ve siyaset bozulur, hukuk ve siyaset bozulursa, Devlet çöker, ülke yıkılır ve yok olur! demiştir…
Her millettin/toplumun dil, inanç, duygu, yaşantı, örf, gelenek, görenek, sanat, sosyal yaşam ve değerler bütününden meydana getirdiği kendine özgü bir kültürü vardır.
Her toplumun, bir de sahip olduğu kültürün alt sistemi olarak nitelendirilen siyasi tutum, düşünce ve davranışları neticesinde oluşturduğu siyasal kültürü vardır. Siyasal kültür de yıllar içerisinde o toplumun ve siyasi temsilcilerinin demokrasi, anayasa, yasalar, tüzükler vb. değerler bağlamında ortaya çıkmaktadır.
Bu kapsamda Kıbrıs Türk Halkının da sahip olduğu kültürü ile onun alt sistemi olarak siyasi kültürü,  demokrasi geleneği, uzlaşmacı yapısı, medenî/ahlâkî davranışları, nezaket/görgü kuralları ve geleneksel hoşgörü anlayışı onlarca/yüzlerce yıl içerisinde ortaya çıkmıştır. Kültürümüze, değerlerimize ve siyasi kültürümüze en iyi şekilde sahip çıkmalıyız. Hangi gerekçeyle olursa olsun yıpratılarak aşındırılmasına müsaade etmemeliyiz…
Seçimleri kazanan her milletvekili, Meclis kürsüsünden KKTC Anayasası’nda yer alan; “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma; halkımın refah ve mutluluğu için çalışacağıma; her yurttaşın insan haklarından ve temel hak ve özgürlüklerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya bağlılıktan ayrılmayacağıma; namusum ve şerefim üzerine ant içerim.” milletvekili yemini eder.
Siyasi kültür kapsamında halkımızın milletvekillerinden beklentisi milletvekili yemininde yer alan, metine bağlı olmalarını bekler…
Ülkemizde siyasi kültür kapsamında Anayasa, yasalar, tüzükler, demokrasi geleneği, uzlaşmacı yapı, medenî/ahlâkî davranışlar, nezaket/görgü kuralları ve geleneksel hoşgörü büyük önem taşımaktadır.
Ülkemizdeki düzen açısından Anayasa, yasalar, tüzükler, bağımsız yargı vb. önem arz etmektedir. Milletvekillerinin Meclisteki çalışmaları açısından ise Anayasa, ilgili yasalar ve ‘Meclis İçtüzüğü’ ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde yürütmektedir.
Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü, tüm milletvekilleri için Meclis çalışmalarının ne şekilde başlayacağını, ne şekilde biteceğini, ne zaman açık, ne zaman hangi usulde kapalı oturum yapabileceği vb. kuralları yazmaktadır.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi İç Tüzüğü’nün 60’ıncı maddesinin 2. fıkrası uyarınca Cumhuriyetçi Türk Partisi grubundan bazı milletvekillerinin istemi üzerine Cumhuriyet Meclisi’ne giderek 5 saati aşkın bir süre ‘kapalı oturumda’ Milletvekillerini Kıbrıs konusunda gelinen son aşama hakkında bilgilendirmiştir.
Meclisteki olağanüstü birleşim kapalı olarak gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü 77. Madde (2)’ye göre;Önemli nedenlerden dolayı Başbakan, Hükümet adına bir Bakan, Siyasal Parti grubu veya en az yedi milletvekili, kapalı oturum yapılmasını gerekçeli bir yazıyla isterse, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu kapalı oturum yapılmasına karar verebilir.
Nitekim bugüne kadar (istisnai durum yok diye biliyorum) Kıbrıs konusunda Milletvekillerini bilgilendirmesi amacıyla Meclis’e davet edilen Cumhurbaşkanları kapalı oturumlarda konuşma yapmıştır. Hatta bazı Cumhurbaşkanlarının soru cevap kısmına dahi kalmadığı ifade edilmiştir.
Bakınız, Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü 77. Madde (6)’da; KAPALI OTURUM SIRASINDAKİ GÖRÜŞMELER HAKKINDA GİZLİ OTURUMDA BULUNANLAR VE BULUNMA HAKKINA SAHİP OLANLAR TARAFINDAN HİÇBİR AÇIKLAMA YAPILAMAZ. BUNLAR, DEVLET SIRRI OLARAK SAKLANIR. denmektedir!
Ancak, buna karşın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha Cumhuriyet Meclisi’ndeki kapalı olarak gerçekleştirilen olağanüstü birleşim devam ederken Meclis Salonundan çıkan bazı milletvekillerinin sosyal medya ve basına yönelik açıklamaları söz konusu olmuştur. Sonrasındaki süreçte ise muhalefet milletvekillerinin kapalı oturumun içeriğine ilişkin açıklamaları ardı ardına devam etmektedir!
Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü 77. Madde (6)’da çok açık ve net bir şekilde, Kapalı oturum sırasındaki görüşmeler hakkında gizli oturumda bulunanların hiçbir açıklama yapamayacakları ve bunların Devlet sırrı olarak saklanacağı ifade edilmektedir. Görüldüğü üzere Kapalı Oturuma dair yapılan açıklamalar Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü 77. Madde (6)’ya aykırıdır!
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamasında, Cumhuriyetçi Türk Partisi grubuna bağlı bazı milletvekillerinin istemi üzerine düzenlenen toplantının bilgilenmek için değil popülizm yapılmak için istendiğinin ortaya konduğunu belirtmiş. Mecliste kapalı oturumda daha konuşmamı yaparken sosyal medya paylaşımlarında bulunan bazı muhalefet milletvekillerinin niyetlerini ve tahammülsüzlüklerini ortaya koyduklarını ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuya ilişkin olarak, bunlar bizim demokrasi geleneğimize yakışmayan ve geleneksel hoşgörü anlayışımızdan uzak davranışlardır demek suretiyle de tepkisini ortaya koymuştur…
Sonuç olarak; yukarıda da belirttiğim üzere kültürümüze, değerlerimize ve siyasi kültürümüze kararlılıkla sahip çıkmalıyız. Hangi gerekçeyle olursa olsun siyasi geleneklerimizin ve geleneksel hoşgörü anlayışımızın yıpratılarak aşındırılmasına müsaade etmemeliyiz…
Kıbrıs konusuna gelince Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında ortak bir zemin olmadığı aşikârdır. Kişisel Temsilci Angela Holguin de bu gerçeği bizzat görerek tespit etmiştir! Öyle anlaşılıyor ki federasyon görüşmelerinin sonlanmış olması, yerine iki devletli çözüm modelinin müzakere masasında olması ve Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü teyit edilmesine yönelik aktif şekilde mücadele edilmesi anlaşılan birilerini oldukça rahatsız etmektedir!

Demokrasi kültürü bozulursa…

Yorumlar kapalı.